Bayındır Boyu, Bayındırlar Kimlerdir, Tarihi, Özellikleri, Hakkında Bilgi

405

Bayındır, Oğuz boylarından biri.

Kâşgarlı Mahmud tarafından Dîvâni-lugâti’t-Türk’te Bayundur şeklinde üçün­cü sırada zikredilir ve damgasının şekli de verilir. Fahreddin Mübârekşah’ın lis­tesinde de Bayındırlar’ın adına rastlan­maktadır. Reşîdüddin ise boyun adını Bayındır şeklinde göstermiş ve bu ismin “daima nimetle dolu olan yer” mânası­na geldiğini belirtmiştir. Yine ona göre Bayındır Oğuzlar’ın Üçok kolunun birin­ci boyu olup ongunu sungur ve şölenler­de yiyeceği et payı da koyunun “sol karı yağrını” (sol kürek kemiği) kısmı idi. Reşîdüddin’deki Bayındır damgasının gerçek şekli ancak Yazıcızâde Ali Efendi’nin ese­rinde görülebilir.

Bayındırlar, Oğuzlar’ın İslâmiyet’ten önceki tarihlerinde oldukça mühim roller oynamış boylarından biridir. XIV. yüzyılın başlarında tesbit edilmiş hâtıralara gö­re, ilk Oğuz hükümdarlarından Dip Yavku’nun (Yabgu) beylerinden Tülü Hoca Bayındır’dan olduğu gibi “ala atlı kiş ton­lu” Kayı İnal Han’ın “köl erkin”i (naibi) Dünür oğlu Erki de aynı boydan idi. Ka­yı İnal Han’ın ancak ölürken bir oğlu dün­yaya gelmişti. Bu yüzden Korkut Ata’nın tavsiyesi üzerine, Tuman adı verilen ço­cuk prens ergenlik çağına gelinceye ka­dar Köl Erkin’in ona nâibiik etmesi ka­rarlaştırıldı. Köl Erkin otuz iki yıl nâib sıayındır bovunun damgası:

a- Kâşgarlı’ya göre,

b- Reşîdüddin’e göre[, d Yazıcıoğlu’na göre fatı ile Oğuz elini idare etti. Bu hâtıra­lar, Bayındırlar’ın Oğuz elinin İslâmiyet’­ten önceki tarihlerinde önemli bir rol oy­namış olduklarını göstermektedir. Bilin­diği gibi Dede Korkut destanlarındaki Oğuzlar’ın başında da Kam Gan Oğlu Ba­yındır Han görülür. Buradaki Bayındır Han’ın Akkoyunlu hanedanını yükselt­mek için destanlara sonradan sokulmuş olması da muhtemeldir. Fakat Bayındır Han’ın babasının Gök Han değil de Kam Gan olarak belirtilmesi henüz açıklana­mamıştır.

XV ve XVI. yüzyıllara ait tahrir defter­lerinde elli iki kadar köy ve mezraa Ba­yındır adını taşıyordu. Diğerleri gibi Ana­dolu’nun orta ve batı bölgelerinde bulu­nan bu yer adları, Selçuklular devrinde Anadolu’nun bir Türk yurdu haline geti­rilmesinde Bayındırlar’ın mühim bir rol oynadığını gösterir. Yer adlarından baş­ka aynı yüzyıllarda aynı adı taşıyan bir­çok oymak vardır. Bu oymaklardan Tar­sus ve Halep bölgesinde yaşayanlar önem­lidir. Bunlardan Tarsus bölgesinde yaşa­yan Bayındırlar Ulaş boyunu teşkil eden obalardan biridir. Birçok ekinlikte çift­çilik yaparak yarı göçebe bir hayat sü­ren Bayındırlar’ın nüfuslarının 1519’da 4000 kişiden fazla olduğu anlaşıl­maktadır. Halep Türkmenleri arasında yaşayan Bayındır oymağı ise 1570 tari­hinde 250 çadırdan oluşuyordu. Bu Ba­yındırlar’ın 235 çadırlık bir kolu da Si­vas’ın güneyindeki Yeni İl bölgesinde ya­şamaktaydı. Yeni İl Bayındırları daha sonra birçok Türkmen oymakları ile birlikte Rakka bölgesine yerleştirildiler. Bu­raya yerleştirilen Türkmenlerin Arap oymakları ile yaptıkları savaşlarda yiğit­lik gösterenlerden biri de Bayındır oy­mağının boy beyi Hâiid Bey idi. Bayındır­lar XIX. yüzyılda diğer Türkmen oymak­ları ile birlikte Antep taraflarına gelip köyler kurarak yerleştiler. Yalnız boy be­yi Hâlid Bey’in adını taşıyan Hâlidli oba­sı Suriye’deki Çoban Beyli köyünde kal­mıştır. Bayındırlardan bir kol da batıya göç etmeyerek Hazar-Ötesi Türkmenle­ri arasında yaşamıştır. Nüfusu fazla ol­mayan bu Bayındır kolu Göklen toplulu­ğuna mensup olup yurtlan şimdi İran topraklarında bulunmaktadır.

Bayındırlar’ın Anadolu’nun fetih ve is­kânına katılmasından sonra Türk tari­hindeki en mühim rolleri Akkoyunlu Devleti’ni kurmalarıdır. Bundan dolayı Akko­yunlu hanedanına Türk kaynaklarında Bayındırlu. Farsça eserlerde Bayındıriyye adı verilir. Akkoyunlu hanedanı mensupları da Bayındır Han’ın torunları ol­maktan gurur duyuyorlardı. Bununla il­gili olarak Bayındır boyunun damgası­nı devletlerinin resmî alâmeti kabul et­mişlerdir. Böylece Akkoyunlu paraların­da, resmî vesikalarında, silâhlarında ve bayraklarında Bayındır damgası görü­lür. Bundan başka Bayındır, yine Bayın­dır Han’dan dolayı şahıs adı olarak da yaygın bir şekilde kullanılmıştır.