Ana Sayfa Kimdir Bursalı Mehmed Tahir Efendi kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi

Bursalı Mehmed Tahir Efendi kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi

0

Bursalı Mehmed Tahir Efendi kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi: Türklerin en büyük kitabiyat «Bibliyografya» âlimi gibi iftihar duymayı gerektiren bir unvana gerçekten hak kazanan Bursalı Mehmed Tahir Bey, Sultan Abdülmecid devri ordu mensuplarından Tuğgeneral Üsküdarlı Seyyid Muhammed Tahir Paşa’nın oğlu Rifat Bey’in oğludur. Evvelâ askerlik mesleğine girdiği halde, sonradan sıhhî sebeplerden dolayı ticaret ve devlet hizmetinde kâtiplikle meşgul olan. Rifat Bey, Nakşibendi tarikatine bağlı, tarih, hal tercemeleri, şiir ve tasavvufla uğraşmış bir zattır. 1278 H. = 1861 M. senesi Cemaziyelevvelinin 19. çarşamba gecesi Bursa’da «Yerkapı» mahallesinde doğan Tahir Bey, bu soyuna bağlı tesirlerden nasibini almıştır.

İlk tahsilini evlerinin yanındaki kârgir mektepte yapmıştır. Bundan sonra Mülkiye Rüştiyesine girmiştir. Rüştiyede talebe iken aynı zamanda Haraççıoğlu medresesi hocalarından şehid babasının aziz ve vefalı dostlarından Niğdeli Hoca Ali Efendiden dinî ve Arabî dersleri okumuştur. 1293 = 1877 — 78 Osmanlı – Rus harbine gönüllü olarak iştirak eden babası Rıfat Bey Plevne’de Dubnik civarında Teliç köyünde arslanlar gibi çarpışırken, şahadet şerbetini içtiği zaman, oğlu Mülkiye orta mektebini birincilikle bitirmiş. Askerî Liseye kaydolmuştur. Üç sene sonra 1296 eylülünde oradan da birincilikle çıkarak Harbiye mektebine geçti. (-) 1299’da teğmen rütbesi ile Manastır Askerî Rüştiyesi coğrafya ve geometri «hendese» öğretmenliğine tâyin olundu. Bu suretle milletimize ve maarifimize hizmet etmeye başladı.

Mehmed Tahir Bey, 20 eylül 1302 tarihinde üstteğmen oldu. 14 ekim 1306 tarihinde aynı vazifede yüzbaşılığa yükseldi. 8 kasım 1313’de Üsküp Askerî Rüştiyesi Coğrafya öğretmenliğine naklolundu.

Üç sene Kemaleddin Efendi’nin telkin ve irşatlarına tâbi olmuştur. Kemaleddin Efendi bu arada vefat etmiş, Tahir Bey de Manastır Askerî Rüştiyesine coğrafya öğretmeni tâyin olunmuştur. Orada şeyhinin şeyhi, Usturumca-da oturan son devir Melâmiliğinin kurucusu Şeyh Seyyid Muhammed Nurül-Arabî ile görüşüp kendisine biat ve intisaib etmiştir. Adı geçen şeyh iki sene sonra Manastır’da irşad vazifesi yapmak üzere Bursalıya icazet ve müsaade vermiştir.

Cenab-ı İmamın gösterdiği metot şudur :

«Hakikati söyliyenlerinden öğrenme. Bizzat hakikati öğren. Söliyenlerini de tanırsın.»

Bu buyruğun ışığı altında İkinci Abdülhamid idaresini yıkıp Meşrutiyeti kurmak isteyen İttihad Terakki Komitesi ve ona bağlı bir kısım Osmanlı münevverleri hakkında bazı hakikatleri belirtmek istiyoruz.

Yarım asır içinde ortaya çıkan tarihî gerçekler ve vesikalar İkinci Abdulhamîd idaresini devirmeye uğraşan Osmanlı münevverlerinin aldanmış ve al-14 eylül 1314’de Kolağası rütbesine terfi ederek Manastır Askerî Rüştiyesi müdürlüğüne getirilmiştir. 25 ağustos 1320 tarihinde Selanik Askerî Rüştiyesi müdürlüğüne nakledildi, 132rde binbaşılığa yükselmiştir.

