Büreyde bin Husayb Kimdir, Hayatı, Hakkında Bilgi -Sahabi-

0
73

Ebû Abdillâh Büreyde b. el-Husayb b. Abdillâh el-Eslemî (ö. 63/682-83 [?]) Horasan bölgesinde en son vefat eden sahâbî.

Eşlem kabilesinin Sehmoğulları kolu­na mensuptur. Adının Âmir, künyesinin Ebû Sehl, Ebû Sâsân veya Ebü’l-Husayb olduğu da rivayet edilmektedir. Mekke-li müşriklerin hicret sırasında Hz. Peygamber’i diri veya ölü olarak ele geçire­ne büyük mükâfatlar vaad ettiğini du­yan Büreyde, arazisinden geçmekte olan Hz. Peygamber ile yanındakileri durdu­rup kimliklerini öğrenmek istedi. Fakat bu esnada Resûlullah’ın konuşmasından etkilenerek müslüman oldu ve adamla­rıyla beraber onun arkasında namaz kıl­dı. Hz. Peygamberin Medine’ye bayrak­sız girmesini uygun görmediği için ken­di sarığını çözüp mızrağına bağladı ve arazilerinden çıkıncaya kadar onlara mu­hafızlık yaptı. Hz. Peygamber’den bir sü­re sonra o da hicret ederek Medine’ye yerleşti. Bedir ve Uhud gazvelerinde bu­lunamadı; fakat daha sonra Hz. Peygam-ber’le birlikte on altı gazveye katıldı. Müreysî Gazvesi öncesinde İstihbarat gö­revlisi olarak düşmanın savaş hazırlıkla­rını büyük bir maharetle tesbit etti; sa­vaştan sonra da esirlerin muhafazasına memur edildi. Hudeybiye’ye giden İslâm ordusuna kılavuzluk yaparak orduyu Mek­ke keşif kollarının takibinden kurtardı. Hayber’in fethinde bulundu. Mekke’nin fethi sırasında Eşlem kabilesine ait iki sancaktan birini Büreyde taşıyordu. 9 (630) yılında Hz. Peygamber tarafından Eşlem ve Gıfâr kabilelerine zekât âmili olarak gönderildi. Tebûk Seferi için ka­bilesini savaşa hazırlamakla görevlendi­rildi. Bir ara Hz. Peygamber’in kâtipliği­ni yaptı. Resûlullah Üsâme ordusunun sancağını da ona vermişti.

Hz. Ömer devrinde kumandan olarak görev alan Büreyde Basra şehrinin ku­ruluşuna kadar Medine’de kaldı, daha sonra Basra’ya yerleşti. Hz. Osman za­manında Horasan’ın fethine katıldı. Ye-zîd b. Muâviye döneminde 62 (681 -82) veya 63 (682-83) yılında vefat edinceye kadar Merv’de kaldı.

Büreyde b. Husayb Hz. Peygamber’­den 164 hadis rivayet etmiş, kendisinden de iki oğlu Süleyman ve Abdullah ite Ebû Nadre el-Abdî, Şa’bî, Abdullah b. Evs el-Huzâî ve başkaları rivayette bulunmuş­tur. Büreyde’nin rivayet ettiği hadisler­den biri Buhârî ve Müslim’de, ayrıca bir tanesi Buhârfde, on bir tanesi de Müs­lim’de yer almaktadır. Rivayet ettiği di­ğer hadisler başta dört büyük sünen ol­mak üzere diğer hadis kitaplarında ve Müsned’üe (V, 346-361) mevcuttur.

Hayber’in fethinde surlarda açılan ge­dikten içeri dalanlardan biri de Büreyde idi. 0 sırada üzerinde kırmızı bir elbise bulunduğu için herkes kendisini farket-mişti. Daha sonra Büreyde alçakgönüllü­lüğe aykırı bulduğu bu halinden daha büyük bir günahını hatırlamadığını an­latırdı. Hz. Peygamber’in bir sefer sıra­sında konakladıkları yerde kalan bazı eşyayı onun sırtına koyduğunu ve ken­disine “yük devesi” (ez-zâmile) diye ilti­fat ettiğini naklederdi (Heysemî, IX, 398). Büreyde at sırtında düşmana saldırmak­tan daha güzel bir hayat şekli olmadığı­nı söylerdi.

Diyanet İslam Ansiklopedisi