William Henry –  William Lawrence Bragg kimdir?

30

William Henry –  William Lawrence Bragg kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi: İngiliz fizik bilginleri. Kristal yapı çözümlemesinde X ışınlarından ya­rarlanarak, katılarda atom yapısı in­celemelerinin ve çağdaş katı hal fiziği­nin öncüsü olmuşlardır. ‘William Henry Bragg 2 Temmuz 1862’de, Cumberland bölgesindeki Westward’ın Wigton kasabasın­da doğdu. 1885’te Cambridge Üniversitesi’ne bağlı Trinity College’da matematik öğrenimini tamamla­dıktan sonra, Avustralya’daki Adelaide Üniversitesi’nde matematik ve fizik profesörü oldu. Avustral­ya’da geçirdiği yirmi üç yıl boyunca yalnız üniversite­deki başarılı dersleriyle değil, bilim çevrelerindeki etkinliğiyle de tanındı: ve 1903’te Australasian Association for the Advancement of Science’ta astronomi, matematik ve fizik bölümünün başkanlığına getirildi. Leeds Üniversitesi’nin çağrısını kabul ederek 1909’da ülkesine döndü ve aynı üniversitenin Cavendish kürsüsünde fizik profesörlüğünü üstlendi. 1915’te Londra’daki University College’a geçtiyse de, I. Dünya Savaşı nedeniyle hemen ertesi yıl öğretim görevinden alınıp Hawkcraio’deki Deniz Kuvvetleri Deneme İstasyonunda denizaltıların yerini saptama teknikleri geliştiren bir araştırma grubunun başına getirildi. Savaş sonrası University College’daki göre­vine dönen Bragg 1923’te Royal Institution’ın baş­kanlığına seçildi; 1935-1940 arası da, 1907’den beri üyesi olduğu Londra’daki Royal Society’nin başkan­lığını yürüttü. 12 Mart 1942’de Londra’da öldü.

1916’da Royal Socıctv’mn Rumtord madalyasıyla ödüllendirilen, 1920’de “Sir” unvanı alan W. H. Bragg, 1915 Nobel Fizik Ödülü’nü de oğlu W. L. Bragg ile bölüşmüştü. Nobel tarihinde, aynı yılın ödülünü paylaşan ilk ve tek baba-oğul Bragg’ lerdir.

William Lawrence Bragg 31 Mart 1890’da, baba­sının öğretim göreviyle bulunduğu Avustralya’nın Adelaide kentinde doğdu. Adelaide Üniversitesinden matematik diplomasını aldıktan sonra 19C9’da ailesiy­le birlikte İngiltere’ye, döndü. Cambridge Üniversi­tesindeki Trinity College’da Fizik ve kimya öğreni­mim sürdürürken, babasının da yardımıyla X ışınları­nın kristallerde kırınmasını incelemeye başladı ve 1914’te aynı okulda öğretim görevlisi oldu. Ancak, hem deneysel araştırmaları, hem de üniversitedeki görevi I. Dünya Savaşı nedeniyle kesintiye uğramıştı. 1915’ten 1919’a değin Fransa ve Belçika’da, İngiliz ordusunun teknik danışmanı olarak düşman topçula­rının yerini top sesleriyle saptama teknikleri üzerinde çalışan fizikçi, kristalbilime katkıları nedeniyle 1915 Nobel Fizik Ödülü’nü babasıyla bölüştüğünde henüz 25 yaşındaydı. 1919-1937 arasında Manchester Üni­versitesi’nde fizik profesörü, 1938-1953 arası Cambridge Üniversitesi’nde Cavendish deneysel fizik profe­sörü, 1954’te de Royal Institution’ın başkam olan W. L. Bragg, 1921’de Royal Society üyeliğine seçildi, 1941’de “Sir” unvanı aldı ve 1965’te emekliye ayrıla­rak 1 Temmuz 1971’de Ipswich’te öldü.