Selanik’te iken İttihat ve Terakki Cemiyetine girmiş, «Vatan ve Hürriyet» Cemiyetine de derhal üye olmuş, İttihatçılar cephesinin faaliyetine katılmıştır. Bir ihbar üzerine mektep müdürlüğünden azledilmiştir. Bir müddet sonra kendisini sevenlerin himaye ve tavassutu ile Manisa Alaşehir Alayı birinci tabur kumandanlığına nakil ve tâyin olunmuştur.

Buradan İzmir Fırka Divan-ı Harp Azâlığına tâyin edilmiş, tetkik memurluğu da uhdesine verilmiştir. Ordudan yarbay rütbesi ile emekliye ayrılmıştır. Tahir Bey’in, Manastır, Üsküp ve Selanik’te maarife aid memuriyetlerde geçirdiği hayat, tam mânasıyle fazilet ve hizmetle doludur. Adı geçen, bir taraftan talebesi ile mesai arkadaşlarını vatan sevgisi ile dolu telkin ve irşatları ile aydınlatmış, diğer taraftan İslâm ilim ve sanatları, bilhassa tarih ve teracüm-i ahval «hal ve hayat tercemeleri» ile uğraşmıştır. İkinci Meşrutiyetin ilânından evvel hürriyetçilerin hareketlerine faal bir surette katılan, aynı zamanda hazırladığı eserler ve yeni makaleleri ile matbuat âleminde mümtaz bir mevki işgal eden Tahir Beye, Abdulhamîd idaresinin herhalde şüpheli bîr nazarla bakacağı tabiî idi. Bundan dolayı adı geçen, hakkında müteaddit defalar jurnaller verilmiş, askerlik hayatında daima en az «muzir!» olabilecek yerlerde kullanılmıştır. Meşrutiyetin ilânını müteakip Bursa Mebusu seçilerek parlâmento hayatına karışan ve nihayet ilk meclisin devresi sonunda siyasî hayattan çekilmeyi arif ve âlimce bir görüşle zevk ve fikrine daha muvafık buldu. Mehmed Tahir Bey, bu tarihten 20 – 25 sene evvel Türk milliyetçiliği fikri henüz bir tohum halinde bile mevcud değilken, Veled Çelebi Efendi, Necib Asım Bey gibi mahdut birkaç arkadaşı ile beraber Türklük fikrini neşre çalışıyordu. Bu sırada «ikdam» külliyatı arasında neşrolunan «Türklerin Ulûm ve Fünûn’a Hizmetleri» adlı eser, Türk milletinin ilim ve medeniyet sahasında ne büyük hizmetler yaptığını göstererek düşmanlarımızın milletimiz hakkındaki isnadlarını çürütmek gibi yüksek bir maksatla yazılmıştır. Pek mühim, pek ciddî tetkiklerin ve araştırmaların verimli bir mahsulü olan o ufak hacimli eserin kıymeti asıl şimdi hakkiyle takdir olunabilir. Arapça veya Farsça yazdıkları için o zamana kadar Arap veya Ace m zannolunan islâm büyüklerinin, meselâ Farabî’lerin, Şevket Buharî’lerin, Cevherî’lerin Türk olduklarını göstermekle Tahir Bey Türk milletinin kabiliyet ve zekâsına, medeniyete aid hizmetlerine en kat’î deliller bulmuş oluyordu. Pek uzun senelerden beri yorulmaz bir azim ve himmetle Osmanlı Devleti zamanında yetişen Şeyhler, mutasavvıflar, ulema «din âlimleri; kadılar ve müderrisler» edibler, tarihçiler, tabibler, riyaziyeciler «matematikçiler» ve coğrafyacıların eserleri ve hal tercemeleri ile uğraşarak bu hususta basılmış ve basılmamış pek kıymetli eserler vücuda getiren Tahir Bey, çalışma tarzı itibariyle herkese ve bilhassa gençlerimize bir ibret misali olmalıdır.

