Çinili Hamam -Fatih- Nerede, Tarihçesi, Mimari, Özellikleri, Hakkında Bilgi

39

Çinili Hamam. İstanbul’da Mimar Sinan’ın yaptığı ilk ve en büyük hamamlardan biri.

Fatih ilçe merkezi Kırkçeşme mahal­lesinde, İtfaiye caddesi ile Çinilihamam sokağının birleştiği noktada olup muh­temelen 1540-1546 yıllan arasında Bar­baros Hayreddin Paşa tarafından Mimar Sinan’a yaptırılarak Beşiktaş’taki bugün mevcut olmayan medresesine vakfedilmiştir; banisine izafetle Hayreddin Pa­şa veya Kaptanpaşa Hamamı, içinde ve yakınında bulunduğu semtlere göre de Tezgâhçılar veya Zeyrek Çinili Hamamı adlarıyla da tanınır.

Osmanlı hamam mimarisinin en seç­kin örnekleri arasında yer alan yapı çif­te hamam olarak inşa edilmiştir ve halen de bu hüviyetiyle kullanılmaktadır. Erkek ve kadın kısımları genel planlan İtibariyle birbirinin tamamıyla eşidir. Yan yana bitişik inşa edilmiş kubbeli birer soyunmalık, tonoz örtülü birer ılıklık ve haçvari planlı birer sıcaklıktan meydana gelen hamamın külhanı hazne önünde­dir ve orijinalitesini korumaktadır. Za­manla caddenin yükselmesi sonucu bugün birkaç basamak merdivenle inilen hamamın her iki kısmında da kubbe ile örtülü soyunmatıklara XIX. yüzyılda iki­şer katlı camekânlar yapılmış ve erkek­ler kısmında bu bölümün ortasına yekpare mermerden fıskiyeli bir havuz ko­nulmuştur. Dört eyvan-dört halvet şe­ması veren sıcaklık sekizgen bir göbek taşının çevresinde düzenlenmiş, köşele­re kare planlı halvetler, aralarına da ey­vanlar oturtulmuştur. Eyvanlar aynalı tonozlarla, halvetler ise göbek taşının üzerindeki büyük kubbede olduğu gibi tromplarla geçilen kubbelerle örtülüdür. Sıcaklıklarda toplam yirmi ikişer adet kurna bulunmakta, bunların biri havlu sarınmadan önce son durulama suyu­nun dökünülmesi için giriş-çıkış eyva­nında, diğerleri ise üçer tane olmak üze­re öteki eyvanlarla halvetlerde yer al­maktadır. Soğuklukların yan taraflarına birer kısa dehlizle girilen hela ve temiz­lik hücreleri yerleştirilmiştir. Hamam 1728 ve 1838’deki büyük Cibali yangın­larında epeyce zarar görmüş, fakat son­radan onarılmıştır. Erkekler bölümünün önünde bulunması gereken mermer sütunlu kubbeli revakın bu yangınların bi­rinde harap olduğu ve onarımlar sıra­sında kaldırıldığı tahmin edilmektedir.

Yapıya ismini veren çini süslemeler, bugün sadece erkekler kısmının sıcak­lık bölümünde kalmış bulunmaktadır. Halvet kapılarının her iki yanındaki niş­lerin üzerinde toplam sekiz adet dikdört­gen levha ve her kapının üzerinde de al­tıgen, üçgen ve ince şerit şeklindeki lev­haların birleşmesinden meydana gelen büyük birer altıgen çini pano dikkat çe­ker. Aynı biçimde bir pano da girişin kar­şısındaki eyvanda duvarın ortasına yer­leştirilmiştir. Çinilerin hepsi şeffaf-renk­siz sır altına beyaz hamurlu olup mavi ve ffrûze boyalarla yapılmış, koyu ma­viyle tahririenmiş süslemelere sahiptir. Bunların tamamı XVI. yüzyılın ilk yarısı­na ait mavi-beyaz İznik çinilerinin firûze eklenmesiyle zenginleştirilmiş en za­rif örnekleridir. Kapıların yanlarındaki dikdörtgen levhaların bitkisel zemin süs­lemelerinin üzerinde, beyaz renkte çok itinalı bir ta’lik yazı ile yazılmış Farsça hammâmiyye mısraları yer almaktadır.

Diyanet İslam Ansiklopedisi