ÇARPAN

 

ÇARPAN

 

Bir ekonomide,
yatırımların düzeyi yüksel­dikçe milli gelir düzeyinde de bir artış meyda­na
gelir. Yatırım harcamalarının milli gelir üzerindeki bu çoğaltıcı etkisine
çarpan (çoğal­tan) denir. Diğer bir deyişle, toplam talepte meydana gelen
artış, milli gelirin de yükselme­sine sebep olur. Ancak milli gelirdeki artış
ya­tırımdaki artıştan daha fazladır. Çünkü milli gelir, toplumdaki tüketim ve
yatırım harcama­larının toplamından oluşur. Yani, Y=C + 1′-dır. Bundan dolayı,
yatırımlar artarsa nıİHİ ge­lir de artar ve buna bağlı olarak tüketim de ar­tar.
Öyleyse yatırım tüketimi de arttırdığın­dan, milli gelir de birkaç misli bir
artış sağlar. Kısaca, çarpan, yatırım harcamalarındaki de­ğişmenin, toplam
gelirde kaç misli büyüklükle bir gelir değişikliğine yol açacağını gösteren bir
katsayıdır.

1929-1936 ekonomik
bunalım döneminde Keynes ve onun fikirlerini paylaşanlara göre, yatırımların
çarpan etkisinin milli geliri arttı­racağı, dolayısıyla ekonomik kalkınmayı
kolay­laştıracağı savunulmuştur. Çarpan, İ931 yılın­da R.F.Kalın tarafından
“istihdam çarpanı” kavramı ile ortaya çıkarılmıştır: Bu kavramı
Keynes’in “yatırım çarpanı” teorisi izlemiştir. Bu kavramlar dışında
İktisatta denk bütçe çar­panı, dış ticaret çarpanı, vergi çarpanı, süper çarpan
gibi çarpan kavramlarına rastlanılmak­tadır.

1- İstihdam çarpanı
kavramını iktisadi litera­türe Kalın sokmuştur. Kahn’a göre, işsizlik dö­neminde
gerçekleştirilen kamu yatırımlarında yaratılan istihdam artışı bu yatırımlarda
istih­dam edilen işçi sayısından daha fazladır. Bun­dan dolayı yatırım
sanayiinde iş hacminin ge­nişlemesi ve elde edilen kazançlar diğer sek­törlere
olan talebi canlandırmaktadır. Ancak Kahn’ın açıkladığı gibi, ilk İstihdam
edilenler-

le diğer sektörlerde
istihdam edilenlerin döne­mi aynı değildir. Burada çarpanın gerçekleş­mesi İçin
zamana ihtiyaç vardır.

YatırımlardakİAl kadar
artış yatırım sanayi­nin istihdam düzeyindcA.N^ kadar bir gelişme
göstermektedir. Ancak diğer sektörlerdeki is­tihdam hacminin gcli§mesi,AN^’nin
miktarına ve bu miktardan diğer sektörlere geçebilecek orana bağlıdır. Bu oranı
c ile gösterirsek 1/1-c veya kn. istihdam çarpanıdır. Toplam istih­dam hacmi,
istihdam çarpanı ileAN^ miktarı­nın çarpımına eşittir.

AN =kn .AN2

AN = 1 ./ (1-c) .AN2

2- John Maynard
Keynes’in 1936 yılında ya­yınladığı Para, Faiz ve İstihdamın Genel Teo­risi
adlı eserinde yatırını çarpanı marjinal tü-kctİm eğilimi ile marjinal tasarruf
eğiliminde­ki değişmelere bağlanmıştır.

Marjinal tüketim
eğilimi, gelirde meydana gelen küçük bir değişikliğin tüketimde neden olacağı
değişiklik olarak tanımlanabilir. Diğer bir deyişle herhangi bir gelir
düzeyindeki mar­jinal gelir artışının ne kadarlık bir kısmının tü­ketime
ayrıldığını gösterir. Bu İse;

Marjinal Tüketim
eğilimi = c =AC/AY’dir.