Bir memleketin ilmî ve fikrî ilerlemesi her şubede büyük mütehassıslar yetiştirmekle kabil olur. Halbuki tam bir üzüntü ile itiraf etmeliyiz ki, bu şerefli unvana hak kazanmayı iddia edebilecek adamlarımız gençler arasında da, yaşlılar arasında da pek nâdirdir. Yorulup usanmadan bir mesele hakkında senelerce gayret sarfedecek ihtisas sahiplerine mukabil, bizde en mühim mevzular hakkında üç haftada ciltler meydana getiren mütehassıslar mecvudtur. İşte Tahir Beyi bu itibarla da eşi pek az bulunan bir çalışma numunesi sayıyoruz. Şu son günlerde değerli bir arkadaşı ile istanbul’un vakıf kütüphanelerini birer birer teftiş datılmış olduklarını göstermiştir. Osmanlı müelliflerinin unutulmaz yazarı Bursalı M. Tahir Bey de bu münevverler arasındadır. Milletimize ve maarifimize yaptığı büyük hizmetlerden dolayı M. Tahir Bey’i daima rahmetle anarız. Aziz hâtırasını minnet ve şükranla yâd ederiz. Fakat hakikati daha çok severiz. Hakka bağlılığımızın ve hakikata saygımızın bir icabı olarak sözü geçen Osmanlı münevverlerinin durumunu ve yakın millî tarihimizin bu nâzik bölümünü kitabın müsaadesi nisibetinde inceleyeceğiz.

Fikirlere vurulan zincirler kırıldıkça tarihde de hakikatler gün yüzüne çıkmaktadır. Bu sayede son yıllarda bu mevzuda bir hayli neşriyat yapılmıştır. Biz burada, yakın tarihimizin artık aydınlığa çıkmaya başlayan hakikat-larmı ve cereyan eden olayları merhum Nizamettin Nazif Tepedelenlioğlu’nun «Hürriyetin İlânı ve İkinci Abdülhamid Han» adlı kitabına dayanarak anlatacağız.

MÜELLİFİN ESERLERİ

Basılmış eserleri aşağıdadır :

1 — Türklerin ulum ve fünuna hizmetleri.

2 — Terceme-i Hal ve Fezail-i Şeyh-i Ekber.

3 — Kibar ve Meşayih-i ulemadan Oniki zatın Teracüm-i Ahvali

4 — Meşayih-i Osmanîyeden Sekiz Zatın Teracüm-i Ahvali

5 — Ulema-i Osmaniye’den Altı Zatın Teracüm-i Ahvali

6 — Âlî ve Kâtip Çelebi’nin Terceme-i Halleri

7 — Aydı n Vilâyetine Mensup Meşayih, Ulema, Şuarâ ve Müverrihinin Teracüm-i Ahvali

8 — Delilût’tefâsîr

9 — Müntehabat-i Masarî’ ve Ebyat-ı Osmaniye

10 — Hacı Bayram Veli

11 — Ahlâk Kitablarımız

12 — Nazar-ı İslâm’da Fakr

13 — Kâtip Çelebi

14 — Siyasete Müteallik Asar-ı İslâmiye

15 — Menakıb-ı Harbiyesinden Bir Nebze

16 — Osmanlı Müellifleri

Mühim eserlerinin en büyüğüdür. Üç büyük cild üzerine hazırlanan bu eser oniki senelik bir inceleme ve araştırma sonunda meydana gelmiştir.

BASILMAMIŞ ESERLERİ

1 — Menakıb-ı Seyyid Hoca Muhammed Nûrü’l-Arabî ve Beyan-ı Melâmet ve Ahval-i Melâmiyye

2 — Mecmua-i Tahir

3 — Fezail-i İmam-ı Ali «R.A. » Hakkında Şerefvarid Ehadîs-i Şerife ve Tercemeleri

4 — Haseneyn «Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin» (R.A.) Haklarında Şerefvarid Ehadîs-i Şerife ve Tercemeleri

5 — İmam Suyûtî’nin «El-Ehadîsi-ş-Şerife Fi’s-Saltanatil-Münife Risalesinin Tercemesi

6 — Manastıra Mensup Meşayih, Ulema ve Şuaranm Teracüm-i Ahvali

7 — Müntehabat-ı Durûb-i Emsâl-i Arabiyj’e ve Farisiyye

Kaynak: Osmanlı Müellifleri, Bursalı Mehmed Tahir Efendi, Meral Yayınevi, İstanbul