Adliye Nezareti Nedir, Ne Demek, Osmanlı’da Görevi, Tarihi

0
89

Adliye Nezâreti. Osmanlı Devleti’nde Avrupa tarzında teşkil edilen ve bugün Adalet Bakanlığı’na tekabül eden kuruluş.

İlk defa, bir yüksek mahkeme olan Dîvân-ı Ahkâm-ı Adliyye’nin 13 Zilkade 1286 tarihinde “Nezaret”e çevrilmesiyle kuruldu. Bundan ön­ce Adliye Nezâreti’ne ait işler, devletin ilk dönemlerinde daha çok kazasker­ler, şeyhülislâmlığın önem kazanmasıy­la sonraları şeyhülislâmlar tarafından görülmekteydi. 23 Mart 1837’de, ihti­yaç duyulan kanunnâme ve nizâmnâ­meleri hazırlamak üzere kurulmuş olan Meclis-i Vâlâyı Ahkâm-ı Adliyye. 1868′-de Şûrâ-yı Devlet ve Dîvân-ı Ahkâm-ı Adliyye relslikleri olmak üzere ikiye ay­rıldı. Dîvân-ı Ahkâm-ı Adliyye başlan­gıçta bir yüksek mahkeme olarak dü­şünülmüş ve esas itibariyle birisi “Tem­yiz”, diğeri “İstînaf” olmak üzere iki kı­sım halinde düzenlenmişti. Kısa bir sü­re sonra Dîvân-ı Ahkâm-ı Adliyye nizam-nâmesiyle relslik nezarete dönüştürü­lerek Dîvân-ı Ahkâm-ı Adliyye Nezâreti kuruldu.  İlk nazırlığa da Ahmed Cevdet Pa­şa getirildi. 1875 yılı sonlarına kadar Dîvân-ı Ahkâm-ı Adliyye nâzın aynı za­manda temyiz mahkemesi relsi idi. Bu tarihte temyiz mahkemesine ayrı bir rels tayin edilerek Adliye Nezâreti ile temyiz mahkemesi başkanlığı birbirin­den ayrıldı. Yihe aynı yılın 30 Kasımın­da o zamana kadar Ticaret Nezâreti’ne bağlı olarak çalışan ticaret mahkemele­ri de Adliye Nezâretine bağlandı.

Adliye Nezâretinin ilk teşkilât nizam­namesi Said Paşa’nın nazırlığı zama­nında hazırlanmıştır. 29 Cemâziyelevvel 1296 tarihli “Ad­liye ve Mezâhib Nezâreti’nin ve Devâir-i Merbûtasfnın Vezâifi Nizamnâmesi’nde Adliye Nezâreti’ni teşkil eden he­yet adliye nâzın, adliye müsteşarı, adli­ye mektupçusu, encümen-i adliyye, encümen-i idâre-i adliyye, havale müdü­rü, umûr-ı cezâiyye müdürü, umür-ı hukûkiyye müdürü, sicill-i me’mûrîn mü­dürü, mezâhib müdürü, evrak müdü­rü ve muhasebeci şeklinde tertip olun­muştur. Daha sonra bu heyete cerîde-i mehâkim idaresi, mütercimlik ve intihab en­cümeni de katılmıştır. Bu nizamname ile gayri müslim azınlıkların o zamana kadar Hariciye Nezâreti’ne bağlı olan mezhep işleri Adliye Nezâreti’ne bağ­landı ve bu sebeple nezaretin ismi Adli­ye ve Mezâhib Nezâreti oldu. Nezaretin 7 Cemâziyelevvel 1329 tarihli dahilî nizamnamesi ile teşkilâ­tı değiştirilerek Adliye Nezâreti mer­kez heyeti müsteşarlık, kalem-i mahsus müdüriyeti, umûr-ı cezâiyye müdüri­yeti, umûr-ı hukûkiyye müdüriyeti, si­cil müdüriyeti, muhasebe müdüriyeti, mezâhib müdüriyeti, ihsâiyyât ve müdewenât-ı kânûniyye müdüriyeti ve ev­rak müdüriyeti olmak üzere dokuz mü­dürlükle, encümen-i ıslahât-ı adliyye, encümen-i intihâb, intihab komisyonu, encümen-i idare, kalem-i mahsus en­cümeni, encümen-i inzibat olmak üze­re altı encümenden ibaret bir kuruluş haline getirildi. Bu müdürlük ve encümen­lerden ayrı olarak zamanla Adliye Nezâreti’nde başka müdürlük ve daireler de kurulmuştur.

Nizamiye ve ticaret mahkemelerinin yanı sıra 13 Mart 1917 tarihli bir ka­nunla şer’iyye mahkemeleri de Adliye Nezâreti’ne bağlanmışsa da bu durum devam etmemiş, 1919’da bu mahke­meler tekrar şeyhülislâmlığa bağlanmıştır. Osmanlı Devleti’nde bulunan konsolosluk mahkemeleriyle gayri müslim azınlıkla­rın cemaat mahkemeleri ise Adliye Ne­zâreti dışında tutulmuştur.

Adliye Nezâreti, 1873’ten 6 Ekim 1901’e kadar Cerîde-i Mehâkim, 13 Ekim 1901’den 10 Mart 1907’ye kadar Ceride-i Mehakim-i Adliyye adıyla haftalık, 1909’dan itibaren Cerîde-i Adliyye ismiyle on beş günlük bir dergi çıkarmıştır; Cerîde-i Adliyye, Adalet Dergisi adıyla bugün de yayın hayatına devam etmektedir. Adliye Nezâreti’nde, kuruluşundan 1922’de son Osmanlı hükümetinin istifasına kadar otuz yedi adliye nâzırı görev yapmıştır.

Diyanet İslam Ansiklopedisi