Ana Sayfa Edebiyat Edebi Şahsiyetler Samim Kocagöz Kimdir, Hayatı, Eserleri, Edebi Kişiliği, Hakkında Bilgi

Samim Kocagöz Kimdir, Hayatı, Eserleri, Edebi Kişiliği, Hakkında Bilgi

0

Samim Kocagöz Hikaye, roman yazarı. (Söke 1916 – İzmir 5 Eylül 1993)

İzmir Erkek Lisesi’nden sonra İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi(1942). Lausanne Üniversitesi’nde sanat tarihi derslerini izledi(1942-1945). Yazı hayatını sürdürüken Söke’de dedsinden kalan topraklarda pamuk tarımıyla uğraştı. Bir ara Yeditepe Yayınevi’nin ortağı oldu(1955-1960). Samim Kocagöz 1940’tan sonraki toplumcu – gerçekçi hikayeci ve romancılar kuşağı içinde yer almıştır. Bu kuşağın geniş yurt toprakları üzerinde her biri kendi çevresine ait dikkatli gözlemlerini yansıtan, halkımızın yaşantısını, ortak veya bölgesel sorunlarını konu edinen yazarlarına, Söke ovası ve dolaylarını anlatan eserleriyle katılmıştır. Hikâye ve romanlarında bu çevrenin topraksız köylülerinin serüvenleri, makineleşen tarımın toprak işçilerinin yaşantısındaki etkileri, sağlık sorunu, kan davası, Menderes ırmağının taşması v.d. konular işlenir. Bu köy çevresi eserlerinin yanında kente göç edenlerin güç koşullar içindeki yaşantısını, gecekondu çevrelerini anlatan eserler yer alır. Başka bir eser grubu içinde de türk toplumunda ilerici, devrimci hareketlere katılan aydınların yaşantısı konu edinilir, toplumculuk ilkelerinin Türkiye’nin gerçeklerine nasıl uygulanabileceği araştırılır. Kocagöz’ün bu konulara yer verdiği hiıkâye kitapları şunlardır: Telli kavak (1941), Sığınak (1946), Sam amca (1951), Cihan şoförü (1954), Ahmet’in kuzuları (1958), Yolun üstündeki kaya (1964), Yağmurdaki kız (1967) [Türk Dil Kurumu 1968 hikâye ödülünü almıştır]. Romanlarından Yılan hikâyesi (1954), Bir karış toprak (1964), Bir çift öküz (1970) köy çevresinin yaşantısını, toprağa bağlı insanların sorunlarını anlatır. Onbinlerin dönüşü (1957), İkinci Dünya Savaşı öncesinde İstanbul Üniversitesi çevresinde ilerici – gerici öğrenci ve öğreticilerin yaşantısını ele almakta, bağlı oldukları görüşleri tartışma konusu edinmektedir. İzmir’in içinde romanı (1973) ise 27 Mayıs’ın gerçekleştiği döneme ait bir serüven çerçevesinde bu harekete yön veren ekonomik ve siyasal nedenler üzerinde durmaktadır. Kalpaklılar (1962), Doludizgin (1963) romanları Kurtuluş Savaşı’nın hikâyesidir.

Kocagöz yazı hayatı boyunca hikâye ve roman dallarındaki çalışmalarını yan yana yürütmüştür. Ancak Türk edebiyatında küçük hikâyenin özellikle biçim bakımından gösterdiği gelişmeleri izlemeyişi bu türdeki başarısını aksatmıştır. Eserlerinde anlatım olanaklarından, biçim yeniliklerinden çok konuya önem verir. Tipler ancak genel çizgilerle canlandırılır. Düşünceler zaman zaman dramatik yapıdan ayrı bölümler halinde kalır. Dilin kullanılışında da aksaklıklar görülür.