Musannef Nedir, Ne Demek, Hadis, Literatür, Hakkında Bilgi

91

Musannef. Rivayetleri konularına göre sıralayan kitap türü.

Sözlükte tasnîf “düzenlemek, hadisleri belli bir sıraya göre sınıflandırarak eser meydana getirmek” anlamına gelir. Bun­dan türeyen musannef kelimesiyle baş­langıçta mevcut bilgilerin belli bir sıraya göre kitap haline getirilmesi kastedilirken zamanla “hadis malzemesinin konularına göre tertip edildiği kitap” mânasını kazan­mıştır. Genel çerçevede “afe’l-ebvâb” (ko­nulara göre) tasnif sisteminin umumi adı olan musannef terimleşme sürecinde ca­mi’, sünen, müstedrek, müstahrec. zevâid gibi çeşitleri de kapsayacak şekilde kullanılmış, aranan hadislerin kolayca bu­lunmasını sağlaması dolayısıyla musannef türü eserler ilk devirlerden itibaren yay­gın biçimde işlenmiştir. Yine kullanımın­daki yaygınlık sebebiyle kelime bazı mü­elliflerin yazdıkları benzer eserlerin de adı olmuş, III. (IX.) yüzyılın ortalarına kadar müsned diye anılan eserler musannef ke­limesinin kapsamına girmiş bu tarihten sonra her iki terim farklı iki türün adı olmuştur.

Musannef, Arap edebiyatı başta olmak üzere İslâmî ilimlerde kitap ve bab başlığı esasına göre hazırlanmış telif türünü ifa­de etmekle birlikte hadis ilminin bir telif çeşidi olarak “hüküm ihtiva eden merfû, mevkuf ve maktu rivayetlerin fıkıh konu­larına göre sınıflandırılarak yazılan kitap” anlamında kullanılmıştır. Sünenlerden farklı şekilde bu tür eserlerde sahabe ve tabiînin sözleri ve fiilleriyle ilgili haberlere Çokça yer verildiği gibi nadiren muallak ve mürsel rivayetler de zikredilir. Ayrıca yalnız hukukî içerikli hadisler değil biyografi, ta­rih, zühd ve ahlâka dair rivayetler de mu-sanneflerin bölümlerini teşkil eder. Öte yandan İmam Mâlik’in el-Muvatta’ında görüldüğü gibi adında musannef kelimesi geçmemekle birlikte muhtevası musannef tanımına uyan eser­ler de vardır.

Musanneflerle müsnedlerin hangisinin daha önce yazıldığı hususunda farklı gö­rüşler ileri sürülmüştür. Musannef türün­de ilk eserin İmam Mâlik’in (ö. 179/795) el-Muvatta’ı olduğu dikkate alınarak bu­nun Ebû Dâvûd et-Tayâlisînin (ö, 204/819) tasnif ettiği İlk müsnedden Önce kaleme alındığını söylemek mümkünse de Gold-ziher ve Muhamrned Zübeyr Sıddîki müs­nedlerin daha erken telif edildiği görüşün­dedir. Fuat Sezgin ise musanneflerin daha önce yazıldığını söyler. Mevcut eserlere bakıldığında mu­sanneflerin II. (VIII.) yüzyılın İlk yarısında ortaya çıkmaya başladığı ve aynı yüzyılın ikinci yarısından itibaren yaygınlık kazan­dığı görülmekte, her iki telif türünün bir­likte geliştiği anlaşılmaktadır.