İshak Hocası Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

29

İshak Hocası (ö. 1120/1708) Âlim, şair ve hattat.

Asıl adı Şemseddin Ahmed’dir. Aydın’ın Sobuca köyünde doğdu. Kaynaklarda Ay­dın’ın Güzelhisâr-ı Aydın veya Aydın Güzelhisarı şeklinde geçmesi sebebiyle bazı araştırmacılar doğum yerini yanlış olarak Aydın’ın Güzelhisar kazası, bazıları da Me­nemen’in kuzeyindeki Güzelhisar şeklinde kaydetmişlerdir. Babası Hayreddin Efen­di’nin yanında başladığı öğrenimini Şir­van’da Ni’metullahzâde Efendi’den tamamladı ve ondan icazet alarak Bursa’ya gitti. Bu şehirde büyük itibar gördü. Uzun süre İran’da kaldığı için ilk zaman­lar Acem Ahmed Efendi diye anıldı. Sad­razam Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa’nın tezkirecisi İshak Efendi’nin özel hocası olunca İshak Hocası adıyla şöhret buldu. Sadrazam Fâzıl Ahmed ve Fâzıl Mustafa paşaların hizmetinde bulundu. Fâzıl Mus­tafa Paşa kendisini İstanbul’a davet ede­rek Anadolu muhasebecisi yaptı ve bera­berinde Belgrad seferine götürdü. Sad­razamın şehid olması üzerine (1102/1691) Bursa’ya döndü. Yıldırım. İshak Paşa, Hu-dâvendigâr ve Muradiye (Bursa) medre­selerinde müderrislik yapan İshak Efen­di Rebîülevvel 1103’te (Aralık 1691) mû-sıle-i Sahn, 1107’de (1696) Sahn müder­risi oldu.[366] 1703’te geti­rildiği Bursa Muradiye Medresesi mü­derrisliği sırasında 10 Şaban 1120’de (25 Ekim 1708) vefat etti. Sârban Şeyh Meh-med (Deveciler) Mezarlığı’nda Şeyhülislâm Karaçelebizâde Abdülaziz Efendi’nin kab­ri yanına defnedildi. Ölümüne. “Eyledi Ahmed Efendi ravza-i adni makam” (mü­cevher); “Eyleye medrese-i cennet-i ulyâda makam” mısralannın yanı sıra şiirde Vâkıf mahlasını kullanan oğlu müderris Hocazâde Mahmud Efendi tarafından da. “Ref edip iki elim fevtine târîh dedim Vâlidim Hâce Efendi ede adni menzil” beytiyle tarih düşürülmüştür.

İshak Hocası, Bursa’da Halvetiyye tari­katının önemli şeyhlerinden Niyâzî-i Mıs-rî’nin dergâhına devam ederek ona inti­sap etmiş, Nefeszâde İsmail Efendi’den hat meşkederekta’lik, tevki’ ve siyâkat başta olmak üzere sülüs ve nesihte meş­hur isimler arasında yer almıştır. Her ra­mazanda nesih hattıyla bir mushaf yazıp Bursa’da selâtin camilerine vakfettiği kaydedilmektedir. Ayrıca onun çeşitli ve­silelerle yazdığı edebî mektuplarını (mün­şeat) bir araya topladığı nakledilir.