Steve Biko kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi

34

Steve Biko kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi: (1946-1977) Güney Afrikalı siyasi önder. Siyah Bilinç hareketinin öncüsüdür. Güney Afrika Cumhuriyeti’nde King Williams Town kentinde doğdu. Babası memurdu, annesi ise beyaz ailelerin yanında hizmetçilik yapıyordu. 1960’ta Sharpeville’de polisin siyahlar üzerine ateş açarak 72 kişiyi öldürmesini izleyen dönemde, ırkçılı­ğa karşı muhalefet büyük ölçüde bastırılmış, siyasi çalışmalar yasaklanmıştı. 1963’te polisin yürüttüğü tutuklama kampanyası sırasında Biko’nun ağabeyi de tutuklandı. Büyük ölçüde bu nedenle okumakta olduğu Lovedaletting School’dan uzaklaştırılan Biko bir süre sonra Natal’da liberal eğilimli katolik St. Francis College’a girdi. Ortaöğrenim yıllarında çeşitli ırkların bir arada yaşadığı bütünleşmiş bir toplumun gerçekleşmesini savunanların etkisi altın­daydı.

1966’da Natal Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne gir­di. Kısa bir süre sonra Öğrenci Temsilciliği Konseyi’ ne seçildi ve Günev Afrika Öğrencileri Ulusal Birliği’nin (National Union of South African Students-NUSAS) üyesi oldu. Birliğin üye ve yöneticile­rinin büyük çoğunluğu İngilizce eğitim yapan liberal üniversitelerin beyaz öğrencileriydi ve uzun süreden beri ırkçılığa karşı mücadele ediyorlardı. Siyah öğren­ciler de birliği tek mücadele aracı olarak görüyorlardı.

Biko bir süre NUSAS içinde çalıştıktan sonra değişik ırklardan kişilerin bulunduğu örgütlerde mü­cadele etmenin sakıncalarını görmeye başladı. Beyaz­lar siyahlara beyazlara karşı nasıl davranmaları gerek­tiğini söylüyorlardı. Bu büyük bir çelişkiydi. Biko’ya göre artık çözümü siyahlar bulmalıydı. Aralarındaki birliği sağlamalı ve ilk iş olarak beyaz liberallerle ilişkilerini koparmalıydılar. Bu doğrultuda hareket eden Biko kendisi gibi düşünenlerle birlikte 1968’de Güney Afrika Öğrenci Örgütü’nü (South African Student Örganization-SASÖ) kurdu. Örgüt Biko’ nun düşüncesinin özünü oluşturan “Siyah Bilinç”i temel alıyordu. Örgütün önemi Güney Afrika’da siyahların kendi davalarına tek başlarına sahip çıkması açısından yeni bir dönem başlatmasından kaynaklanı­yordu. Biko’ya göre siyah olduğunun bilincine var­ma, bunun gururunu taşıma, yaşam biçimini, değer yargılarını benimseme ve yaşatma, Güney Afrika kurtuluş mücadelesinde ilk ve en önemli adım olacak­tı. Siyasi kurtuluştan önce, düşünsel kurtuluş zorun­luydu.

SASO kısa zamanda siyah gençlik arasında yayıl­dı. Aynı ilkeler doğrultusunda kurulan Black People’s Convention da (Siyah Halk Kongresi-BPC) etkin bir mücadele sürdürmeye başladı. Biko kongrenin onur­sal başkanı oldu.

Önce Siyah Bilinç Hareketi’nin önemini kavra­yamayan Güney Afrika yönetimi, bu hareketin ırkçı beyaz azınlık için bir tehdit olduğunu görmeye başladıktan sonra çeşitli yıldırma yöntemleri kullan­maya başladı. 1973’te Biko’nun tüm siyasi çalışmaları yasaklanarak King Williams Town’da oturmak zo­runda bırakıldı. Güney Afrika’da yaygın olarak kullanılan bu ceza yöntemiyle, sürgündeki kişinin yalnızca iki kişiyle görüşmesine izin veriliyor, her türlü iletişim olanağı kısıtlanıyor, yazı yazması yasak­lanıyordu.

1974’te Mozambik’in Portekiz’den bağımsızlığı­nı kazanmasını izleyen günlerde SASO ve BPC dayanışma gösterileri düzenledi. Hükümetin koydu­ğu yasağa karşın yapılan gösterilere polis müdahale etti. SASO ve BPC üyelerinin çoğu tutuklandı ve 1976’da cumhuriyeti tehlikeye sokmak, devleti yık­maya yönelik yasa dışı eylemlerde bulunmaktan dolayı Terörizm Yasası’na dayanılarak dava açıldı. Biko mahkemeye tanık olarak çağrıldı. Mahkemeyi, yaklaşık üç yıldan beri ilk kez sesini duyurabileceği bir araç olarak gördü. Çelişkili bir durumla karşı karşıyaydı, çünkü düşüncelerini taviz vermeden açık­laması yargılanan arkadaşlarının ağır cezalar almasına yol açabilecekti. Mahkemede dört buçuk gün süreyle Siyah Bilinç Hareketi’ni anlattı. Sanıkların tümü suçlu bulunarak ağır cezalara çarptırıldı. Biko ise mahkeme­den alınarak İç Güvenlik Polisi tarafından nezaretha­neye götürüldü. Altı gün işkenceden sonra 12 Eylül 1977’de öldü. Cenazesine polisin engellemelerine karşın binlerce insan katıldı, 13 Batılı ülke diplomatik temsilci gönderdi.

Ölümünden sonra Biko’yla ilgili tüm yayınlara yasak kondu. Yaşamını kaleme alan gazeteci Donald Woods, Biko gibi sürgün cezasına çarptırılarak yazı yazması yasaklandı. Gizlice hazırladığı kitap Güney Afrika dışına kaçırılarak basıldı.

Kaynak: Türk ve Dünya Ünlüleri Ansklopedisi, 17. cilt, Anadolu yayıncılık, 1983