Giulio Cesare Aranzi kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi

27

Giulio Cesare Aranzi kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi: (1530-1589) İtalyan anatomi bilgini ve cerrah. Özellikle dolaşım sistemi ve beynin anatomisi üstüne önemli çalışmalar yapan Rönesans çağı hekimlerindendir. Kimi kaynaklarda soyadı Aranzio biçiminde verilen, yapıtlarını ise çağın geleneğine uyarak Latince Arantius adıyla yayımlayan Giulio Aranzi’nin yaşamı üstüne bilinenler çok azdır. Bologna’da doğduğu, 1556’da Bologna Üniversitesi’nden tıp doktorasını alarak ertesi yıl aynı üniversitenin tıp ve cerrahi kürsüsüne atandığı ve 7 Nisan 1589’da gene Bologna’ da öldüğü biliniyor. Ancak, Rönesans’ın büyük anatomi bilginlerinden Vesalius’un öğrencisi olduğu yolundaki bilgiler kesin değildir.

Aranzi anatomi çalışmalarına çok genç yaşta başlamış, daha 19 yaşındayken üst gözkapağının kaldırıcı kasını keşfetmişti. Çok geçmeden ilgisini ve araştırmalarını kan dolaşımı konusunda yoğunlaştır­dı. Harvey’in, büyük ve küçük kan dolaşımını doğru ve ayrıntılı olarak açıklayan De motu cordis et sanguinis in animalibus (1628) (“Canlılarda Kalbin ve Kanın Hareketi Üstüne”) adlı yapıtı yayımlanıncaya değin, o çağın tüm anatomi bilginlerini uğraştıran en önemli konu buydu. Bologna Üniversitesi’ndeki ilköğretim ve araştırma yıllarında özellikle dölüt evre­sindeki yaşamla ilgilenen Aranzi, etenenin (plasenta) ve dölyatağının gebelik dönemindeki yapısını, dölütün kan dolaşımını inceleyerek bulgularını, 1564’te yayımladığı sekiz ciltlik Du humano foetu opusculum (“İnsan Dölütü Üstüne İnceleme”) adlı yapıtında derledi. Aranzi’nin bu yapıtında tanımladığı, dölütte-kapı toplardamarın sol dalı ile alt ana toplardamarı birleştiren ve doğumdan sonra kapanan, karaciğerin alt yüzeyindeki kanal “Arantius toplardamar kanalı” adıyla bilinir.

Kan dolaşımı üstüne çalışmalarını sürdüren Aranzi, kalbin sol kulakçığı ile sol karıncığı arasında­ki ana atardamar (aort) geçidini ve sağ kulakçık ile sağ karıncık arasındaki akciğer atardamarı geçidini kapa­tan, böylelikle kasılma sonrası kanın karıncıklara geri dönmesini engelleyen sigma kapakçıklarının serbest uçlarındaki küçük, telsi düğümcükleri (Arantius dü­ğümcükleri) tanımladı. Gene dölütte, akciğer atarda­marı ile aortu birleştiren ve normal olarak doğumu izleyen ilk bir iki hafta içinde kendiliğinden kapanan atardamar kanalının (ductus arteriosus) varlığını ilk açıklayan da Aranzi oldu. İtalyan hekimi Leonardo Botallo (1530-ykş.l570) da sonradan aynı konu üze­rinde çalıştığı için kimi kaynaklarda yanlışlıkla Botallo’nun adıyla anılan bu kanalın doğumdan sonra kapanmaması, temiz kanla kirli kanın karışmasına yol açarak ölümle sonuçlanan önemli bir oluşum bozukluğudur.

Aranzi’nin, kan dolaşımına açıklık getiren belki de en önemli buluşu, kalpte sağ ve sol karıncık arasındaki bölmenin geçirimsiz olduğunu kanıtlamasıdır. 2. yy’da Galenos, kalbin iki karıncığını ayıran bölmede küçük gözenekler olduğunu ve kanın bu gözenekler aracılığıyla sağ karıncıktan sol karıncığa geçtiğini öne sürmüştü. Vesalius’un da desteklediği bu görüş, yaklaşık 1400 yıl boyunca Batı dünyasında geçerliliğini korudu. 1550’lerde pek çok anatomi bilgini gibi bu gözeneklerin varlığını kuşkuyla karşıla­yan Aranzi, Colombo ile birlikte kalp karıncıkları üzerinde çalışarak, karıncıklar arası bölmenin geçi­rimsizliğini kanıtladı. Daha sonra, Aranzi ile ortak çalışmalarından yola çıkan Colombo ve aynı konu üzerinde çalışan Servetus, büyük bir olasılıkla, kendi­lerinden iki yüzyıl önce küçük kan dolaşımını tanım­lamış olan 13. yy Arap hekimlerinden İbnünnefis’in yapıtından da yararlanarak, sağ karıncıktan sol karın­cığa kan geçişinin akciğerler yoluyla olduğunu açıkla­dılar ve Aranzi’nin bu buluşunu doğruladılar. Beynin anatomisini de inceleyen Aranzi, kafata­sının alt arka bölümünde, beyinciğin alt yüzeyi ile soğaniliğin üst yüzeyi arasında yer alan, içi beyin-omurilik sıvısıyla dolu beyin sarnıcını (cisterna cere-bellomedullaris), beynin dördüncü karıncığını, koku alma duyusunun merkezi olan rinensefaldeki pedes hippocampus’u tanımladı. Beynin ve kalbin anatomi­sine ilişkin tüm araştırmalarını Observatiores anatomicae (“Anatomi Gözlemleri”) adlı yapıtında topla­yan Aranzi, başarılı gözlemciliğinin yanı sıra iyi bir cerrahtı. 1571’de yayımladığı De tumorıbm secundun locus affectum başlıklı yapıtı cerrahi konusuna ayrılmıştır ve Aranzi’nin Bologna Üniversitesi’ndeki cerrahi derslerinin niteliği üstüne fikir verir. Hintli cerrahların, İsa’dan 600 yıl kadar önce, koldan alınmış deri parçalarını burun dokusuna aşılayarak gerçekleş­tirdikleri burun ameliyatı tekniğini Batı tıbbına tanı­tanın İtalyan cerrahı Gaspare Tagliacozzo (1545­1599) olduğu düşünülür. Oysa, Aranzi’nin öğrencile­rinden biri, bir inceleme yazısında, hocasının Taglia-cozzo’dan daha önce plastik burun cerrahisini uygu­ladığını, frengili hastalara kol derisinden çok başarılı burun ameliyatları yaptığına birkaç kez tanık olduğu­nu yazar. Aranzi yapıtında böyle bir ameliyattan hiç söz etmese de, gerek cerrahi, gerek anatomi alanında­ki çalışmalarıyla tıbbın gelişmesine önemli katkılarda bulunmuştur.

YAPITLAR:

Kaynak: Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi, 7. cilt, Anadolu yayıncılık, 1983