Marjinal tasarruf
eğilimi, gelirdeki artışın tü­ketilmeyen kısmını İfade eder veAS /AY eşitli­ği
İle ifade edilir.

Marjinal tasarruf
eğilimi = S =AS/AY’dir.

Yatırım çarpanı(k)
marjinal tasarruf eğilimi­nin tersine veya marjinal tüketim eğilimleri­nin
birden çıkarılması ile bulunacak sayının tersine eşittir. O halde:

k = l/|l-(AC)/(AY)l

= I / 1-c = l/S

 I/(AS)/AY

eşitliği ortaya
çıkmaktadır. Kcynes’e göre yatırımlarda meydana gelen artış toplam talebi de
etkilemekledir. Çünkü

yatırımlardaki artış
milli gelir düzeyini de yük­seltmektedir. Buna bağlı olarak toplumdaki tüketim
ve tasarruf eğilimleri de değişmekte­dir. Artan milli geliri ile gösterirsek şu
eşitlik yazılabilir: AY=Kj\I(1)

Bilindiği gibi, milli
gelir tüketim ve yatırım harcamalarından oluşur.

Y = C + I (2)

0  halde milli gelirde oluşan artış (y), tüke­tim
ve yatırımlarda da artış meydana getire­cektir.

AY «AC +AI (3) Bu
eşitliğin her iki yanınıAY ile bölersek,

1  = (A/Y) + (AI/AY) (4) formülü yazılabilir.

Yukanda belirtildiği
gibi, AC/ AY oranı mar­jinal tüketim eğilimini verip, bu oran c’ye eşit­tir. O
halde formülde C oranı yerine c konula­bilir.

I-C =AI/AY(5)

eşitliğini elde
edebiliriz.

Buradan^Y = 1/I-C Al
(6) formülü elde edi­lir.

Burada çarpan (k)
değerinin 1/1-c’ye eşit ol­duğu görülmektedir. Formüldeki 1-cyerine ta­sarruf
eğilimi (s) de konulabilir. Bu durumda şu formül ortaya çıkacaktır. AY = İ/SAI

Keynes’in
açıklamalarına göre, marjinal ta­sarruf eğilimi birden küçük olduğunda yatı­rımlarda
meydana gelen bir artış, milli gelirde daha fazla bir artış sağlar. Yatırım
çarpanın değeri marjinal tasarruf eğilimine bağlıdır. Marjinal tasarruf
eğiliminin değeri küçüldük­çe çarpanın değeri büyümektedir. Buna karşı­lık
marjinal tüketim eğiliminin değeri yüksel­dikçe yatırım çarpanının değeri de
yükselmek­tedir.

3) Kredi çarpanı,
kaydi para sisteminin ban­kalara sağladığı kolaylıkları belirleyen katsayı­dır.
Kredi çarpanı mekanizmasında iki durum sözkonusudur: a) Ödemelerinin kaydi para
ile yapılması durumudur: Burada bankaların ve­rebilecekleri kredi miktarını
gösteren formül şu şekildedir:

K = 1-r/r.D

222

Bu formülde:

D = Mevduatta
kaydedilen artış

r= Bankaların mevduata
karşılık bulundur­dukları ankes oram, yani likit ihtiyat

K= “Mevduatı
kredi yaratır” denilen siste­me göre verilebilecek kredilerin son
sınırıdır.

Burada 1-r/r kredi çarpanıdır.

b) Ödemelerin kısmen
nakitle yapılması ve kısmen de mevduatın kredi olarak dağıtıldığı bir sistemde
bankaların verebilecekleri kredi miktarını gösteren formül:

k = l-r/1+r’.D

bu şekilde
gerçekleşmektedir.

Burada r = nakitle
yapılan ödemeleri göster­mekte olup, 1-r/l+r’ oranı ödemelerin kıs­men nakitle
yapıldığı durumdaki kredi çarpa­nı olur.

