Alphonse Etienne Dinet Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

22

Alphonse Etienne Dinet, (1861-1929) İslâmiyet’i kabul eden Fransız ressam ve yazarı.

28 Mart 1861’de Paris’te doğdu. Aca-demie Julian’da ressam Bouguereau ve Robert-Fleury’nin yanında yetişti. Kısa bir süre de Ecole Nationale des Beaux-Aıts’a devam etti. İlk olarak 1882’de Fransız ressamların sergisinde bir res­mi yer aldı. 1883 yılı sergisine de yine bir resimle katıldıktan sonra 1884’teki sergide bir resmi ona dış ülkelere git­me bursu kazandırdı. Daha önce kısa bir seyahati sırasında gördüğü Cezayir’i be­ğenmiş ve bu yolculuk onun İslâm ülke­leri ve medeniyetine bağlanmasına yol açmıştır. 1885’ten itibaren her yılın ya­nsını Kuzey Afrika’da yerli halkın arasın­da geçirmeye başladı; sonunda 1907de Cezayir’in Bûseâde şehrine yerleşti.

1885’ten itibaren Cezayirliler”in hayat­larını, tiplerini, giyimlerini yakından ta­nımaya çalıştı ve burada seçtiği konula­rı resim halinde ortaya koydu. 1885’te yaptığı “Les terrasses de Laghouat” ad­lı tablosu bunun ilk örneklerinden biri olup günümüzde Luxembourg Müzesi’ndedir. “Vue de M’sila” (Pan Müzesi) ve “Charmeurs de serpents” (Sydney Müzesi) tabloları da Dinet’nin ilk eserlerindendir.

Dinet bir taraftan ressam olarak çalı­şırken bir taraftan da müslümanların arasına girerek İslâmiyet’i anlamaya gay­ret gösteriyordu. 1889 yılında bir karga­şa sırasında hayatını tehlikeye atarak kendisine yardımcı olan Cezayirli Süley­man b. İbrahim, Dinefnin samimi bir dostu olmuş ve birbirlerinden ayrılmaz iki arkadaş halinde yıllarca beraberlikleri­ni hem Cezayir hem de Paris’te sürdür­müşlerdir. Bu dostluk ve İslâm medeniyetiyle devamlı temas halinde oluşu Dinet’yi Hıristiyanlık’tan yavaş yavaş uzak­laştırdı, sonunda 1913’te gizlice müslüman oldu. 1927de de bu kararını Ce­zayir’de resmen ilân etti ve Nâsırüddin adını aldı. 1929’da dostu Süleyman b. İbrahim ile hacca gitti, dönüşünden kı­sa bir süre sonra 24 Aralık 1929’da Pa­ris’te öldü. Cenaze namazı, yapılışında emeğinin bulunduğu Paris Camii’nde 28 Aralık’ta Fransız ve müslüman ileri ge­len pek çok kişinin, hatta bazı İslâm dev­letleri temsilcilerinin katılmasıyla kılın­dıktan sonra naaşı Bûseâde’ye götürü­lerek sağlığında yaptırdığı mezara def­nedildi. İçinde yaşadığı evi dostu Süleyman b. İbrahim tarafından müze haline getirilmiştir.

Cezayir halkını ve ülkesini çok iyi ta­nıyan Nâsırüddin Dinet, konularını Doğu’dan seçen ressamların (orientaliste) en başarılılarından biridir. Genellikle eser­lerinde genç Arap kızlarını, oyun oyna­yan çocukları, kahvehane ve insan top­luluklarını, köleleri, sihirbaz ve hokka­bazları tasvir eder. Dinet bu resimleriyle Cezayir’deki yaşayışı ve rastladığı in­san tiplerini çok canlı ve gerçeğe uygun bir biçimde fırçasıyla aksettirmiştir. An­cak müslüman bir sanatkâr olması se­bebiyle Dinefnin resimleri Batı müzele­rinde pek iltifat görmemiş, depolarda muhafaza edilmiştir. Zengin amatörler­den de pek azı onun eserleriyle ilgilen­miştir.