William Henry Bragg, Adelaide Üniversitesin­deki ilk on sekiz yılında özgün bilimsel araştırmalar­dan çok öğretim görevine ağırlık vermiş ve gerek üniversitedeki fizik derslerinde, gerek konferansların­da konuyu çok anlaşılır biçimde sunma özelliği ve renkli anlatımıyla iyi bir konuşmacı olarak tanınmıştı. Üstelik Cambridge Üniversitesi’nde yalnızca mate­matik okuyan Bragg, üniversitedeki son yılında J.J. Thomson’ın derslerini izleyerek ilgi duyduğu fizik konusunda daha çok kendi kendini yetiştirmişti.

Bragg’in araştırmacılık dönemi, 1903’te Australian Association for the Advancement of Science’ın başkanlığına seçilmesiyle başlar. Bu kuruluş adına, gazların iyonlaşma kuramındaki yeni gelişmeleri ko­nu alan bir konferans için hazırlanırken, a (alfa), /} (beta) ve y (gamma) ışınlarının yayımını ve soğurulmasını incelemiş, bu incelemesiyle Rutherford tarafından Royal Society üyeliğine önerilecek ve Leeds Üniversitesinden- profesörlük çağrısı alacak kadar büyük yankı uyandırmıştı. 1907’de gene bir konferans nedeniyle ilgisini bu kez X ve a ışınlarına yönelten Bragg, yıllarca bu ışınların parçacık yapısın- p da olduğunu savundu; yüksüz olmalarının nedenini de yapılarındaki, artı yüklü bir a parçacığı ile eksi yüklü bir elektrondan oluşan nötürleşmiş parçacık çiftlerinin varlığına bağladı. Bragg’in parçacık savına karşılık bu ışınların ışık gibi elektromanyetik dalga yapısında olduğunu öne süren fizikçilerle, özellikle Barkla ile aralarındaki ateşli tartışmalar 1912 yılının sonlarına değin sürdü. O tarihte Alman fizikçi Max von Laue, X ışınlarının kristallerden geçerken kırını­ma uğradığım açıklamış, önce Barkla’nın polarma deneyi, ardından bu kırınma olayı X ışınlarının parçacık varsayımını temelden sarsmıştı. 1912 yazın­da babasıyla birlikte Laue’nin bu yeni çalışmasını inceleyen William Lawrence Bragg, Cambridge’e döndüğünde dalga varsayımını sınamak için uzun deneylere girişti. Sonunda, X ışınlarının dalgaboyu ile kristal atomları arasındaki uzaklık bilindiğinde, ışınla­rın maksimum kırınıma uğradığı geliş açısını veren “Bragg bağıntısı’nı buldu. Artık X ışınlarının kısa elektromanyetik dalgalar olduğundan hiç kuşkuları kalmamıştı; laboratuvar araştırmaları için gerekli tüm araç ve gereci öteden beri hep kendisi tasarlayan William Henry Bragg, ertesi yıl X ışınlarının dalgaboyunu ölçmek için bu ışınları bir iyonlaşma odasından geçirerek, bugünkü kırınım-ölçerlerin (difraktometre) ilk örneği olan X ışını tayfölçerini (spektrometre) geliştirdi. Oğlunun önerisiyle Bragg bağıntısını ters yönden ele alıp, X ışınlarının kırınımından edinilen bilgiyle kristallerin atom ve molekül yapısını incele­meye giriştiler. Bragg tayf ölçerini kullanarak, kristal­li yapıdaki pek çok katı maddede atomların yerleşme düzenini saptayan Bragg’lerin geliştirdiği bu yöntem, bugün kristal yapılarının çözümlenmesinde başvuru­lan X ışınları ya da nötron kırınım yöntemlerinin temelidir. Kırınım yöntemi kristalbilimin vazgeçilmez yöntemlerinden bin olduğu gibi, gene William Lawrence Bragg’in öncülüğüyle protein kristallerinin çözümlenmesine de uygulanarak moleküler biyoloji­ye yeni ufuklar açmıştır.

William Lawrence Bragg Eserleri

Kaynak: Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi, 19. cilt, Anadolu yayıncılık, 1984