DÜŞÜNME, AKIL YÜRÜTME VE PROBLEM ÇÖZME

Bilginin zihinsel temsilleri üzerinde yapılan manipülasyonlar psikologlar tarafın­dan düşünce olarak tanımlanmaktadır. Temsillerin değişik biçimlerde olabileceği­ni bir önceki bölümde gördünüz. Tekrar edersek temsiller kelime, imge, ses veya diğer duyu sistemlerin verileri biçiminde olabilmektedir. Düşünme bilginin belirli bir biçimdeki temsilinin farklı ya da yeni bir biçime dönüştürme işlemidir. Bu dö­nüşümler vasıtasala akıl yürütme, problem çözme ve karar verme işlemleri gerçek­leştirilir ve sonuç olarak da bir hedefe ulaşılır.

Puslu bir bahar günü evden dışarıya çıkmak istediğinizde yanınıza yağmurluk almak ya da caddeden şemsiye satın almak üzerine karar verirsiniz. Bu karar aslın­da gelecekle ilgili olup karmaşık bir dizi süreç içermektedir. Vereceğiniz karar za­rar ve yarar alternatifleri kapsamında yapılmaktadır. Bütün gün yağmurluğunuzu yanınızda taşımanız veya para harcayarak alacağınız şemsiye zarar tarafını içerir­ken yağmur yağdığında ıslanmamanız yarar olacaktır.

Normatif model kişisel yararın maksimize edilmesini öngörmektedir. Eldeki ve­riler çerçevesinde en uygun ve rasyonel karar verilmektedir. Bu yaklaşım akılcı davranmayı ve bütün uygun kanıtları ve verileri doğru bir şekilde hesaba almayı varsayar. Ancak insanlar bu şekilde davranmazlar. Bazen olasılık üzerinden karar verip davranışlarımızı sergileriz. Fakat olaylarla ilgili olarak olasılık hesabını doğru yapabilmemiz için olayın sıklığı ile ilgili olarak doğru bir belleğe ihtiyacımız var­dır. Genellikle seyrek ve bilindik olayların sıklığı hakkında olduğundan daha faz­la değerlendirme yaparız.

Kâr zarar ve olasılık hesabından ziyade bir olayla ilgili olarak karar verme du­rumunda kısa yollara başvururuz. Bunlara bilişsel kısa yollar adı verilmektedir. Bi­lişsel kısa yollar höristik ve algoritmadır. Algoritma kurallar içerir ve bu kurallar uygun bir şekilde kullanılırsa problemin çözümü garantidir. Fakat unutulmamalı­dır ki algoritmalar her zaman bulunabilir veya mevcut olmayabilir. Bu durumlar­da höristik kullanılır. Höristik kelimesinin kökü Yunanca’da “buldum” anlamına gelen “heurisko” dan gelmektedir. Karar verme ya da sorunlarla başa çıkma sü­reçlerinde kullanılan zihinsel kısa yollardan biridir. Karmaşık bir problemle karşı­laşıldığında ya da yeterli bir veri olmadığında evrimsel işleyişlerle şekillenegelmiş ya da deneyimlerle edinilmiş bu zihinsel kısa yolların kullanılmasıyla bir çözüm yolu bulunur. Örneğin, daha önceden adı duyulmayan bir ürün eğer ki fiyat ola­rak diğerlerinden daha yüksekse, elde o ürüne dair başka herhangi bir veri yok­sa onun kaliteli olduğu yargısına varılır. Kalitesine yönelik yapılan bu çıkarımdan dolayı tüketici olarak adı hiç duyulmamış olmasına rağmen o ürünü satın alma davranışı gösterilmektedir.

