Canberdi Gazali Kimdir, Hayatı, İsyanı, Hakkında Bilgi

0
51

Canbirdi Gazali, (Ö. 927/1521) Kanuni Sultan Süleyman’ın tahta çıkışından hemen sonra ilk büyük isyanı çıkaran eski bir Memlüklü emîri, Osmanlılar’in Şam beylerbeyi.

Aslen Slovenyalı olduğu rivayet edilir. Hatta, II. Bayezid devrinde Osmanlı akın­cıları tarafından esir alınıp İstanbul’a ge­tirildiği ve oradan Memlûk sultanına he­diye olarak gönderilen yirmi esir arasın­da bulunduğundan da bahsedilir. Mem­lûk Sultanı Kayıtbay’ın memlüklerinden olup Gazâlî nisbesini bir müddet idare­cisi olarak bulunduğu Şarkiye’dekİ Min-ye Gazal köyünden alır. XVI. yüzyıl Os­manlı kaynaklarında adı Canberd Gazâ­lî, Canberd Gazzâlî şekillerinde de geç­mektedir.

Getirildiği çeşitli görevlerde yeteneği­ni ispat ettikten sonra süratle yükseldi. Çeşitli idarî hizmetlerde bulundu, ardın­dan Sultan Gavri zamanında Halep ve Şam hâcibi oldu. 151 İde Safed nâibliğine getirildi, bir yıl sonra da Hama’ya nakledildi. Hama naibi iken 1516’da Mercidâbık Savaşı’na katıldı ve mağlûbiyet­ten sonra Şam taraflarına çekildi. Tomanbay tarafından Sam nâibliğine ge­tirilerek Osmanlı kuvvetlerine karşı bu bölgedeki direnişi yürütmekle görevlen­dirildi. Burada büyük bir güçlükle topladiğı kuvvetlerle Osmanlılar’ Gazze’de durdurmak istedi. Ancak Han Yûnus mev­kiinde Veziriazam Sinan Paşa’nın kuv­vetleri karşısında yenildi ve çok az bir kuvvetle Kahire’ye kaça­bildi. Daha sonra Tomanbay’ın yanında Ridâniye Savaşı’na katı­lan Canbirdi yenilgiden sonra onunla bir­likte gitmeyip Gazze tarafına çekildi ve Sâlihiye’de beklemeye başladı. Hatta bu savaş sırasında onun Hayır Bey ile bir­likte gizlice Osmanlılar’a yardımda bu­lunduğu da rivayet edilir. Ardından To­manbay’ın Kahire’de üç gün süren kanlı mücadeleden sonra yenilerek kaçtığını işitince muhtemelen Hayır Bey’in de teş­vikiyle Yavuz Sultan Selim’e başvurdu Selim de henüz Mısır’da em­niyeti tam olarak sağlayamadığından bu hususta faydalı olabileceği düşüncesiyle isteğini kabul etti. İbn İyâs’a göre 400 kadar Memlûk ümerâsıyla, bir Osman­lı kaynağına göre ise 300 cündî ile Os­manlı karargâhına geldi ve Vezîrâzam Yûnus Paşa tarafından ikramla karşılan di; ardından Seüm’in huzuruna çıkarıldı ve hil’at giydirildi. Kendisine burada 400.000 akçelik hasla Sofya sancak beyliği verildi. Silâhşor’un kaydı­na göre Kahire’de karışıklıklar sürdüğü için Selim bu hususta onun fikrini sor­muş, o da fitnenin ancak Mısır tahtına oturması halinde bertaraf olacağını ve herkesin ona itaat edeceğini bildirmiş, bunun üzerine Yavuz Sultan Selim 15 Şubat’ta Kahire’ye gelerek Mısır tahtına oturmuştu. Canbirdi ayrıca bazı bölgelerde isyan halinde bu­lunan memlûk grupları ve bazı aşiretle­rin üzerine gönderildiği gibi Tomanbay’ı takip ile görevlendirilen Osmanlı kuvvet­lerine de katıldı. Yakalanan Tomanbay’ın idamı hususunda Hayır Bey ile birlikte Yavuz Sultan Selim’e tavsiye ve telkinde dahi bulundu. Selim Mısır’dan dönüsü sırasında hizmetleri kar­şılığı kendisine Gazze, Safed. Kudüs, Kerek ve Nablus’u bir sancak beyilik ola­rak verdi. Bu vazifede iken âsi Arap aşi­retlerinin üzerine gönderildi. 15 Şubat 1518’de Şam beylerbeyiliğine getirildi ve âsi İbn Hanes’in ortadan kaldırılmasını sağladı.

