Matthew Arnold kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi

0
58

Matthew Arnold kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi: (1822-1888) İngiliz şair ve eleştirmen. Edebiyat eleştirisinin sınırlarını ve işlevini ge­nişleten bir anlayışı savunmuştur. Laleham’da doğdu, Liverpool’da öldü. Ünlü eği­timci Dr. Thomas Arnold’un oğludur. Öğrenimine babasının okulunda başladı, onun İngiliz eğitim sistemine getirdiği yemliklerden etkilenen öğrenciler­den biri oldu. 1841’de Oxford Üniversitesi’ndeki Balliol College’a girip klasik edebiyat dalında eğitim gördü. Eğitimini tamamladıktan sonra bir süre Lord Landsdown’un sekreterliğini yaptı. 1851 ‘de aynı kişi tarafından okul müfettişliğine atandı. Yaşamının son günlerine değin sürdürdüğü bu görev dolayısıyla birçok kez Fransa ve Almanya’ya gitti, bu ülkelerin eğitim sistemleri üzerine incelemeler yaptı. 1857’de Oxford Üniversitesi’ne şiir dalında ders vermek üzere profesör olarak atandı. 1883’te uzun bir ABD gezisi­ne çıktı ve çeşitli üniversitelerde konferanslar verdi.

Arnold edebiyata şiirle başladı. Şiirlerinde, Vic­toria çağında edebiyata egemen olan Romantizm’e karşı çıktı, neo-klasik bir anlayışı savundu. Bu görüşünü daha sonraki eleştiri yazılarında da vurgula­dı. Yunan üslubunu kendine örnek alarak kusursuz bir duruluğa ulaşmak istemesi, dingin, ağırbaşlı bir dil kullanması Tennyson ve Brotvning gibi şairler ya­nında ön plana çıkmasını engellediyse dc, “Dower Beach”, “The Scholar Gypsy” gibi şiirleri dönemin seçkin örnekleri arasında sayılır. Arnold, 1860’lardan sonra, Oxford Üniversitesinde öğretim üyeliği yapmasının da etkisiyle edebiyat eleştirilerine ağırlık verdi. Son döneminde dini yazılar yazdı.

Victoria çağında, “yeni demokrasi”nin, siyasi çalkantıların bütün geçerli değer ölçütlerini sarstığı bir dönemde yaşayan Arnold temelde kültür kargaşa­sına çözüm arıyordu.

Yazdığı denemeler dizisinin ilki “The Function of Criticism at the Present Time” (“Günümüzde Eleştirinin İşlevi”) adını taşır. Bu yazıda çağdaş toplumsal gelişmeler karşısında dini inançların ayakta kalamayacağı varsayımından hareketle, edebiyat eleş­tirisinin bu boşluğu doldurabileceğini öne sürer. “Eleştirmenin görevi, dünyada şimdiye kadar bilgi ve düşünce haline gelmiş her şeyi yan tutmaksızın öğrenmek ve yaymak, böylelikle hakikatin ve taze düşüncenin sürekli akışını sağlamaktır.” Edebiyatı “hayatın eleştirisi” olarak tanımlayan bu anlayış, ilk kez edebiyat eleştirisine bu denli geniş bir işlev yüklemiştir.

Toplumun kurtuluşunu kültürün ilerlemesinde arayan Arnold yalnızca edebiyat değil, tanrıbilim, sanat, bilim ve siyaset alanlarında da, insanlık sorun­larının çözümlenmesinde belirleyici rol oynayan bir aydın ruhu yaratılmasını istiyordu. Somut önerilerin­den en önemlisi Culture and Anarchy kitabında sözünü ettiği orta sınıfın eğitilmesi, kültürün yaygın­laştırılması görüşüydü.

Arnold, bu görüşlerine karşın, klasik edebiyata bağlılığı ve hakikatin geçmişteki edebiyat ürünlerinde gizli olduğunu işaret ederek, kültürün kaynaklarını geçmişte aramıştır. Dini yazılarında da daha önce savunduğu görüşleri dile getirmiş; dini inançlardan kopmuş bir toplumun bunalımını çözmek için dinin “bilimsel olgular”a dayandırılması gerektiğini savun­muştur.

İngiliz edebiyat tarihindeki önemi, hâlâ içine kapanık bir kültürü yaşayan Victoria İngilteresi’ni Avrupa kültürüne açmak, edebiyatı “hayatın eleştiri­si” konumuna getirmektir.

YAPITLAR:

Şiir:

Eleştiri, İnceleme:

Kaynak: Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi, 8. cilt, Anadolu yayıncılık, 1983