ŞEHİRLEŞME

315

 

ŞEHİRLEŞME

 

Şehirleşme, bir
ülkenin nüfusunun belir­li bir ölçekte şehir merkezlerinde yaşama oranındaki
artışı dile getirir. Her ne kadar şehirler sosyal, siyasal ve iktisadi olarak
da­ima önemli olmuşlarsa da, XIX. yüzyılda sanayileşmiş Batılı toplumların
şehirleş­mesi çok hızlı ve kısa bir zaman zarfında ol­muştur. Örneğin 1800
yılında İngiltere’de nüfusun yüzde 24’ü şehirliyken 1900 yılın­da bu oran yüzde
77’ye yükselmiştir. Halen tüm bu toplumlar için şehirleşmeyi S-bi-çirnli bir
eğri takip etmiştir; önce çok usulca temelleri atılır, çok hızlı bir şekilde
genişler ve ardından yavaşça çöker, hatta daha bü­yük kenar mahallelerin
gelişmesiyle yavaş­ça tersine döner. XIX. yüzyılda vuku bulan nüfusun
oranındaki bu hızlı artış büyük öl­çüde kırsal kesimden şehire göç yoluyla ol­muştur.
Ne var ki daha hızlı bir şekilde şe­hirleşmekte olan çağdaş az gelişmiş top­lumlarda
artış, daha ziyade şehir nüfusun­daki normal artıştan kaynaklanmaktadır, halk
sağlığı ve tıbbi kolaylıklar sağlandıkça da tek bir şehirde toplanmaya eğilim
duyul­maktadır.

Genel olarak
şehirleşme dönemleri sana­yileşmeyle ilişkili olarak ortaya çıkar. An­cak,
kapitalizmin bu süreçte oynadığı rol konusunda bazı ihtilaflar mevcuttur. Şehir­leşme
ekonomik kalkınma için çelişkili so­nuçlara gebedir. Zira o, eğitim ve sağlık
gi­bi hizmetlerin maliyetini ucuzlatırken artık küçük ölçekli zirai üretimle
geçimini sağla­yamayan işgücünün, emeğin maliyetini ar­tırmaktadır.

(SBA) Bk. Demografı,
Şehir, Şehircilik