İncil ve Salib Kitabı, Yazarı, Konusu, Özellikleri, Hakkında Bilgi

16

Abdülahad Davud’un (ö. 1930) Hıristiyanlığa reddiye olarak kaleme aldığı eser.

Aslen bir Katolik rahibi iken müsiüman olan Abdülahad Davud’un Hıristiyanlığı tenkit ve reddetmek üzere yazdığı eser­lerin ilkidir. Hıristiyan ilahiyatı tahsil eden ve uzun yıllar rahiplik yapan müellif 1900″-lü yılların başından itibaren, Hz. îsâ’nın çarmıha gerilerek idam edilmesiyle ilgili hıristiyan doktrininin gerçekliğinden şüphe etmiş ve bunun bâtıl bir tasavvur oldu­ğuna kanaat getirmiştir. Bu fikrini delil­lerle ortaya koyup İncil ve haçın muam­masını aydınlatmak için bu eserini kale­me almıştır.

Kitabın mukaddimesinde teslis inancını eleştiren müellif Hz. îsâ’nın çarmıha gerilmediğini belirtir. Ahd-i Cedîd hakkında bilgi vererek Ahd-i Cedîd külliyatını oluş­turan yirmi yedi kitabın ancak İznik Konsili’nde (325) tesbit edilebildiğini, böyle­ce Hıristiyanlığın 325 yıl boyunca resmen kutsal sayılan kitaplar külliyatından mah­rum kaldığını söyler. Bu arada İznik Konsili’nin iç yüzünü de irdeler ve Ahd-i Cedîd’deki risale yazarlarının hem dört İn­cil’in mevcudiyetinden hem de birbirlerinin yazdıklarından habersiz olduklarını İspat eder. Katolik kilisesinin İncil’den zi­yade papanın yanılmazlığına ve kilise ge­leneğine (tradition) önem verdiğini ifade eden müellif İncil’in gerçek mânasını, ha­variler ve ilk hiristiyan cemaatinin İncil’­den ne anladığını, kaç çeşit İncil bulundu­ğunu Ahd-i Cedîd’den verdiği misallerle açıklar. İncil’in maksat ve mevzuunun “İs­lâm” ve “Ahmed”, Hz. îsâ’nın sözlerinde­ki en önemli kavram olan melekûtuİlahın da İslâm dini olduğunu, söz konusu kav­ramların Grekçe, Süryânîce ve İbrânîce karşılıklarının etimolojisini yaparak orta­ya koyar.

Abdülahad Dâvûd, eserinde ayrıca İs­lâm-hıristiyan tartışmasının ana mese­lelerine eğilmiş, tartışma konularını be­lirterek hıristiyan ilahiyatı tahsil etmesi­nin ve uzun yıllar hıristiyan din adamı ola­rak çalışmasının kendisine kazandırdığı birikim ve araştırma metodu sayesinde hıristiyan kutsal kitapları ve inançları üze­rine ciddi eleştiriler yapmıştır. Bu eleşti­rilerde ilmî usullerden ayrılmayan yazar, Grekçe yazılan İnciller’in Hz. îsâ’nın mesa­jını naklederken düştüğü hataları ve ter­cüme yanlışlıklarını da göstermiştir. Mev­cut İnciller’den hiçbirinin Hz. îsâ’ya gön­derilen gerçek İncil olmadığını, bunların sadece birer mev’izadan ibaret bulundu­ğunu, ayrıca Hz. îsâ’nın konuştuğu dilde kaleme alınmadıkları için temel kavram­ların değişik şekillerde tercüme edildiği­ni veya farklı yorumlandığını ayrıntılı eti­molojik tahlillerle ortaya koymuştur. Os­manlı Meclis-i A’yân üyesi Seyyİd Ubeydullah Efendi’nin oğlu Seyyid Abdülkadir’e ithaf edilen eser basılmış olup (İs­tanbul 1329) Kudret Büyükcoşkun tara­fından sadeleştirilerek tekrar yayımlan­mıştır (İstanbul 1999).

TDV İslâm Ansiklopedisi