CİNSELLİK

352

 

CİNSELLİK

 

Cinscllik,bir
organizmanın cinsel ilişki etra­fında örgütlenmiş dürtüleri, tavırları, huyları
ve eylemlerinin oluşturduğu bir komplekstir. Sosyal bilim disiplinleri
birbirinden, bu komp­leksin içine kattıkları ve içerdikleri çeşitli un­surlara
verdikleri ağırlık açısından ayrılırlar.

Psikolojide günümüzde
cinsellikle ilgili en rağbet gören görüşlerden biri, C.L.HuH’ın ça­lışmasında
ifadesini bulur. Hull, dürtü ve ihti­yacın merkezini oluşturduğu bir genel
teori geliştirmiştir. Birincil dürtülerin “eyleme yöne­lik doğuştan gelen
veya refleks yatkınlıkları” olduğunu; bunlar arasında da türün idamesiy-le
İlgili olup Cinsel ilişkiye yol açan dürtünün bulunduğunu söylüyor. Yani,
cinsel dürtü ka­lıtsaldır (irsi). Laboratııvar çalışmalarının pek çoğunda
hayvanlar, özellikle de albino farele­ri kullanılır. Bu türlerle insan türü
arasında büyük psikolojik benzerlik olduğu varsayılır. CMıırphy godalar ve
diğer endokrin gerilim­lerden kaynaklanan cinsel gerilimleri “iç or­gan
dürtüleri” olarak adlandırıyor. Başka bir çalışmada gonadların, ya da
cinsel salgı bezle­rinin eylemiyle bağlantısı kesinkes kanıtlan­mış olan ve
“birincil dürtü durumu” olarak sı­nıflanan cinsel dürtüyü bastırma ve
engelleme­de toplumun pek de başarılı olamadığı belirti­liyor.

Psikanalizin cinsellik
kavramı hepsinden ge­niştir. Fren d, “erken çocukluktaki şüpheli ve

tanımlanamaz haz
aktivitelerini cinsel kabul ediyoruz” demektedir. Cinsellik sadece karşı
cinstenkişilcrin ilişkisini değil, arkadaşlık, ide­aller, ebeveyn ile çocuk
arasındaki şefkate da­yalı ilişki, platonik sevgi, kendini sevme ve tüm hoşa
giden bedensel algıları da içerir. Cin­sellik ayrıca gizlenmiş, cinsel olmayan
davra­nış biçiminde, sembolizmde de kendini göste­rir. Bir insanın bastırılmış
cinsel uyarılan kişi­nin kontrol edemeyeceği yollarla kendisini gösterir.
Böylece bir dedektif veya bir bilim adamını tatmin bulamamış çocuksu bir cinsel
merak yönlendiriyor olabilir; göçmenler yasa­sını ihlal eden biri gerçekte ya
göç ederek an­nesini reddediyordur, ya da yasadışı giriş yo­luyla İnsest
arzularını ifade ediyordur. Yasa ve düzen, anal erotizmin yüceltmeleri
(sübli-masyon) olarak kabul edilir. Psikanaliz klinik psikoloji ve psikiyatri
üzerinde çok etkili ol­muştur.

Antropoloji, sosyal
psikoloji ve sosyolojinin cinselliğe yaklaşımı kökten farklıdır. En genel
çizgileriyle, bunların konusu şu şekilde özetle­nebilir: İnsanın cinsel
tepkilerinin düzenlenişi belirli gruplar içinde sembolik biçimde ileti­len
yaşantılar aracılığı ile öğrenilir; her toplu­luk, farklı cinsler için farklı
sosyal rollerin bu­lunmasında somutlaşan biyolojik cinsiyet ayrı­mını
görenekleri, kurumları ve dilinde taşır; cinsel sosyal roller sistemi
sosyo-kültürel deği­şime bağlı olarak değişir.

İnsan cinselliğinin 6
ayırdedİcİ özelliği var­dır:

I- Normların
yönetimindeki bir seçim süreci tarafından kontrol edilir ve bu sürecin içinde
yer alır. Seçim kısmen endogami ve eksogami kurallarının ikili eğilimi
tarafından yönlendiri­lir. İnsest tabusu, gelenekle olsun, yasada ol­sun,
evlenme ve çiftleşmenin ne derecede ya­kınlara yasak olduğunu belirler.
Endogami, dı­şardan evlenmenin olamayacağı bir ilişkiler grubunu belirler.
ABD’de, değişik ırktan kişi­lere evlenme yasağı bulunan eyaletler bir ke­nara
bırakılırsa, insest için yasal tanımlar var­dır, eksogami için ise yoktur.
Evlenmede seçi­mi ırk, din, cınik, mali ve mesleki faktörler, muhtemelen bu
Önem sırasına göre etkilemck-ledir.

