Herat Camii Tarihçe, Mimari, Özellikleri, Hakkında Bilgi

31

Herat Camii. Afganistan’ın Herat şehrinde XIII. yüzyıla ait cami.

Bugün Afganistan sınırları içinde bulu­nan Herat’ın en Önemli yapılarından biri­dir. Çeşitli tamirler geçirerek günümüze ulaşan caminin ilk inşası XI. yüzyılın ikin­ci yarısına kadar iner. Tarihî kayıtlardan öğrenildiğine göre, Hârizmşah Sultanı Alâeddin Tekiş’in veziri Şemseddin Mesûd Herevî tarafından daha sonra yeni­den inşa ettirilen cami 571’de (1175-76) tamamlanmıştı ve şimdikinden daha kü­çük ölçülerde ahşap çatılı bir cami idi; fa­kat yapılmasından kısa süre sonra yana­rak yok olmuştur. Halen mevcut bulunan yapının inşaatı. 597 (1201) yılında Gurlu Sultanı Gıyâseddin Muhammed b. Sâm tarafından başlatılmıştır. Ek kısımlarla genişletilmiş bir plana göre daha önce ya­nan yapıyı da içine alacak şekilde tasar­lanan bu yeni cami tamamen tuğla mal­zeme kullanılarak inşa edilmiş, bu sebep­le de öncekilerden daha dayanıklı olmuş­tur. Sultan Gıyâseddin caminin kuzey ta­rafına kendisi için bir de türbe yaptırmış­tır. Cami Sultan Gıyâseddin’in vefatından (599/1203) sonra oğlu Gıyâseddin Mahmûd zamanında tamamlanmıştır. Cami yapımından kırk yıl sonra bir depremde büyük hasar görmüş ve Kertler tarafın­dan ihya edilmiştir.

Bazı mimari elemanları zaman içinde değişmiş olmakla birlikte ana çizgilerini koruyan cami, yalnız Herat’ın değil bütün Horasan bölgesinin en büyük dinî mer­kezi sayılmaktadır. Yapı, ortadaki dört­gen bir avluyu çevreleyen dört ana eyvan ve küçük eyvanlarla revaklardan oluşan bir plan gösterir. Hândmîr’in tanımlama­sına göre ilk yapıldığında 403 kubbe ve otuz revaktan meydana geliyordu ve bu altı kapılı binanın ölçüleri 200 x 150 zira idi. Mihrap duvarına bağlanan derin ey­van kalın tuğla ayaklarla desteklenmiş, diğer yönlerdeki üç büyük eyvanla simetrik ve dengeli bir plan ortaya konmuştur. Kapalı mekânlar, dörtgen kesitli payele­re ve sivri kemerlere oturan bir örtü sis­temine sahiptir. Bir sütun ormanı man­zarası arzeden payelerin çokluğu sebe­biyle kesintisiz ve toplu bir iç mekân elde etmek mümkün olmamıştır. Plandaki dü­zensizlikler farklı dönemlerde yapılan mü­dahalelerin sonucudur. Bilinmeyen bir se­beple tahribe uğrayan caminin güney ve doğu eyvanları 720’de (1320) yeniden in­şa edilmiş ve daha sonra şiddetli bir dep­remde (765/1364) bazı eyvanları yıkılınca bina tekrar onarılmıştır. 775 (1373-74) yı­lında Herafın Kert emîri tarafından cami için özel olarak yaptırılan şerbet kazanı halen avludaki yerinde durmaktadır. Yapı Timurlu Hükümdarı Şâhruh (1405-1447) ve arkasından Ali Şîr Nevâî (ö. 906/1501) tarafından da tamir ettirilmiştir. Özellik­le güneydoğudaki taçkapıdayer alan zen­gin tuğla tezyinat ve fîrûze sırlı tuğlalar­la düzenlenmiş olan yazı kuşaklarının bü­yük kısmı bu döneme aittir. 1500 yılında onarımı tamamlanan camiye Üstad Şem­seddin imzasını taşıyan somaki mermer­den yapılmış yedi basamaklı bir minber konulmuştur. Vaktiyle caminin doğu ka­pısı önünde küçük bir avlu içerisinde taç-kapının görünüşünü kapatan seramik fırınları bulunmaktaydı. Yapının restoras­yonu için sırlı tuğla, turistler için de he­diyelik eşya üreten bu fırınlar 1962 yılın­da yıktırılmıştır.

TDV İslâm Ansiklopedisi