AKRABALIK

409

 

AKRABALIK

 

Doğum, evlilik ya da
evlatlık akdiyle gerçek­leşen insanlararası İlişki. Akrabalığın temel
özellikleri biyolojik olmaktan çok sosyal bir boyuta sahiptir. Akrabalık
genellikle sosyal antropolojinin en güç alt-alanlarından birisi olarak kabul
edilmiş ve yoğun teorik tartışma­lara sahne olmuştur. Bunun da nedeni, akra­balığın
çeşitli toplumlarda oldukça farklı şekil­lerde karşımıza çıkması ve Batılı
toplumları te­orilerine model olarak alan bilim adamları­nın, Batılı olmayan
toplumların farklı akraba­lık sistemleri karşısında düştükleri şaşkınlık­tır.
Akrabalık terimi, dilimizde kullanılan ve yalnızca kan akrabalığını dile
getiren hısımlık kelimesiyle karıştırılmamalıdır.

Akrabalık hısımlık
yoluyla olabileceği gibi akid (sözleşme) yoluyla da olabilir. Hısımlıkta aynı
soydan gelmek ve kan bağıyla birbirine bağlı olmak zorunluyken sözleşmeden
doğan akrabalık hukuki olarak evlatlık alınan kişinin evlat edinen kişiyle olan
ilişkisini dile getirir. Hısımlık da ikiye ayrılır. İlki, birinci derece­den
hısımlık ya da ebeveynle çocukları açısın­dan hısımlıktır. Burada ailenin bir
üyesinin di­ğerinden doğmuş olması esastır. İkincisi de ci­var hısımlığı ya da
ikinci dereceden hısımlık­tır. Burada da uzak da olsa ortak bir atadan gelmek,
kan bağının ortak bir atada birleşme­si esastır. Babanın kardeşleri (hala,
amca) ve annenin kardeşleri (teyze, dayı) ile bunların çocukları bu gruba
girer.

En geniş anlamda,
ortak bir atayı paylaşan ya da biri diğerinden türeyen iki insan birbiriy­le
akraba kabul edilir. Ancak bir zamanlar mo­da olduğu gibi akrabalık
ilişkilerinin kan ilişki­leri olarak ele alınıp incelenmesi yanlış bir an­layışa
dayanmaktadır. Biyolojik açıdan akraba­lığı açıklamak elbette mümkündür
(genetik, kahtım v.b,), Ancak biyoloji niçin bir toplum­da belirli bir
akrabalık sisteminin varolduğu­nu, hatta bu sistemin farklı kültürel gruplar
içerisinde neden farklı biçimlerde tezahür etti­ğini açıklayamaz.

Akrabalık ilişkileri
evlilik yoluyla gerçekle­şirse buna bağlılık (alâka: affinity) yoluyla ak­rabalık
adı verilir. Bağlılık İle akrabalık birbiri ile çok yakından İlişkili olduğu
için akrabalık genellikle bağlılığı da içerecek şekilde kullanı­lır. Bir
akrabalık sisteminden bahsedebilmek için evlilik ve ondan doğan akrabalıkları
da sözkonusu etmek şarttır.

Aile kavramı
akrabalığın içerisinde kabul edilir. Sanayi toplumlarında akrabalık çeşitli
nedenlerle (göçler vb.) gerek kapsadığı üyele­ri, gerekse işlevleri bakımından
belli bir bölge içerisinde bulunma özelliğini yitirdiğinden, ak­rabaların
“gurbef’e dağılması yüzünden gele­neksel toplumlardaki yapısını ve önemini
kay­betmeye yüz tutmuştur. Akrabalar eskiden belli bir bölgede dayanışma
içinde, hatta kır-sal-pastoral alanlarda kabile asabiyeti içinde yaşarlarken,
sanayileşmenin sonucunda aile, yani çekirdek aile daha ön plana çıkmakta ve
akrabalık neredeyse aile ile eş değer kabul edilmektedir. Akrabalık dediğimiz o
geniş sos­yal kurum, şehirlerde minimum parçalara bö­lünmekte ve eskiden o
kadar önemli olan yakınlık olayı yavaş yavaş kaybolmaktadır. Ne varki,
özellikle Üçüncü Dünya ülkelerinden henüz tam şehirleşmenin gerçekleşmediği yer­lerde,
kırdan kente göç hızlı ve toplu olarak meydana geldiğinden, kırsal kesimdeki
akra­balar da toplu olarak büyük kentlere göçmek­te ve eski akrabalık
sistemlerini ve dayanışma­sını kentin belli bölgelerinde oluşturdukları
“geto”larda sürdürmeye çalışmaktadırlar. Bu da zaman İçerisinde kent
hayatının sekülerleş-tirici etkisi ve iktidarların kurduğu tck-biçimli ve
merkezi eğitim sistemi sayesinde çözülme eğilimine girmektedir (Örneğin büyük
şehirle­rimizde akrabalığın da ötesinde “hemşehri-lik”in ayrı bir
anlama kavuşması bu bağlamda değerlendirilebilir).