Yavuz Sultan Selim’in ölümüne kadar Şam vilâyetinde âsi aşiretlerin isyanı ile uğraşan ve hac yollarının emniyetini sağ­lamaya çalışan Canbirdi’nin tutumu Ka­nunî’nin tahta geçişiyle değişti. Yeni pa­dişahın gene ve tecrübesiz oluşundan is­tifade etmek istedi ve istiklâl davası ile harekete geçti. Maksadı önce Şam ve ci­varını ele geçirmek, ardından da hâkimi­yetini Mısır’a kadar uzatıp Memlûk sul­tanlığını tekrar canlandırmaktı. Hatta bu gaye ile Mısır Valisi Hayır Bey’le mektup-laşmıs. Hayır Bey bir taraftan onu oya­layıcı cevaplar verirken bir taraftan da durumu İstanbul’a bildirmişti. Bu arada Canbirdi etrafına Osmanlı idaresinden memnun olmayan Memlûk beylerini ve Araplar’ı toplayarak bir ordu kurdu. Kuv­vetleri içinde tüfekli gruplar bile vardı. Şam’daki Osmanlı muhafızlarını berta­raf edip tam bir hâkimiyet kurduktan sonra adına hutbe okutup para bastırdı ve “el-melikü’l-eşref” unvanını aldı. Ro­dos şövalyelerine başvurarak silâh, top, mühimmat ve gemi istedi. Onlardan ge­len destekle Beyrut, Trablusşam gibi kı­yı şeridindeki yerleri ele geçirdi. Ardın­dan Halep üzerine yürüdü ve şehri ku­şattı il Kasım 15201 İsyan haberinin ve Halep kuşatmasının duyulması üzerine İstanbul’da divanda yapılan görüşmeler sonucu önce Karaman Beylerbeyi Hüs-rev Paşa Karaman askeriyle, Silâhdar ağası Mehmed Ağa 1000 kadar silâhdar ve sol ulûfeciler ağası Bostancı Ali Bey de 1000 kapukulu askeriyle 21 Kasım’da yola çıkarıldılar. Daha sonra üçüncü vezir Ferhad Paşa kumandan tayin edil­di; Anadolu ve Rum beylerbeyleri. Dulkadirli Sehsuvaroğlu Ali Bey ve Ramazanoğlu Pirî Bey’e sefere katılmaları için emirler gönderildi. Osmanlı kuvvetleri­nin hareketini öğrenen Canbirdi ise bir taraftan Şehsuvaroğlu Ali Bey ve Ramazanoğlu Pîrî Bey’e haber göndererek ken­di safında yer almalarını isterken bir ta­raftan da öteden beri gizlice münase­bette bulunduğu Şah İsmail’den yardım talep etti. Daha Yavuz Sultan Selim dö­neminde Safevîler’le irtibata geçen Can­birdi, o sıralarda Kaşan’da bulunan Şah İsmail’e ve Bağdat hâkimi Şah Ali’ye el­çiler yollamıştı. Bir Osmanlı casusundan alınan habere göre, Sah İsmail’in bizzat gelip kendisine yardımda bulunmasını veya asker göndermesini istemiş. Mısır’-dakilerin de kendisini destekledikleri­ni Şah İsmail’e bildirmişti.

İsyanı boyunca da Safevller’le irtiba­tını sürdüren Canbirdi Osmanlı kuvvet­lerinin baskısı sonucu kuşatmayı kaldı­rarak Şam’a çekilmek zorunda kaldı. Fer­had Paşa idaresindeki Osmanlı kuvvet­leri iki kol halinde Şam’a ilerledi. Canbir­di bu kuvvetleri Şam yakınlarında Mastaba da karşılamak için hazırlıklar yap­tı. 27 Ocak 1521 ‘de yapılan savaşta Can­birdi’nin ordusu bozguna uğradı. Kendi­si ise bir rivayete göre kaçarken arka­dan yetişen bir asker tarafından öldü­rüldü; diğer bir rivayete göre derviş kı­yafetinde izini kaybettirmeye çalışırken yakın adamlarından hazinedarı Şeydi Ali tarafından öldürülerek kesik başı Fer­had Paşa’ya teslim edildi. Böylece Şam bölgesi yeniden sükûnete kavuştuğu gi­bi Şah ismail de umduğu fırsatı bulama­dı. Bu arada isyanın bastırılması Kahire’de de sevinçte karşılandı. Zira isyan sü­resince Şam bölgesi ile kesilen bağlantı yeniden sağlanmıştı. Canbirdi’nin ber­taraf edilmesi dolayısıyla oldukça rahat­layan Mısır Beylerbeyi Hayır Bey Şam yolunun açıldığını tüccarlara bildirmiş, ayrıca Canbirdi isyanına katılmış olup da Kanire’de saklananların derhal teslim olmaları için gönderilen fermanı halka ilân ettirmişti.

Diyanet İslam Ansiklopedisi