Mesnevihane Camii / Tekkesi -Balat, Fatih- Tarihçesi, Mimari, Hakkında Bilgi

88

Mesnevîhâne Tekkesi. İstanbul Çarşamba’da Mesnevi öğrenimi için kurulmuş tekke.

Kaynaklarda Dârülmesnevî Tekkesi ola­rak da anılır. İstanbul’un Fatih ilçesi Çar­şamba semti Tevkiî Cafer mahallesinde batıda Tevkiî Cafer Mektebi sokağı, gü­neyde Mesnevîhâne caddesi, doğuda San­caktar Yokuşu, kuzeyde Fener Rum Erkek Lisesi’nin arsasının kuşattığı bir mekân üzerinde yer alan mesnevîhâne, aynı yer­de bulunan Murad Molla Nakşibendî Tekkesi’nin üçüncü postnişini. Sultan Ahmed Camii cuma vaizi ve İstanbul’un önde ge­len mesnevîhanlarından olan Mehmed Murad Efendi tarafından tesis edilmiştir. İnşası 1260 (1844) yılında tamamlanan mesnevîhâne 9 Muharrem 1261 [18 Ocak 1845] Cuma günü Sultan Abdülmecid’in de katıldığı bîr törenle açılmıştır. Ertesi gün 10 Muharrem olma­sı dolayısıyla açılışta Şeyh Mehmed Mu­rad Efendi “Ehi-i beyt”e dair Şûra sûresi­nin 213. âyetinin tefsirini yapmış, ardın­dan mersiyeler okunmuştur. Murad Molla Tekkesi’nde Şeyh Mehmed Murad Efen-di’den Mesnevi dersleri aian Cevdet Paşa’ya mesnevîhânenin açılış merasimin­de mesnevîhanlık icazeti verilmiştir. Mes­nevîhânenin İstanbul’da açılan son dârül-mesnevî olduğu kaydedilmektedir. Mesnevîhânenin açılış merasimi­ne dair Vekayi’nâme adlı eserinde geniş bilgi veren Mehmed Murad Efendi kitap­larını şeyhi bulunduğu Murad Molla Tek-kesi’nin kütüphanesine vakfetmiş, mes­nevîhâne açıldıktan sonra burada Dârül-mesnevî Kütüphanesi olarak tanınan bir kitaplık tesis ederek çeşitli kitaplar ba­ğışlamıştır.

Mesnevîhâne, kuruluşunda dershane olarak kullanıldığı anlaşılan mescid, bu­nun yanı sıra bağımsız bir tevhidhâne, sekiz adet derviş hücresi, kütüphane, şa­dırvan, cümle kapısı, su haznesi, çeşme, mutfak ve selâmlık dairesinden oluşmak­taydı. İnşasından kısa bir süre sonra mescid-dershane ye bir minare eklenmiş, muhtemelen Şeyh Mehmed Murad Efendi’nin ölümünün ardından [27 Şevval 1264/26 Eylül 1848] kabrinin üzerine türbe yapılmıştır. 1268’de(1852) II. Mah-mud’un başkadını Nevfidan Kadınefendi avluya bir kuyu bileziği vakfetmiştir. Ya­pılar, tekkelerin kapatılmasından (1925) sonra özgün kullanımlarını yitirdikleri için harap olmaya başlamış; tevhidhâne. se­lâmlık, derviş hücreleri, kütüphane ve mutfak yıkılarak bunlardan boşalan ala­nın bir kısmına bir imam meşrutası inşa edilmiştir. 1968’de onarım geçiren mescid-dershane günümüzde cami olarak kullanılmaktadır.