Akrabalık kurumuna
yönelik antropolojik yaklaşımlar genellikle üç alana bölünmüşler­dir. Bunlar
akrabalık terminolojisi, sosyal ku­rumlar (aile, soy ve yerleşik (residence)
grup­lar) ve evliliktir. Evlilik burada değil, kendi madde başlığı altında ele
alınacaktır. [1]

 

Akrabalık Terminolojileri

 

Akrabalık
terminolojilerinin incelenmesi, akrabalıkla ilgili incelemelerin babası olan
antropolog L.Henry Morgan’a dek geri götü-rülebilir. Morgan iki tip aile
terminolojisi ayırd ediyordu: “tasnifi” (elassificatory) ve “tas­virî’
(deseriptive) terminolojiler. Tasnifi ter­minoloji tüm birinci dereceden
akrabaları (hı­sımları) ikinci dereceden akrabalardan (civar hısımlığı) ayırd
edemeyen Iroquois kızılderili-leri gibilerinde; tasvirî terminolojiler de İngi­lizler
gibi bu ayrımı yapan milletlerde görülür. Daha sonra R.H.Lowie tarafından
ebeveynin neslinin kan bağıyla oluşan akrabalıklarının tasnifi temelinde dört
tip belirlediği inceleme­si gelir. Lowie’yc göre, baba ve anne gibi birin­ci
dereceden akrabaların amca ve hala gibi ikinci dereceden akrabalardan ayırd
edildiği bizim kültürümüzdeki gibi sistemleri; birinci dereceden akrabalarla,
onlarla aynı cinsten nesepleri (paralel akrabaları) çapraz akraba­lardan
(bunlar zıt cinsten soy bağıyla bağlıdır­lar birbirine) ayırd eden sistemleri;
her iki ay­rımı da aynı zamanda yapan ve böylece bir ki­şinin ebeveyninin
nesebi içinde bu altı jeneao-

lojik referans
noktasının herbirini farklı bir te­rimle adlandıran sistemleri ve nihayet bu ay­rımları
yapmayan “neseb” ya da “neseb sistem­leri” vardır. Bunlar
tüm akrabalık türlerini ay­nı terimle ya da yalnızca cinsiyete göre ayırd
edilen terimlerle tasnif ederler. Son olarak ter­minolojik tasnifine temel
olarak ego oluşumu­nu alan ve etnik ve coğrafi etiketlerine göre al­tı tipe
ayrılan bir girişim Murdock’dan geldi:

 1- Hawaili terminolojiler sülalenin üyelerini ve
yeğenleri tek bir terimle (ya da ancak cinsi­yetle ayırd edilen iki terimle)
sınıflarlar. On­lar birinci dereceden akrabaları ikinci derece­den akrabalardan
ayırmazlar.

 2- İngilizce’nin de içinde olduğu Eskimo terminolojileri
süla­lenin üyelerini kuzenlerden ayırd eder.

 3- Su­danlıların terminolojileri her jeneaolojike
mevkiye farklı adlar verir.

 4- Iroquoİs termi­nolojileri paralel yeğenleri
çapraz-yeğenler-den ayırd eder.

 5- Krow terminolojileri Iro-quois’ebenzer, fakat babanın
kızkardeşinîn kı­zını babanın kızkardeşine verdiği adla sınıflan­dırır.

 6- Omaka terminolojileri de aynı şekil­de annenin erkek
kardeşinin oğlunu, annenin erkek kardeşi için kullandığı terimle adlandı­rır.

Burada okuyucunun
aklına niçin böyle ol­maktadır gibi bir soru gelebilir: Niçin Nebras-ka’dakİ
Omaka, ya da Yukarı Volta’dan Samo halkı, hem belirli bir yeğenler sınıfını,
hem de belirli bir amcalar sınıfını aynı sözcükle karşı­lamışlardır? Bu noktada
işin özüne doğru inİl-mekteve akrabalık terimlerinin doğası üzerin­de tartışmalar
başlamaktadır. Bu tartışmala­rın en ünlüsü Kroeber ile Rivers arasında ola­nıdır.
Kroeber akrabalık terimlerinin kaynağı­nı toplumda değil dilde ve onu
incelemenin de sosyolojinin değil, psikolojinin görevi oldu­ğunu vurgulamış,
buna karşılık Rivers evrimci bir bakış açısıyla bu terminolojilerin sosyal
davranış tarafından belirlendiği tezini ortaya atmıştır. Daha sonraları
tartışmaya Radclİf-fe-Brown dahil olmuş ve Rivers gibi akrabalık
terminolojisinin sosyal yapı bağlamında ana­liz edilmesi gerektiğini (Rivers’in
determinist açıklamasını kabul etmeden) ileri sürmüştür. Radcliffe-Brown bunun
yerine akrabalık terminolojileri ilevarolan sosyal gerçekler arasın­da işlevsel
bir karşılıklı bağımlılık olduğunu öne sürmüştür. Radciİffe-Brown’un varsayım­ları
bugün de akrabalık terminolojisinin doğa­sıyla ilgili analizlerde kabul edilmiş
bulunmak­tadır. Son zamanlarda yapılan semantik ve antropolojik çalışmalar bu
yaklaşımların ge­çerliliği üzerinde yoğunlaşmış durumdadır. [2]

 

Sosyal Kurumlar

 

Akrabalığı sosyal
kurumlara dayanarak açık­layanlar daha farklı bir bakış açısına sahiptir­ler.
Bu alandaki tartışmalar 1960’lara kadar soy grupları üzerinde yoğunlaşmaktaydı.
Soy grupları bir baba soyu ilkesi, bir anne soyu il­kesi, her ikisinin de
eşzamanlı otarak bulundu­ğu ve her ikisinin de bulunmadığı ilkeler tara­fından
yapılanmış olabilirler. Verili bir top­lumdaki mülkiyetin tevarüsü gibi
kurumlar, doğrudan doğruya soy gurubu yapısıyla İlişkili olabileceği gibi,
böyle olmadığı durumlar da vakidir. Soy grubu yapısı, Murdock’a göre, kendi
başına akrabalık terminolojisinin bir be­lirleyicisidir.

(SBA)

Bk. Aile; Evlilik[3].

 



[1] Sosyal Bilimler Ansiklopedisi, Risale Yayınları:
1/21-22.

[2] Sosyal Bilimler Ansiklopedisi, Risale Yayınları:
1/22-23.

[3] Sosyal Bilimler Ansiklopedisi, Risale Yayınları: 1/23.