4- Devlet görevi olan
savunma, adalet, eği­tim, yol, köprü, baraj vb. alt yapı yatırımları İçin
harcamalaryapmaktadır. Ekonomide top­lam talebi oluşturan tüketim ve yatırım
harca­maları yanında, devlet harcamalarının da mil­li gelir üzerinde etkileri
bulunmaktadır. Dev­let harcamalarını karşılamak için gerekli kay­naklar
vergilerden değil, borçlanma ile elde edildiği varsayıldiğı takdirde devlete
borç veri­len paralardan finanse edilmektedir. Devlet harcamalarının toplam
talebe katılmasıyla şu formül ortaya çıkar:

Y = C + 1 + G

AY = CAY + AG AY(l-c)
= AG AY = 1/{1-C) AG

(D (2) (3) (4)

sonucu elde
edilmektedir.

O halde, devlet
harcamalarının milli gelir üzerindeki etkisi yatırım harcamalarının yarat­tığı
etki gibidir. Burada 1/1-C devlet harcama­larının çarpanıdır.

Devlet harcamaları,
transfer ödemeleri ile yapıldığı takdirde, bu harcamalann tamamı ta­lebe
dönüşmez. Transfer ödemelerinin talebe dönüşecek kısmını marjinal tasarruf
eğilimi belirlemektedir. Transfer ödemeleriATÖ ka­dar artarsa, toplam talepte
de CaTÖ kadar ar­tış olur. Kısaca, aynı miktardaki transfer ödemesi, ayın
miktardaki devlet harcamalarından daha az bir şekilde toplam talebi etkilemekte­dir.
Buna bağlı olarak şu formül yazılabilir:

AY = 1/1-c   .ATÖ buradan, AY = C/(l-c)ATÖ

eşitliği ortaya
çıkmaktadır.

Devlet harcamaları
vergiler ile karşılandığın­da, vergilerin milli gelir üzerinde de etkileri
meydana gelecektir. Bireylerden alınan vergi­ler, ekonomide toplam talebi
düşürdüğünden millî gelirde de bir azalma oluşturmaktadır. Ancak toplam talepte
meydana gelen azalma bireylerden toplanan vergi kadar değildir. O halde,
vergiler AT kadar arttırıldığında, top­lam talep, AT kadar azdır. Bu durumda şu
eşit­lik ortaya çıkmaktadır.

AY = l/(l-c)-cAT
Dy=[-c/(l-c)]AT

Bu formüldeki
-C/l-C’ye vergi çarpanı de­nir. Vergi çarpanı, vergilerdeki kısıtlı değişik­liklerin
gelir üzerindeki katlamalı etkisini gös­teren katsayıdır. Devlet harcamaları
^G) ile vergilerin ^T7 gelirlere etkileri birbirine ters yönde olup, eşit
değildir. Bu nedenle, devlet harcamalarda değişme olduğu takdirde, bu de­ğişikliğe
uygun vergi ayarlaması yapılmakta­dır. Buna bağlı olarak milli gelirlerde de
deği­şiklik olmaktadır.

AY =AG/I-C = KAG

Vergi ayarlamasındaki
değişikliklerin ^T) gelir seviyesine ters yönde etkisi K.CAT ola­caktır. Buna
bağlı olarak AY = KAG-KCAT=AG Buradan

AY = 1/1-c AG -1 / 1-e
AT AY = (AG-cAT)l/l-e formülü ortaya çıkmaktadır.

5-  Denk bütçe çarpanı, devlet harcamaları ve
vergilerde oluşan eşit değişmelerin, gelir dengesi düzeyini bütçedeki denk
değişikliğin miktarı  kadar  değiştirmesi  
ilkesine   denir. Denk bütçe
çarpanteoreminde, kamu giderle­rindeki değişikliklerin dolaysız vergi tedbirle­riyle
karşılanmasında, milli gelirde oluşabile­cek nominal fark belirtilemktedir.
Marjinal tü­ketim eğilimi (c) ve kamu giderleriAG mikta­rında arttırıldığı
takdirde çarpan etkisiyle mil­li gelirde meydana gelecek yükseliş şu formül­le
ifade edilir:

AY =AG/1-C

Devlet harcamalarında
AG miktarındaki bir artış dolaysız vergilerle karşılanırsa, yani do­laysız
vergilerin hasılatındaAT =AG kadar bir gelişme sağlandığı takdirde, halk
tüketimlerin­den ve tasarruflarından kısıntı yaparak vergiyi ödeyecektir.
Vergilerin teorik deflatör etkisi cAT miktarında olacaktır. Aynı zamanda gi­der
artışının nominal gelirleri ve vergilerin deflatör etkileri birbirinden
çıkarıldığında: AY -AG/1-C-ÛT/l-C =AG

sonucu ortaya
çıkmaktadır.

Milli gelirde meydana
gelen nominal artış, gider artışına denk olacaktır. Bunun yanında giderlerdcki
artışın vergilerle karşılanması ekonomide enflasyonist baskının oluşmasına
sebebiyet verecektir.

Milton Friedman,
gerçek hayatta durumun denk bütçe çarpanı teorisinden farklı oluştu­ğunu 1970
yılında belirtmiştir. Çünkü teoride amrjinal tüketim eğilimi sabit
varsayılmışken, gerçek hayatta gelin sahipleri tasarruflarını azaltırken
tüketim harcamalarında bir kısıntı yapmamaktadırlar. Dolayısıyla marjinal tüke­tim
eğiliminin tahmin edilen ve gerçekleşen değerleri birbirinden farklı
olmaktadır. Buna bağlı olarak, gelirlerde oluşan nominal şişkin­lik o yılın
bütçesinde devlet harcamalarından (\G) daha büyük bir rakam halinde görülmek­tedir.

6-  Dış ticaret çarpanı, ithalat ve ihracatta
oluşan değişimlerin sonucunda milli gelir sevi­yesinde meydana gelen değişmeyi
belirleyen katsayıdır, ihracat artışının milli gelir seviyesi­ni arttırıcı,
ithalat artışının ise milli gelir sevi-yesinin yükselişini azaltıcı etkisi
vradır. Dış ti­caret çarpanının gelirlere etkisi marjinal İthal eğilimine ve
marjinal tasarruf eğilimine bağlı­dır. Marjinal ithal eğilimi, gelirde oluşan
deği­şikliklerin ithalat talebini etkilemesidir. İtha­latta meydana gelecek
artış (\M) İle gösterilir­se; Mu =AM/AY

Marjinal ithal
eğiliminin değeri ne kadar bü­yükse, ihracatın gelirleri arttırıcı etkisi o
dere­ce düşük ve buna bağlı olarak dış ticaret çarpa­nının değeri küçüktür.

Marjinal tasarruf
eğilimi ^S^Y) ile marjinal İthal eğiliminin birlikte tayin ettikleri dış tica­ret
çarpanının formülü şu şekilde açıklanır:

kxls = İ/KAS/AY) +
(AM/AY)]

kx|s = l/Marj
.Tasarruf Eğilimi+Marj.İ t hal Eğilimi

7- Süper çarpan
kavramını İlk kez İ931’de Ragner Frisch ortaya atmış, ancak iktisadi lite­ratüre
195ü yılında Hicks sokmuştur. Süper çarpan akvramı, net kapasite arttırıcı
yatırım­larla, diğer yatırımlar arasındaki farkı göste­ren katsayıdır. Süper
çarpan ile basit yatırım çarpanı arasındaki fark, yatırımların net kapa­site
artışı sağlayabilecek nitelikte olup, olma­dığıdır. Basit yatırım çarpanında
yatırımların verimliliği yani kapasite arttırıcı etkisi göz önüne alınmazken,
süper çarpan kavramında yatırımların verimliliği dikkate alınmıştır. Sü­per
çarpanın formülü şu şekilde açıklanabilir.

kx = 1/1-C-y

Bu formülde, üretim
kapasitesinde arttırıcı etkisi olmayan marjinal harcamalar oranı mar­jinal
tüketim ahrcamalarına yatırım ile eklen­miştir.

ErişahABDÜRRAHİM