2- Duygusal
açıdan yoğun ve kalıcı sayılabile­cek birliktelikler oluşur. Bunun tam zıddı
ise hayvanlarda görülen cinsel ilişkilerdir; perio-dik, anlık ve seçici olmayan
İlişkilerdir bunlar. Hiçbir hayvanın cinsel davranışı insest tabusu­nun
derecesi veya biçimi ya da ahlaki değerler tarafından belirlenmemektedir.

3- İnsanın
cinsel davranışı yalnızca üremeye yönelik değildir. Farklı doğum oranları ve
cin­sel pratiklerin gösterdiği gibi zaman geçirme­ye, eğlenceye yönelik de
olabilir. En azından Balı toplumlarında, özellikle de ABD’dc seks, katılanların
kişiliklerinin merkezi önem taşıdı­ğı bir kişiler-arası sevgi ilişkisi halini
almıştır. Değişik sanat dallarında da görüldüğü gibi, seks esıetîk ve sembolik
olabilir. Fahişelik söz konusu olmadan reklamlarda görüldüğü gibi ticari amaçlı
olarak kullanılabilir.

4- İnsanın
cinsel davranışı kısmen rasyonel­dir, zira cinsel ilişki kurup kurmama konusun­da
karar verilebilir; bu cinsel karar her iki ta­raf için de geçerlidir. Cinsel
düşünce, cinsel duygu veya cinsel ilişkiler bir düşünce süreci­ne dayanır, bu
süreçle bir erkek söz konusu bir kadının belirli bir kategorinin üyesi -yani
kız, kadın, sevgili, karı, kızkardeş, anne, arka­daş, yabancı- olduğunu anlar
ve ona karşı du­ruma ait kendi yorumuna ve o kadının ait ol­duğu kategoriye
uyan bir davranış gösterir. O kadına göstereceği açık cinsel davranıştan ön­ce
bu akıl yürütmeyi yapar. Kadınlar da seçici­dirler ve kendilerini en
yakınlarındaki erkeğe rastgele sunmazlar. Yani insanoğlu cinsel İliş­kiye
girmek ya da kaçınmak konusunda karar verir; ilk adımı erkeklerin mi,
kadınların mı at­tığı bilinmiyor. Kararda etkili olan faktörler dini, ahlaki,
estetik ve diğer değerler ve belki de sonuçlarına ilişkin korkulardır.

5-  İnsan cinselliği kültürden küliüre ve bir
toplumdaki alt-kültürlere bağlı olarak değişik­likler gösterir. Bir grupta
kabul edilebilir sayı­lan bir çiftleşme biçimi, başka gruplarda ya­saklanabilir.
Cinsel pratikler, bu arada homo­seksüellik, cinsel ilişki Öncesi oyunlar,
cinsel çekicilik için kullanılan yolların hepsi, cinsel kompleksin diğer
unsurlarıyla birlikle toplum­dan topluma ve toplumlar içinde değişiklikler

gösterirler. Bu
farklılıklar temelde söz konusu olguların sosyal ve kültürel açıdan kabul
edilir veya kabul edilemez oluşuna bağlıdır.

6- Bütün
insan topluluklarında cinsellik ken­disini bir dereceye kadar toplumun değer
yar­gılarına karşıt şekillerde gösterir. Bu, kısmen cinsel dürtünün gücündeki
farklılıklara veya diğer biyolojik faktörlere bağlı olabilir. Böyle­si
durumlarda neyin sapkın (normalden sap­mış) olduğunu belirleyecek olan,
kültürel de­ğerler sistemidir. Ancak norm sisteminden sa­pan cinselliğin önemli
bîr kısmı da sosyal ve kültürel kaynaklardan kökenleniyor ve kendi­ni
alt-kültürier olarak gösteriyor olabilir.

(SBA) Bk. Aile; Cinsel
Davranış; Evlilik; Kadın.