Diyar-ı küfrü gezdim beldeler kâşaneler gördüm
Dolaştım mülk-i islamı bütün viraneler gördüm
Bulundum ben dahi dar-üş-şifa-yı Bab-ı Âli’de
Felatun’u beğenmez anda çok divaneler gördüm
Huzur-ı gûşe-yi meyhaneyi ben görmedim gitti
Ne meclisler ne sahbâlar ne işrethaneler gördüm
Cihan namındaki bir maktel-i âma yolum düştü
Hükümet derler anda bir nice salhaneler gördüm
Ziya değmez humarı keyfine meyhane-i dehrin
Bu işretgehte ben çok durmadım ammâ neler gördüm
Ziya Paşa
Diyar-ı küfr: Müslüman olmayan Batı ülkeleri.
Belde: Şehir, kasaba
Kâşâne: Büyük, süslü ve gösterişli ev. Saray. Köşk, rahat ve mükemmel ev.
Mülk-i İslam: İslam ülkeleri.
Darrüşşifa: Akıl hastanesi.
Bab-ı Ali : Osmanlı hükümeti.
Anda: Orada
Divâne: Deli, aptal
Maktel-i am: Toplu öldürme yeri.
Salhane : Hayvan kesilen yer.
Humar: Sarhoşluk veren içkiden sonra gelen baş ağrısı.
Dehr: Dünya.
İşretgeh: (mec) Bu dünya. İçki içilen yer, mekan.