Ana Sayfa Felsefe Yazıları Felsefe Akımları Fizikalizm Nedir? Tanımı (Felsefe Akımları)

Fizikalizm Nedir? Tanımı (Felsefe Akımları)

0

Fizik biliminin dilini bütün Öteki bilimlere uygun evrensel bir dil haline getirmek isteyen öğretiye fizikalizm adı verilir. Bu öğreti, özellikle, önermelerin mutlak ve öznelerarası doğrulanmasını sağlamak üzere, bütün bilimlerin birleşmesini öngören yeni-pozitivistlerin görüşünü yansıtır.

Ayrı ayrı bilim dallarını bir sistem bütünlüğü içinde birleştirme, genel olarak filozoflarca hem istenmiş, hem de bu uğurda çaba gösterilmiştir. Kuşkusuz bu istek ve çabanın pratik nedenleri yanında teorik temelleri de bulunmaktadır. Pratik nedenlerin başında her bilgi alanı için zorlayıcı olan kendi bilim alam sınırlarını aşarak öteki bilim alanlarının bilgilerine ulaşma gerekliliğidir. Sözgelimi, algı gibi karmaşık bir olguyu açıklamaya çalışmak sadece psikoloji alanında yapılmaya çalışıldığında yeterli olmayacaktır. Çünkü algı yaşantıları fizyolojik olaylarla İlişkili olduğu kadar, fiziksel uyarılara da bağlıdır, bunların etkisiyle ortaya çıkarlar. O halde bu ve benzer durumlarda psikoloji, fizyoloji, fizik ve daha başka bilimlerin varlığını dikkate almak gerekmektedir. Bu da ilişkili bilimlerin kavramlarım ve yasalarım ya da İlkelerini belli bir temel üstünde bağlantıya girmeye zorlar.

Teorik alanda da aynı durum sözkonusudur. Sözgelimi bir teorik fizikçi, varsayıma dayalı bir yasa ortaya koyduğunda, bu yasanın doğruluğunun gözlem ve deneyle sınanması gerekmektedir. Fakat varsayımı ortaya koyan teorisi ile, bunu sınayan gözlemci farklı diller kullanırlar. Gözlemci algılanan gerçeklikten, teorisi ise soyut bir kavram bütününden sözeder.

İşte bu bağlamda Viyana Çevresi’nde “bilimin birliği” düşüncesi ileri sürülmüş ve bu nedenle içinde her bilimsel iddianın ifade edilebileceği bir “bilimde dil birliği” ihtiyacından söze edilmiştir. Bu bakımdan bir dilde iki unsurun yerine getirilmesi istenmiştir:

a) Herkesin kullanabileceği ve göstergeleri aynı anlamı içeren bir dil, yani “öznelerarası bir dil” olmalıdır;

b) “Evrensel bir dil” olmalıdır, yani bu dilde herhanai bir konu ifade edilebilmelidir. Yeni pozitivistler (mantıkçı-pozitivistler) den Carnap ve Neurath bu iki ihtiyacı karşılayacak dilin ancak fiziğin dili olacağını savundular. Bu nedenle bu görüşe fizikalizm denmiştir.

Bu anlamda fiziksel dil sırf nicelikle ilgili bir dildir. Bu dilde bütün önermelerde ancak ölçülebilir (metrik) kavramlar kullanılır. Fakat Carnap bu görüşü biraz yumuşatarak, nicelikle ilgili kavramlar yanında nesnelerin gözlemlenen nitelikleriyle ve nesneler arasındaki gözlemlenen bağıntılar ile ilişkili niteliksel kavramları da kapsayan bir “şey-dili” (Dingsprache) veya “cisimler dünyası dili”ni söz konusu etmeye çalışır. Başka bir söyleyişle, fiziksel yüklemler tek-bilim-dilinin temel yüklemi olmak durumundadır. Ancak burada şunu da unutmamak gerekir: Bütün yasayla alakalı olanların fiziksel yasalara indirgenmeleri şeklinde bir yargıya ulaşılmamahdır. Sadece dilbirliğinin gerçekleştirilmesi yeterlidir.

(SBA)