Ana Sayfa Filozoflar Filozof Biyografileri Jean-Martin Charcot Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

Jean-Martin Charcot Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

0

CHARCOT, Jean Martin (1825-1893)

Fransız, nörolog. Klinik nörolojinin dağınık deney ve bilgi birikimlerini sınıflamıştır.

1825’te Paris’te doğdu, 1893’te lac de Settons’da öldü. Babası araba yapım ustasıydı. Clıarcot, önce seçeceği meslek konusunda tereddütler geçirdi. Sonunda sanat tutkularını bastırıp tıp eğitimi yapmaya karar verdi. 1848’de tıp fakültesini üstün başarı ile bitirerek Salpetriere Hastanesi’nde yardımcı asistanlığa başladı. 9 yıl patolojide Rayer ile çalıştı. Bu dönemde Charcot olağanüstü bir enerjiyle tıbbın birçok dalma birden yöneldi ve kalp, akciğer, böbrek hastalıkları ve romatizma gibi değişik konularda patoloji temeline dayanan araştırmalar ve yayınlar yaptı. Bir süre sonra, bu dağınık bilgi birikiminden sağlam bir nöropatoloji sentezi çıktı ve 1862’de Salpetriere’de Vulpian’la birlikte çalışmaya başladı.

Charcot’nun döneminde onun adıyla adeta özdeşleşen bu ünlü hastane 1603’te yapılmış; içinde sokakların, meydanların ve bahçelerin yer aldığı, 45 binadan oluşan uçsuz bucaksız bir yapıydı. 18.yy’da başlıca akıl hastalarının, bazen yıllar boyu yatırıldığı sıradan bir depo hastanesi olarak kullanılıyordu. Charcot göreve başlarkan burada üç bin kadarı nöroz ve epilepsi olmak üzere, yaklaşık beş bin hasta barınıyordu. Charcot, “nöroloji tarihinde eşi görülmemiş” zenginlikteki bu “hasta materyalinden” yararlanarak, nöropatoloji temelleri üzerinde yükselen çok sağlam bir klinik nöroloji yapısı kurdu. Salpetriere bir “düşkünler yurdu” olmaktan çıkıp, dönemin en büyük “nöropatoloji” laboratuvarma ve sinir sistemi hastalıklarına ilişkin sayısız patoloji materyalinin sergilendiği “patoloji müzesine” sahip bir merkez oldu.

1870-1890 arasında Charcot artık sadece bir klinik araştırmacı değil aynı zamanda nöroloji dünyasında tanınan ve saygı duyulan ünlü bir nöroloji hocasıydı.

Salı günleri 600 kişilik bir anfide verdiği ünlü Sah Dersleri hemen daima bir ya da birkaç yabancı bilim adamı tarafından izlenir, çoğu zaman hasta üzerinde pratik gözlem ve muayene ile başlayıp, kuramsal konulara açılırdı. Salı Dersleri’ne bir süre sonra Cuma Dersleri eklendi.