Yukarıda yapılan işlemler günlük yaşamda karşılaştığımız olaylarla ilgili olarak sergilediğimiz davranışlarımızın arka planında meydana gelen bilişsel faaliyetler­dir. Yine günlük yaşamda yaygın, tanıdık ve hatta gerekli olan problem çözme iş­lemde bilişsel bir faaliyettir. Problem nedir? En kısa hâli ile problem, içinde bulu­nulan durum ile ulaşılması gereken hedef arasında bir engelin olması ve bu enge­lin üstesinden gelmenin o an için açık ve seçik olmadığı koşuldur.

Problem çözme eldeki durumun arzu edilen duruma veya hedefe dönüştürül­mesidir. Problem çözme zihnimizde (cümle kurmak) veya çevre ile etkileşim so­nucu (arabayla havaalanına gitmek) meydana gelir. Eğer hedefe ulaşmak için stra­teji belirlenmişse problem çözme gerekmez. Strateji önceden veya hedefe ulaşılır­ken belirlenebilir. İnsanların problemleri nasıl çözdüğü bilişsel psikolojinin konu­su olurken bilgisayarların problemleri nasıl çözdüğü yapay zekâ çalışmaları içine girmektedir. Robotbilim çevreleri ile olan etkileşimlerinde bilgisayarların problem­leri nasıl çözdüğü konularını incelemektedir.

Başlangıçta davranışçılar problemin deneme ve yanılma yöntemi ile çözüldü­ğünü düşünmüşlerdir. Geştalt ve bilgi işlem yaklaşımları sonradan ortaya çıkmıştır. Geştal yaklaşımında problem çözme prodüktif (yapılandırma ve üretme) ve repro- düktif (yeniden yapılandırma) süreçleri içerir. Reprodüktif süreçler önceki dene­yimleri kullanırken prodüktif süreçler problem çözmede problemin yapısı ile ilgi ani bir kavrama geliştirmeyi ve prodüktif yeniden yapılandırmayı içermektedir.

Köhler kavramanın şempanzeler tarafından da yapıldığını bir deneyinde göster­miştir. Şempanzeler yaşadıkları kafesin dışında bulunan iki ayrı sopayı alarak bir­birine bağlamışlar ve daha önce uzanarak alamadıkları muzları bu yeni sopa ile alabilmişlerdir. Deneme yanılma yaklaşımını sorgulayan bu durum şempanzelerin hedefe (muz) ulaşmak için içinde bulundukları durumu bütünü ile kavrayıp bir iç- görü geliştirdiklerine işaret etmektedir. İşleve takılma ve zihinsel set problemin çö­zümünde sorunlar olduğuna işaret eder. İşleve takılma bir objenin hep kullanıldı­ğı gibi kullanılacağını düşünmektir. Bu durum olası ve alternatif kullanımlar için düşünmeyi engellemektedir. Zihinsel set eski problem çözme örüntülerinin devam etme eğilimidir. Zihinsel set hem algıları hem de problem çözme örüntülerini etki­ler. İş dünyasında sıklıkla dile getirilen “kutunun dışındakileri düşün” bu kavram­larla yakından ilgilidir. Bu ifadeden de anlaşılacağı üzere problem çözmede en önemli nokta yeniden düzenleme ve yeni algısal perspektifler geliştirmektir. Bu da yaratıcılığı çağrıştırmaktadır. İşleve takılma ve zihinsel set problem çözme esnasın­da bireyi yaratıcılıktan alıkoymamaktadır.

Problem çözmede bilgi işlem yaklaşımı, problem çözme sırasında uzun süreli belleğin etkili hale getirilerek çözümle ilgili bilgilerin erişilebilir olmasına işaret eder. Erişilen bilgiler problemin mevcut yapılandırılmasına göre anlamlandırılır. Problem bellekten erişilebilen bilgilerin yeni bir çözümün algılanmasına izin vere­meyeceği şekilde temsil edilirse o zaman problemin çözümünde engel oluşur ve bunun üstesinden ancak temsil değişirse gelinebilir. Kavrama, problemi çözmek için yeterli bilginin geri getirilmesi ve engelin üstesinden gelme sonucudur.