Âhî Hasan Çelebi kimdir? Hayatı ve eserleri

34

Âhî Hasan Çelebi kimdir? Hayatı ve eserleri: (923/1517) Yavuz Sultan Selim Han devri şâirlerinden ve eski Osmanlı şâirlerinin en mümtazlarından olup Niğbolu’dandır, Kendine mahsus hazîn bir ahenk sahibidir. Tahsilini tamamlayıp kadılık ve müderrislik ile bir hayli dolaştıktan sonra Riyazi ve Sehî tezkirelerinde yazılı olduğu üzere Karafriye müderrisi iken «Sûz-i Ahi ile tutuşdu cihan» mısraının delâleti olan 923 H. de vefat ettiği belirtilmişse de Kınalı-Zâde Hasan Çelebi tezkiresinde «Havrî’nin (**) hemşiresini alup Manastır’da vefat etmiştir», diye kayıtlıdır. Fakat [Sehî tezkiresi] ile Âlî’nin [Künhü’l-ahbar]’ının. basılı olmayan kısmında «Karafriye’de müderris iken fevt oldu. Mezarı andadır.», ibaresine göre Karafriye’de hayüta vedâ ettiği anlaşılmaktadır.

Bununla beraber her iki yerde kabrini araştırdımsa da bir iz bulamadım. Dîvanından başka Şeyhî’nin [Hüsrev ü Şîrîn]’ıne nazire olarak [Şîrîn ve Perviz], [Rivâyet-i Gülgûn ve Şebdîz] ve Fettâh-ı Nişâburî’nin [Hüsn-i Dil]’ini (***) pek çok yenilikler ve değişiklikler yaparak yine o isimle terceme ettiği mensur eserleridir ki birincisini bitiremediği gibi ikincisinin ikmâline de ömrü vefâ etmemiştir. Eserlerinden yalnız [Hüsn-i Dil] basılmıştır. [Sehî Tezkiresi] nde [Hüsrev ve Şîrîn] üslûbunda [Gül ve Hüsrev] adlı bir kitabı var», ibaresi mevcut bulunduğuna göre böyle bir eseri olduğu anlaşılmaktadır.

(*) Şâirlerin ve ediblerin hemen hepsi mahlâsları ile bilindiklerinden mahlasları isimlerinden önce yazılmıştır. Bununla beraber bu husus diğer fasılların bâzı isimlerinde de dikkat nazarına alınmıştır.

(**) Ali Havrî, şâirlerden divan sahibi bir zât olup Manastırlıdır. Karafriye kadısı iken vefat etti. Şiirlerinden:

Rûzigârına göre kullan cihanı Havrî

Gâh pürcûş ol gehî hâiııûş deryalar gibi.

(***) Lâmi’i Çelebi ile Sabrî’nin bu isimde birer manzumeleri vardır. Ahi’nin ki (Kaafile-i Şuarâ) müellifi Tevfik Efendi tarafından 1277 tarihinde basılmıştır.

Birinci manzumesinden:

Gönül âyinedir sevmez gubârı

Götürmez Câm-ı Cemşit inkisarı.

îkinci manzumesinden :

Câhilin fahri cem’-i mâl iledir

Arifin izzeti kemâl iledir.

Aşk u şevk ehli vecd ü hâl ister

Ne kemâl ister ve ne mâl ister.

Gazellerinden :

Ne musâhib huluuur derd ü gamm-ı yâr gibi

Ne feragat yeri var kûşe-i humar gibi.

Getirip nokta gibi ortaya attı beni çarh

Başladı kendi kıyı çizmeye perkâr gibi.

Ol kıyamet beni ferdaya salıp «Ahi» yine

Yârına kaldı işim va’de-i didar gibi.

Kaynak: Osmanlı Müellifleri, Bursalı Mehmed Tahir Efendi, Meral Yayınevi, İstanbul