002

0
175

.

MAGNA CARTA

 

1215 yılında biraraya
gelerek güçlerini birleştiren derebeylerin (baronlann), İngi­liz kralı I.
John’u zorlayarak elde ettikleri hakların bütününü içeren belge. Bu belge­nin
ortaya çıkmasına neden olan gelişme­ler, Normanların İngiltere’yi fethine kadar
gider. İngiliz kralları, bu fetihten itibaren iktidarı tamamen ellerine geçirip
derebey-lerini saf dışı bırakmak istediler. Kralların bu girişimleri sonucu
zarara uğramaya baş­layan baronlar, onların bu hareketine karşı çıktılar ve zaman
zaman isyan ettiler. Kral­larla baronlar arasındaki bu çekişme 150 yıl kadar
sürdü. Bardağı taşıran son damla, Kral John’un uygulamaları oldu. Kral John,
derebeylerine karşı krallığın bütün gücünü kullandı. Derebeylerin nefretini
kazandı. Onun 1214’te Fransızlara karşı yaptığı sa­vaşta yenilmesini fırsat
bilen baronlar, top­raklarını, şatolarını, imtiyazlarını ve diğer haklarını
geri almak için harekete geçtiler. Kısa zamanda biraraya gelerek isteklerini
bir taslak halinde krala sunmaya karar ver­diler; eğer kral isteklerini kabul
etmezse, onunla savaşacaklarına İlişkin sözbirliği et­tiler.

Baronlar 1215’tc
kralla görüştüler. Kral ileride bir cevap vereceğini vadettiyse de, sözünde
durmadı. Bunun üzerine baronlar ayaklandılar. Önemli şehirleri ele geçirip
kralı çaresiz bıraktılar. Sonunda kral, onlar­la bir anlaşmaya varmak zorunda
kaldı. Kral I. John, 1215 Haziran’ında imzalanan Magna Carta Libertatum (Büyük
Özgürlük Fermanı) ile, egemenliğinin “baron” diye adlandırılan büyük
toprak sahipleri adına kısıtlanmasını kabul etti. Kralın kayıtsız otoritesini
baronlar lehine sarsmaya yöne­lik bu ferman, kral ile bu feodal beylerin
karşılıklı görev ve yetkilerini belirtmek üzere düzenlenmiş bir antlaşmadan
başka bir şey değildi. Asıl amaç kralın yürürlükte bulunan kanunlara uymasını
sağlamak, de­rebeylerine bazı haklar tanımak ve bu hak­lan korumaktı. Kısacası
bu ferman ile bü­yük malikane sahipleri, geniş imtiyazlar el­de ediyorlar,
derebeyliklerini ya da vasal-liklannm temelini sağlam bir zemine otur­tuyorlardı.
Halk ise yine serf olarak kalıyor, derebeylerinin toprakla birlikte alıp
sattığı köle durumundan kurtulamıyordu.

Bir burjuva
ayaklanması sonucunda or­taya çıkan Magna Carta, 63 maddelik bir fermandan
ibaretti. Bu fermanın en Önemli üç maddesi şunlardır: 1- Hiçbir hür insan,
yürürlükteki kanunlara başvurulmaksızın tutuklanamaz, hapsedilemez, mülkü elin­den
alınamaz, sürülemez veya herhangi bir şekilde yok edilemez. (Burada sözü edilen
hür insanlar sadece senyörler, kilise adam­ları, vasatlar ve vasatların
vasatları ile hür köylüler, denen topluluklardı.); 2- adalet satılamaz,
geciktirilemez, hiçbir hür yurttaş ondan yoksun bırakılamaz; 3- kanunlar dı­şında
hiçbir vergi, yüksek rütbeli kilise adamları ile baronlardan meydana gelen bir
kurula danışılmadan, haciz yoluyla veya zor kullanılarak toplanılamaz.

Derebeyleri tarafından
boyun eğmeye razı edildiğinin belgesi olan Magna Carta, daha sonraki yıllarda
da kralları yola getir­mek için pek çok kez ortaya çıkarıldı. 1400’lü yıllarda,
İngiliz parlamentosunun krala karşı elinde tuttuğu bir silah haline geldi.
Magna Carta, pek çok Avrupa ülke­sinde olduğu gibi, özellikle ilk yıllarında
ABD’nin Avrupa’ya karşı çıkan siyasi dü­şüncelerine de yön verdi.

(SBA)

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here