Alexandre Bennigsen Kimdir, Hayatı, Eserleri

0
35

Alexandre Bennigsen, (1913-1988) Şarkiyatçı ve Türkolog.

St Petersburg’da (Leningrad) Baltık asıllı bir Alman ailesinden dünyaya gel­di. Rus çarının atlı muhafız birliğinde al­bay olan babası, 1917 Ekiminde Bolşevikler’in iktidarı ele geçirmeleriyle pat­lak veren iç savaşın ikinci yılında karısı ile oğlu Alexandre’ı İstanbul’a getirip yer­leştirdi ve kendisi tekrar birliğine dön­dü. Ancak Kızıllar’in galibiyeti üzerine o da İstanbul’a geldi. Bir süre sonra 1922′-de aile büyüklerinin bulunduğu, o dö­nemde henüz bağımsız olan Estonya’nın başşehri Tallin’e göç ettiler ve iki yıl bu­rada kaldıktan sonra 1924’te Paris’e gi­derek oraya yerleştiler.

1930’lu yıllarda Ecole des Hautes Commerciales’ı bitiren Bennigsen, subaylık mesleğinin dışında Moğol dili ve edebi­yatı ile ilgilenen babasının tesiri altın­da kalarak muhasebeci veya iş adamı olmak yerine Doğu dilleri üzerine çalış­maya karar verdi ve Ecole des Langues Orientales’a kaydoldu. Bundan sonra da babasının asıl mesleğine dönüp Saumur’daki Fransız süvari okuluna girdi ve II. Dünya Savaşı’nda Almanlar’a karşı genç bir teğmen olarak mücadeleye katıldı. Fransa’nın mağlûbiyeti üzerine yer altı teşkilâtına kaydoldu ve burada yüzbaşı rütbesiyle Fransa’nın kurtuluşuna ka­dar Almanlar’a karşı verilen mücadele­de tehlikeli görevler üstlendi.

1940’ta evlenen Bennigsen’in bu evli­likten dört çocuğu oldu. Bunlardan ba­ba mesleğini seçen Marie (Broxup), bu­gün merkezi Londra’da bulunan Society for Central Asian Studies’in başkanı­dır ve bir hayli Önemli neşriyatı yönet­mektedir. Diğer bir kızı Fanny (Bryan) ise Amerika Birleşik Devletleri” nde Illi­nois Üniversitesi’nde çalışmalarını sür­dürmektedir.

Bennigsen Fransa’nın kurtuluşundan sonra Presidence du Conseil’in Rusça dokümanlar servisinde çalışmaya başla­dı. Burada iken Sovyetler Birliği’ndeki Türkçe neşriyat ilgisini çekti ve Türk topluluklarını incelemeye başladı. Akade­mik çalışmalarının dikkat çekmesi üze­rine 1950’lerde Ecoie des Hautes Etu-des en Sciences Sociales’in Arap Olma­yan Müslümanların Tarihi Kürsüsü baş­kanlığına getirildi. Bu görevi emekli ol­duğu 1983’e kadar sürdürdü. Bennig-sen’in burada çalışmaya başladığı yıllarda diğer bir değerli araştırmacı olan Chan-tal Lemercier-Quelquajay da kürsüye ka­tılmıştı. Bu İki ilim adamının iş birliği so­nucunda Rusya Türkleri’yle ilgili, önemi­ni hiçbir zaman kaybetmeyecek kaynak mahiyetinde eserler ortaya çıktı.

Bennigsen 1960’larda İstanbul arşiv ve kütüphanelerinde araştırmalar yaptı. 1969-1982 yılları arasında Rochester, Columbia. Indiana ve Chicago üniversi­telerinde Orta Asya ile ilgili dersler ver­di. 1984 yılı, onun çocukluğunun üç yılı­nı geçirdiği ve ikinci vatanı olarak kabul ettiği Türkiye’ye kavuşma döneminin başlangıcını teşkil eder. 1984 yılının son­baharında Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nde dersler verdi. Daha sonraki yıllar­da da birkaç defa Türkiye’yi ve bilhassa İstanbul’u ziyaret eden Bennigsen, Eylül 1986’da Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafın­dan düzenlenen Dünyada Türklük Araş­tırmaları ve Türkiye adlı milletlerarası sempozyuma “Türklük Araştırmaları Ni­çin Mühimdir?” adlı bir tebliğle katıldı.

Alexandre Bennigsen 3 Haziran 1988′-de yetmiş beş yaşında iken Paris’te öl­dü. Hayatının yarısını Orta Asya Türklü­ğü üzerindeki çalışmalara vermiş ve onun çalışmaları sayesinde Orta Asya Türklü­ğü Batı âleminde gündemde kalmış, çe­şitli ülkelerde bu saha ile ilgili kürsü ve enstitüler kurulmuştur. Yazdığı pek çok makale ve kitap Orta Asya Türklüğü’nün bugününe ve geleceğine ışık tutmak­tadır.