VERSTEHEN

 

VERSTEHEN

 

Genellikle ‘anlama’
şeklinde çevrilen bu Almanca kavram, pozitivist ve natura I isi sosyolojiye
yöneltilen eleştirinin bir parça­sını oluşturur. Verstehcn, sosyolojinin, in­san
eylemlerini doğa bilimlerinin yöntem­lerini kopya etmek sureliyle ‘dışarıdan’
ço-zümleyemcyeceğini öne sürer. Sosyoloji bunun yerine insanların eylemlerine
ver­dikleri anlamlan öğrenmeye çalışmalıdır. Verstehen, sosyologların
aracılığıyla bu anlamlara ulaşabilecekleri yöntemdir. Kavram, sosyolojiye büyük
ölçüde sosyo­lojiyi anlamlı eylemle ilgili bir disiplin ola­rak tanımlayan Max
Weber’in eseri yoluyla girmiştir. Verstehen, bir araştırmacının, in­sanların
eylemlerine verdikleri anlamın, eylemleriyle hizmet ettikleri amaçlarının ya da
inandıkları gayelerin ne olduğunu görmek amacıyla kendisini başka insanla­rın
yerine koyması yöntemidir. Örneğin, eğer sosyologlar toplumsal dalgalanma
olaylarını çözümlemek istiyorlarsa, bir in­sanın kolunu sert bir şekilde
aşağı-yukan sallamasının bir el işareti olduğuna ve baş­ka bir şeyi
kastettiğine hükmetmek için bazı esaslara sahip olmalan gerekir. Yoksa ey­lemlerin
anlamlarını araştırmaya çalışmak eylemlerin fiilî olarak farklı kişilere ait
olduklan durumlarda hepsini tek bir kategori­de toplamak suretiyle ciddi
biçimde yanlışa götürücü olabilir. Bir dereceye kadar bura­da bahsedilen
anlamın kontrolü, araştırıl­ması; eylemi anlama yolundaki gündelik çabaların
genişletilmesinden ibarettir.

Bununla birlikte
Weber, verstehen’i ne­densel açıklamayla birleştirerek eylemin yorumlanması
konusunda daha da ileri git­mek ister. Burada tam neyin amaçlandığı açık
değildir ve Weber yorumcuları da verstehen’in sadece nedensel hipotezler
oluşturabileceğini ya da anlamların neden­ler olarak kabul edileceğini Öne
sürmüşler­dir.

Verstehen’in
kullanılışı, iki bakış açısın­dan eleştirilmiştir. Bir yanda sosyologlar
verstehen yorumlarının geçerli olabilmesi için hiç bir yol görmediklerini iddia
ederler­ken, öte yanda nedensel ve verstehen ana­lizlerini birleştirme
girişimlerinin fiilî ola­rak o olay içindeki bireylerin bakış açılarını inkâr
etmekle iflas ettiğini ileri sürmüşler­dir.

(SBA)