Ana Sayfa Filozoflar Filozof Biyografileri Makul Nedir -Felsefe Terimi- Filozofların Görüşleri, Hakkında Bilgi

Makul Nedir -Felsefe Terimi- Filozofların Görüşleri, Hakkında Bilgi

0

Makûl. Akılla kavranabilen, düşünülür olan varlık ya da kavram anlamında felsefe terimi.

Sözlükte “nesnelerin gerçekliğini kavra­mak” anlamındaki akl masdarından ism-i mef’ûl olan ma’kûl (çoğulu ma’külât) “akletme ile kavranan her şey” demektir. Te­rim anlamıyla mahsûsun (duyulur) karşı­tıdır. Arapça terminolojide akıl ve ma’kül arasındaki etimolojik ilişkinin benzeri, kla­sik Grekçe Latince terminolojide kulla­nılmış olan “nous intellectus” (akıl) ve “noeton intelligibilis” (akledilir) terimleri arasında da bulunmaktadır. Akledilir dün­ya (kosmosnoetos, Ar. el-âlemü’l-ma’kül, âlemü’l-ma’külât) tabiri de akledilir nes­nelerin hepsini ifade eder. Günümüz Türkçe’sinde ma’kül genellikle “düşünü­lür” kelimesiyle karşılanır. Batı felsefesin-deki “intelligible” terimini “anlaşılabilen” şeklinde çeviren İsmail Fenni (Ertuğrul), skolastik felsefenin ilk akledilirler (ma’kûlât-ı ûlâ) ve ikinci akledilirler (ma’külât-ı sa­niye) ayırımı üzerinde durmaktadır. Buna göre ilk akledilirler insan, ağaç gibi dış dünyada varlığı bulunan ve onlara yük­lem olabilen kavramlar [meselâ, “Ahmet insandır] ikinci akledilirler ise tümel ve soyut kavram olup onların dış dünyada kendilerine yüklem olabileceği karşılıkları yoktur.[meselâ, “İnsan türdür] Fârâbî, İbn Sînâ terminolojisinden farklılık arzeden bu ayırıma müslümanların yazdığı bazı terminoloji kitaplarında da rastlanmaktadır.

Eflâtun felsefesinde duyulur ve düşü­nülür nesnenin bilgisi kesin biçimde bir­birinden ayrılır. İkincisi, ruhun akleden gücüyle kavranan ve aşkın varlığa sahip olup form yahut idea adını alan varlıkla­ra karşılık gelir. Aristo’ya göre ise akledi­lir olan, akıl tarafından kavranmadan ön­ce bükuvve, algılandıktan sonra bilfiil adı­nı almaktadır. Bilfiil akledilirlere ait ma­hal bilfiil akıldır. Aristo ilk hareket ettirici olarak Tanrı’nın, nesnesi kendisi olan, böyle olduğu için de ezelî olan bir düşün­me etkinliği içinde olduğu fikrindedir. Tanrı kendisini veya düşünüyor olduğunu düşündüğü için 0’nun varlığı aynı zaman­da düşünülür olmaktadır. Plotin ise bir-akıl-ruhtan oluşan üç uknum (hypostasis) teorisinde birin düşünme etkinliği oldu­ğu teorisini reddetmiş, akledilirlerin bir­den ayrı olan kozmik akılda bulunduğunu ileri sürmüştür. Ancak Plotin akledilirle­rin, ilki kozmik akılda birlik halinde bulu­nan idealar olarak, ikincisi de insan aklın­da bulunduğu çokluk halindeki kavram­lar olmak üzere iki derecesi olduğunu düşünmektedir. Akiedilirier insan aklına bir aşkın akıl olan formlar vericiden gel­mektedir.