Adi bin Zeyd Kimdir, Hayatı, Hakkında Bilgi

22

Adî b. Zeyd b. Hammâd el-İbâdî et-Temîmî (ö. 600 civan) Câhiliye devri hıristiyan Arap şairi. Milâdî 550 yılı civarında Hîre’de doğ­du. Aslen Temîm kabilesinden olup Yemen’den Hîre’ye göçmüş hıristiyan bir aileye mensuptur. Dedesi ve babası, Hîre ve çevresinde hüküm süren Sâsânî Krallığı’na bağlı Lahmî hanedanının hizmetinde bulundu. Adî de Medâin’de Sâsânî sarayında tahsil ve terbiye gör­dü, bu sırada Farsça’yı da öğrendi. Hem Arapça’yı, hem de Farsça’yı konuşup yazabildiği için Kisrâ Hürmüz’ün (579-590) ve bilhassa Hüsrev Pervîz’in (590-628) Arapça yazışmalarında kâtiplik ve mütercimlik yaptı. Hatta bir ara Sâsâ­nî sarayını temsilen Bizans’a elçi olarak gönderildiği (579) ve dönüşünde Şam’a uğradığı da nakledilir. Hayatı Hîre ve Medâin saraylarında geçen Adî b. Zeyd, Hîre hükümdarı olmasına yardım ettiği III. Nu’mân’ın (580-602) kızı Hind’le evle­nerek hükümdarın en yakın nedimi ol­du. Adînin Hîre sarayındaki nüfuz ve itibarını kıskananlar. İran’ın çıkarlarını Araplar’ınkine tercih ettiğini ileri süre­rek onun III. Nu’mân’ın gözünden düş­mesine ve hatta hükümdarın emriyle hapsedilerek boğdurulmasına sebep ol­dular. Adî b. Zeyd’in öldürülmesinin Sâsânîler ile Lahmîler’in arasını açtığı, so­nunda Lahmî hanedanının çöküşünü hız­landırdığı rivayet edilir.

Bedevî hayatından koparak yabancı tesirlere açık bir çevrede yetiştiği için, hicrî ikinci ve üçüncü asır dil ve edebi­yat âlimleri Adî b. Zeyd’in dilini fasih saymamış ve eserlerinde şiirlerini örnek fşahid) olarak göstermemişlerdir. Mufaddal ile Asmaî’nin meşhur şiir mec­mualarında onun şiirlerine yer verilme­mesinin asıl sebebi de bu olmalıdır. Te­ma olarak dünya hayatının fâniliğini iş­lediği şiirlerinin daha sonraki şairlere tesir ettiği söylenmektedir. Kolay anla­şılır bir dil kullanan Adfnin en başarılı şiirleri şaraba dair olanlarıdır.

Hicrî üçüncü yüzyıl filologlarından Sükkerî tarafından düzenlenen divanının yazmaları elde edilemediği için, L. Şeyho. Şu card’ü’n-Naşrâniyye adlı ese­rinde (s. 439-474) Adî’nin belli başlı kay­naklardaki 400 kadar beytini bir araya toplamıştı. Fakat eser daha sonra bulunmuş ve 1965’te Muhammed Cebbar el-Muaybid tarafından Bağdat’ta neşre­dilmiştir. Ancak, hem L. Şeyho tarafın­dan derlenen beyitleri hem de divanındaki şiirleri arasında kendisine nisbeti şüpheli olanlar vardır. Bağdatlı Mehmed Fehmi onun “Dâliyye”si ile şiirlerinden bazı parçaları Târih-i Edebiyyât-ı Arabiyye adlı eserinde (s. 370-390) Türkçe’­ye tercüme etmiştir.

Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi