Adelhard (Bath’lı) kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi

27

Adelhard (Bath’lı) kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi: (1090-1160) İngiliz düşünür ve tanrıbilimci. Chartres Okulu’na bağlıdır. Öz-biçim sorununun çözümünde Aristote­les ile Platon’u bağdaştırmaya çalış­mıştır. Bath’da doğdu, Bristol’da öldü. İlköğrenimini doğduğu yerde gördükten sonra Fransa’ya gitti, yükseköğrenimi bitirdi. Sonra Laon’da Anselmus’un kurduğu okulda, bir süre öğretmenlik etti. İtalya, İspanya, Anadolu vc değişik Arap ülkelerini kapsayan uzun bir geziye çıktı. Yedi yıl süren bu geziden sonra, Araplar’dan edindiği bilgileri tanıtmak amacıyla İn­giltere’ye döndü. Araplar’dan öğrendiği Eukleides’in Stoikheiai (“İlkeler”) adlı çalışmasını, Arap bilginleri­nin matematik ve gökbilimle ilgili değişik yapıtlarını çevirdi. Bu gezisi süresince edindiği bilgilere, sürdür­düğü çalışmalara dayanan Quaestiones Naturales (“Doğa Sorunları”), De Eodem et Diverso (“Özdeşlik ve Çeşitlilik Üstüne”) adlı yapıtlarını yazdı.

Adelhard, felsefeye Arap düşünürlerinin çalış­malarını incelemekle, görüşlerini öğrenmekle girdi. Aristoteles ve Platon’un o dönemde bilinen yazılarını yorumlayan Arap bilginleri akıl ilkelerine dayanan ve genellikle Aristoteles mantığından kaynaklanan bir yöntemi benimsemişlerdi. Felsefe ve tanrıbilim so­runlarının yorumlarında uygulanan bu yöntemi be­nimseyen Adelhard, gelenekçi İngiliz tanrı bilimciliğine karşı çıktı. Tanrıbilim sorunlarının akılcı bir yöntem­le çözümlenmesi gereğini ileri sürdü. Felsefe ile tanrıbilim sorunlarının belli bir “neden” kavramı üzerinde yoğunlaştığı görüşünü savundu.

Ona göre bütün varlık türleri ve bilinen nesnele­rin oluşumunda, genel geçerlik taşıyan, belli bir neden vardır. Tanrı’nın yaratıcı gücü de bu “neden”le bağ­lantılıdır. Tanrısal gücün belli bir “neden”e dayanma­sı bir eksiklik değildir. Varlık kavramı altında topla­nan bütün nesneleri yaratan Tanrı, belli bir “neden”e dayanmadan edemez.

Tümel kavramlar tanrısal bir anlayış gücünde önceden vardır. Yaratılış eylemi bu kavramlara göre­dir ve onlardan sonradır. Bireysel anlayış gücü bu kavramların varlığını, öncelliğini, düşünerek kavraya­bilir. Algılama, bu tanrısal kavramların sınırlarını aşamaz.

Bilginin kazanılmasında başlıca etken temel ilke­leri kavramaktır. Bu temel ilkelerin kavranması da matematik kurallarına göre davranmakla olabilir. Matematiğin uyguladığı tümdengelim yöntemi mad­denin, madde evreninin tanınmasını, bilinmesini sağlar. Bilginin sağlanmasında us ilkelerine dayanan matema­tik yönteminin uygulanması gereklidir.

Tanrı ilk devindirici güçtür. Tanrı istenci dışında bir devinim söz konusu değildir. Devinimden yola çıkarak, ilk devindirici olan tanrısal gücü, yani Tanrı’yı kavrama olanağı vardır.

İnsan akıl yürüten bir varlıktır, ölümlüdür; ancak ruh ölümlü değildir. Ölüm ruhla gövdenin ayrışması, ruhun gövdeden uzaklaşmasıdır. İnsanda maddeyle ilgisi olmayan özellikler vardır. y Hayvanda duyum olmadığı gibi, insan varlığının özünü oluşturan ruh da yoktur. Bu özellik hayvanın, evren bütünü içinde bir “tür” olmasından kaynak­lanır.

Salt duyularla algılanabilen nesnelerde “tür” ve “çeşit” ayrımı vardır. Sözgelişi hayvan için “tür”, insan için “çeşit” ve “birey” söz konusudur.”

Adelhard, “tür” ve “birey” konusunda Aristote­les’in ve ondan kaynaklanan, Orta Çağ tanrı bilimcilerinin izinden gitmiştir. Evrenin yapısı ve düzeni konusunda da Platon ile Aristoteles’in görüşlerini uzlaştırmaya çalışmış, yeni bir görüş getirmemiştir, Onun düşünce tarihindeki önemi, daha çok, Arap düşünürlerinin yapıtlarına dayanması, onları çevire­rek, Avrupa aydınlarına tanıtmasındadır. Adelhard, Avrupa Orta Çağı’nda, Yunan-Roma İlk Çağı ve özellikle felsefesini tanıma ve İlk Çağ düşünce ürünle­rini yazıldıkları diller olan Yunanca ve Latince’den öğrenme çalışmalarına ve böylece yeni bir dönemin başlamasına yol açmıştır.

Daha sonraki dönemlerde, Yunan-Latin İlk Çağı’nı, kendi kaynaklarından tanıma amacını güden çalışmalar nedeniyle, bilimsel bakımdan, bir Doğu-Batı yakınlaşması başlamıştır. Bu arada, yine Adelhard’ın çevirileriyle, Arap felsefesi Batı’da ilgi uyan­dırmış, yeni bir çalışma alanı açılmıştır.

YAPITLAR:

Kaynak: Türk ve Dünya Ünlüleri Ansklopedisi, 2. cilt, Anadolu yayıncılık, 1983