II. İnönü Savaşı Tarihi, Sonuçları İkinci İnönü Muharebesi

39

Birinci İnönü Savaşı zaferi bütün Türkiye’de ve özellikle TBMM.’de coşkunlukla kutlanmıştı. Ancak Ankara Hükümeti’nin İnönü’de aldığı sonuçtan ürken İtilâf Devletleri Ankara’nın zaferini, sonu çoktan gelmiş Osmanlı İmparatorluğu ile pazarlık konusu yapabilmek için, Londra’da bir konferans düzenlemişlerdi. Ankara bu konferansta Türkiye’yi sadece Meclis’çe seçilecek kişilerin temsil edebileceğini ileri sürer ve bunda direnirken İstanbul Hükümeti Londra’da hazırlanan Bizans oyununa yatkınlık gösteriyordu. Bu arada Moskova’da Afganistan ve Sovyetler Birliği ile dostluk antlaşmaları yapılınca İtilâfna karşılık Ankara’nın kararlılığı biraz daha pekişmişti.

Bu ortam ve koşullar hem Yunanlıları, hem de onlara arka çıkan İtilâf Devletleri’ni yeni bir karar almağa itti: Ankara Hükûmeti’ne karşı yeni bir silâhlı gösteriye girişilmeli, bu sefer sonuna kadar gidilerek, İtilâf Devletleri’nin istekleri kabul edilmezse Ermenilerin de yardımıyle Sivas, Samsun ve Trabzon’a kadar çıkılarak Türkler’in elindeki son toprak parçası da alınmalıydı.

Yunan ordusunun saldırı hazırlıkları bu amaçlara dönük olarak yapılıyordu. İzmir’deki başkomutan Papulas, Bursa’ya gitmişti. Atina’dan dönen kurmay başkanı Sarıyanis’in de yeni talimat aldığı anlaşılıyordu. Daha sonra Yunan genelkurmay başkanlığının Anadolu’daki başkomutan Papulas’a yeni bir sefer için 50.000 kişilik takviye kuvvetiyle bir efzun alayı vaat ettiği anlaşılacak, ne var ki söz konusu 50.000 kişilik takviyenin Anadolu’ya şevki hiç bir vakit mümkün olamayacaktı.

Savaş Başlarken

Yunanlılar Mart sonuna doğru hazırlıklarını tamamlayarak Eskişehir ve Afyon yönünde harekete geçmişti. Bu kuvvet o tarihte 41.150 er, 720 ağır ve 3.154 hafif makineli tüfek ile 220 toptan oluşuyordu. Türk ordusu da yeni bir hazırlık içindeydi. 5. Kafkas Tümeni cepheye gönderilmiş, Muhafız Taburu da Garp Cephesi Komutanlığı emrine girmiş, böylelikle toplamda 30.108 er, 235 ağır ve 55 hafif makineli tüfek ve 102 topa ulaşmıştı.

Yunan ordusu 24 Mart’ta Uşak’ı, 27 Mart’ta da Afyon’u ele geçirdikten sonra 28 Mart’ta genel saldırıya geçti. Çatışma Birinci İnönü Savaşı’ndan çok farklı ağırlıkta ve biçimde gelişiyordu. Ateşin kısa sürede kesilemeyeceği daha başlangıçta belliydi. Dövüş geniş bir cepheye yayılmıştı. 31 Mart’ta Türk süvarilerinin düşmanın sağ kanadına saldırısı kısa sürede etkisini gösterdi. Düşman böyle bir saldırıyı önceden hesaplamadığı için geri çekilmek zorunda kaldı. Bu çekilme sonucu 8 Nisan’da Afyon kurtuldu. Gerçi düşman çekildiği yerlerde taş üzerinde taş bırakmıyor, terk ettiği yerleşme yerleri inanılmaz bir cinayetler sergisi görünümünde oluyor, bu da halk arasında panik yaratıyordu ama, cepheden alınan iyi haberler halk arasında gene de umut yaratıyordu. 8-11 Nisan arasında cephenin Aslıhanlar ve Dumlupınar kesimlerindeki kanlı savaşlar birçok yerde sabahlara kadar heyecanla izlendi. Haber kaynakları zayıftı ama, yayın organları başta Anadolu Ajansı, her araçtan yararlanarak, cephedeki durumu kamuoyuna iletmeğe çalışıyordu. Haberlerde albay Kemalettin Sami (Günsav), albay Ârif, albay İzettin (Çalışlar), albay Halit (Deli Halit Paşa), yarbay Cemil Cahit (Toydemir) beylerin adları sık sık geçiyordu. Çetin savaş düşmanın Aslıhanlar ve Dumlupınar’a yerleşmesiyle sonuçlandı. Buraları topografya yönünden düşmanın tutunabilmesine daha elverişliydi. Nitekim İnönü Cephesi’nde yenik düşen Yunan kuvvetleri yeni mevzilerde oyalama savaşına girişmişti. Türk birlikleri saldırılarında başarıya ulaşamıyor, bu da askerler arasında yılgınlık yaratıyordu. Düşmanın Aslıhanlar’dan çekildikten sonra Dumlupınar kesiminde oyalama savaşını sürdürmesi üzerine, Nisan ortalarında saldırılar hafifletildi. Asker arasında kaçma olaylarının sıklaşması, fazla kayıp verilmiş olması, takviye kuvvetlerinin vaktinde gelemeyişi, savaş araç ve gereçleri bakımından da zayıf duruma düşülmesi böyle bir kararın alınmasında başlıca etkenlerdi. Bununla birlikte bir zafer kazanılmış olsa da savaş bitmiş değildi ve pek yakında Kütahya-Eskisehir muharebelerinde taraflar yeniden karşılaşacak, onu Büyük Taarruz’a kadar olan gelişmeler izleyecekti.

I.İnönü Savaşı Tarihi, Sonuçları