Sebk-i Hindi Akımı Nedir, Temsilcileri, Özellikleri

Sebk-i Hindi

Divan Edebiyatı’nda 17. ve 18. yüzyıllarda tesirini gösteren, hayal ve kelime oyunlarına, edebî sanatları alışılmışın dışında kullanmaya, mazmunları uzak manâları ile şiire dahil etmeye dayanan ve böylece şiiri zihnileştiren bir ifade tarzı.

Terim, “Hint tara, Hint üslûbu” anlamına geiir. Türk edebiyatında 17. İran yüzyıl şairlerinin etkisiyle girdi. Bundan dolayı “sebk-i İsfahanı” diye de bilinir. İran edebiyatına ise Hindistan’dan geçmiştir.

Türk edebiyatında benimsenen ve gelişen bu üslûp şeklinin başlıca özellikleri şunlardır:

  1. Söz sanatları yerine şiirde derin anlama önem verilir. Bu derin anlam ifade edebilecek kelimeler titizlikle seçilir.
  2. Şiirde dile getirilmek istenen derin anlam yeni zincirleme anlamalarla kazandırılır.
  3. Bu şekilde yazan şairler hayal güçlerinin sınırlarını son derece, zorlarlar.
  4. Şiirde fazla sözden kaçınılır. Bunun için sözü uzanan cinas, aks, ilâde vb. sanatlar hemen hiç kullanılmaz. Sözü özlü şekilde söylemeyi sağlayan istiare, tezat, telmih, mecaz-ı mürsel, hüsni talil, müraat-ı nazir, mübalağa gibi sanatlara başvurulur.
  5. Maddî ve beşerî dünyaya itibar edilmez. Şiirde derin ızdıraplar, tasavvuftâ aşk dile getiriir.
  6. Daha önce hiç kullanılmamış mazmunlar aranıp bulunur veya kullanılmış mazmunlara yeni hüviyet kazandırılır.
  7. Mazmunların en uzak anlamları arasında, çağrışımlara dayandırılan bir akım bağlar kurularak mısraların anlaşılması zorlaştırılır.

Sebk-i Hindi tarzında İran edebiyatındaki en önemli temsilcileri Urfi, Sâib, Feyzî, Hüsrev-i Dehlevî ve Şevket-i Buhurî’dir.  Divan Edebiyatı’nda Nef’î, Naîlî, Neşatî, Vecdi, Fehim-i Kadim ve Şeyh Galib en önemli temsilcileridendir. 

Örnek: Gazel – Neşati Şiirleri