Şeyh Bedreddin Kimdir, Hayatı, Düşünceleri, Eserleri, Hakkında Bilgi

0
38

BEDREDDİN [Sımavnalı] (1359-1420)

Türk fıkıh ve tasavvuf bilgini. İslam düşüncesini, yeni bir yoruma dayanarak, toplumculukla uzlaştırmaya çalışmış, mülkiyette ortaklığı savunmuştur.

Edirne’ye bağlı Sımavna ilçesinde doğdu, Serez’ de öldü. Babası kadılık görevinde bulunan İsrail’di. Gerçek adı Bedreddin Mahmud’dur; yaşamı sonradan birtakım söylencelerle süslenmiş, ileri sürdüğü söylenen düşüncelerin yarattığı tepkiyle, uyandırdığı geniş ilgiyle olağanüstü bir nitelik kazanmıştır. Bu nedenle, gerçek yaşamım söylencelerden ayırarak anlatma olanağı azdır. Bu konuda elde bulunan kaynaklar birbirini tutmamakta, onunla ilgili olaylara inanç açısından bakmakta, olandan çok, olduğu sanılanı yansıtmaktadır. Genellikle, aşırı bir Sünnî anlayışa dayanılarak yazıldığı bilinen kaynaklardan edinilen bilgilere göre Bedreddin Mahmud, ilk bilgileri, kadı olan babasından edinmiş, fıkıh, Hadis, kelam, tefsir gibi İslam bilimlerinin dışında sarf-nahiv ve belagat okumuştur. Sonra Anadolu’nun, başta Konya olmak üzere,kimiillerindedolaşmış, bilgisini artırmak düşüncesiyle Mısır’a gitmiş, orada çağın ünlü tasavvuf bilginleri Şeyh Muhammed b. Mahmud Ekmelüddin ile Şeyh Hüseyin Ahlati’nin yanında kalmış, onların düşüncelerinden esinlenmiş, yararlanmıştır. Bedreddin Mahmud, Mısır’da bulunduğu yıllarda, sonraları çağının ünlü bilginleri olan Hacı Paşa, Şemseddin Fenari, Ozan Ahmedi ile arkadaşlık etmiştir. Öğrenimini bitirdikten sonra, Mısır Sultanı Berkuk,Şeyh Hüseyin Ahlati’yi evlendirdiği Mâriye adlı kadının kızkardeşini de Bedreddin Mahmud’la evl^ndirmiştir. Hıristiyan’ken Müslüman olduğu söylenen bu kadının, sonraları Bedreddin Mahmud’un düşünceleri üzerinde etkili olduğu ileri sürülmüştür.

Bedreddin Mahmud, Anadolu’ya döndükten sonra önce Edirne’ye gitmiş, orada kısa bir süre içinde bilgisinin genişliği, konuşmalarının etkisiyle, birçok kimsenin çevresinde toplanmasını sağlamıştır. Yıldırım Bayezid-Timur olayından sonra, şehzadeler arasında başlayan çekişmeler sonucu Edirne’de sultanlığını ortaya atan Musa Çelebi’nin kazaskeri olarak görev almış, Musa Çelebi ile kardeşi Çelebi Mehmed arasında geçen savaşta Musa Çelebi’nin yenilmesi üzerine Bedreddin Mahmud da İznik’e sürülmüştür.

Bu sıralarda, Bedreddin Mahmud’un, düşüncelerinden esinlenen, bunları Hıristiyan inançlarıyla bağdaştırmaya ve toplumda uygulamaya çalışan Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal ile ilişki kurarak Aydıneli’ ne gittiği söylenir. Çevresinde toplanan kalabalığın sağladığı güçle Çelebi Mehmed’e karşı ayaklanan Bedreddin Mahmud önce başarı kazanmış; ancak, sonra yenilgiye uğrayıp yakalanmış, Serez’e götürülerek yargılanmış, Mevlânâ Haydar Acemî’nin verdiği Fetva ile asılmıştır.