Alexander Pechmann – Kayıp Kitaplar Kütüphanesi

0
56

Alexander
Pechmann – Kayıp
Kitaplar Kütüphanesi

Malcolm
Lowry

İlk romanı Ultramarine

Romanda Dana Hilliot adlı karakter,
Şangay’a doğru yol alan yıkık dökük bir gemide miço olarak çalışmaya başlar.

Gemideki tayfaların gözüne girebilmek için
elinden geleni yapar. Ancak günden güne yalnızlaşır.

Lowry bu romanın yazmalarını 1932’de bir
yayınevine satar.

Yayınevi editörü dosyayı evinde incelemek
üzere yanına alır. Dosyalar arabasının arka koltuğundan çalınır ve kaybolur.

Romanın son halini yazdığı evde bazı
taslaklar, ev arkadaşının özeni sayesinde saklanmıştır. Kurtarılmış bu
sayfaları arkadaşı, Lowry’ye teslim eder. Bu sayede roman yeniden yazılır.

Yanardağın Altında, Lowry’nin cehennem
yolculuğudur.

…kendini yok etme derecesinde alkolik olan
Meksika’daki bir konsolosun kaçınılmaz sonunu anlatan, en ince ayrıntılarına
kadar düşünülmüş simgesel bir romandır. (s. 18)

Lunar Caustic / Cehennem Taşı, bu kısa
roman Lowry’nin döngüsünde arafı temsil eder.

In Ballast to the White Sea / Dolu
Balastlarla Beyazdeniz Yolunda,

Lowry, 40’lı yılların başında
Kanada’daorman içinde bir barakaya kapanıp romanları üzerinde çalışır.

1944’te kulübede bir yangın çıkar ve bütün
yazmaları tutuşur. Bu yangından ancak Yanardağın Altında’yı kurtarabilir.

Hemingway’in
Seyahat Çantası

1921 yılının sonlarına doğru,

Hemingway, Paris’in bohem çevrelerinde
yepyeni bir rüzgâr estirir.

Bu sırada gazetecilik yapmaktadır.

Muhabir olarak Lozan’a gönderilir.
Konferans gözlemleri sırasında Mussolini adlı sahtekârın foyasını ortaya çıkarır.

…karısı Hadley’den Lozan’a gelmesini ve
üzerinde çalıştığı tüm taslakları da yanında getirmesini ister.

Eşi, Hemingway’in tüm notlarını,
taslaklarını bir bavula doldurup yola koyulur. Bavulu tren garında çaldırarak
eli boş şekilde Lozan’a ulaşır.

Hemingway’in tepkisi bir bara gidip içmek
olur.

Daha sonraları bu durumun lehine olduğunu
belirtir.

Söylenmeyen şeylerin çoğunlukla uzun
uzadıya açıklananlardan çok daha güçlü etkiler yarattığını anlamıştır.

1944’te Paris’te Ritz otelinde yazmalarını
unutan bu defa Hemingway’dir. Otel yetkilileri, bu yazmaları yazara daha sonra
posta/kargo ile yollarlar ve bu sayede Paris Bir Şenliktir ortaya çıkar.

Prosper
Mérimée

1871’de ölümünden bir yıl sonra yazılı tüm
mirası alevler içinde kalır.

İlk eserlerinden birini, Cromwell üzerine
yazdığı bir tragedyasını kendisi yakmıştır.

Mérimée ve Shelley 1827’de Paris’te
karşılaşırlar.

Mérimée, Shelley’ye evlenme teklif eder,
nazikçe reddedilir.

Byron

1818’de hakkındaki dedikodulardan
uzaklaşmak için Venedik’e kaçar.

Burada bir hatırat kaleme alır.

Yazdıkları çağdaşlarıyla bir hesaplaşma
niteliğindedir.

Metni arkadaşı Thomas Moore’a teslim eder.
Moore, dosyayı bir yayıncıya satar. Yayıncı, anıların yol açabileceği
sansasyondan çekinir.

Moore, yazmaları kurtarmak için elinden
geleni yapar.

Tartışma devam ederken, mirasçıları temsil
eden elemanlar, yazmaları şömineye atar ve tartışmaları sonlandırırlar. (s. 33)

Shelley, hatıratı okumuş olan sayılı
insandan biridir. Hatırata ilgili yorumu: “İçinde fazla bir şey yoktu.”

Mary
ve Shelley

Mary Godwin (evlendikten sonra Shelley),
ilk anlatısının ismi Hate / nefret

Öykü kayıptır.

Avrupa seyahati sırasında bir otelde
unutulup kaybolduğu sanılıyor.

Shelley’nin bir başka eseri (Maurice or the
Fisher / Maurice ya da Balıkçı) 1997 yılında bir özel arşivde bulunmuştur.

Frankenstein kadar başarılı olmuş bir diğer
yapıtı Lodore, son otuz altı sayfası yayıncının elinde kaybolduğu için uzun
süre yayınlanamamış, ancak Shelley bu kayıp bölümleri yeniden yazdıktan sonra
yayınlanabilmiş. (s. 41)

Thomas
Mann

…gençlik dönemine ait günlüklerini 1896’da
imha etmiş.

En kapsamlı belgeleri 1944 ve 1945
yıllarında evinin bahçesinde yakmış.

1933’te günlüklerini Münih’teki evinde
bırakarak ayrılmak zorunda kalmış.

Oğlu Golo’dan geride bıraktığı evrakı
Lugano’ya yollamasını istemiş. Golo, bavul dolusu belgeyle bir araca biner.
Araç şoförü nazidir ve belgelere el koyar.

Bu durum Mann’ı çok endişelendirir ancak
düşündüğü gibi bir sıkıntıyla karşılaşmaz. (s. 45)

Kafka

Berlin’deki Steglitz Park’ında dolaşırken,
küçük bir kıza rastlar.

Kız, oyuncak bebeğini kaybetmiş, umutsuzca
ağlamaktadır.

Kafka çocuğu avutmak için hemen bir hikâye
uydurur. Bebeğin seyahate çıktığını, ona da bir mektup yazdığını söyler.

Küçük kız mektubu merak edince, Kafka
ertesi gün getireceğine söz verir. Bu olayı izleyen günler ve haftalar boyunca
bebeğin maceralarını anlattığı yeni mektuplar yazmaya adar kendini.

Sonunda bebeği evlendirmeye karar verir.

Kafka’nın bebek mektupları bugün elimizde
değildir, çünkü hepsi tek bir okuyucuya yöneliktir.

Ona göre yazdıkları “hayaletler”dir.

1917 yılında Ottla’ya yazdığı bir mektupta
(…) gençlik yıllarına eserlerini ve çeşitli yazmalarını nasıl yaktığını
anlatır. (s. 49)

Blaise
Cendrars’ın Kilitli Kasası

Beş ciltlik romanı La vie et la mort du
soldat Inconnu / Meçhul Askerin Yaşamı ve Ölümü

Bu eserin yazmalarını yaktığı söyler.

(Belki de) yazmaya başlamış ama
tamamlayamamıştır; yayıncıya söz verdiği metni teslim etmemek için bir bahane
uydurmuş da olabilir.

Anthologie Negre / Zenci Antolojisi

Afrika, Kuzey ve Güney Amerika, özellikle
de Brezilya’nın yoksul kesimlerinde dinlediği ve derlediği bütün hikâyeleri,
şarkıları vs. bir araya getirdiği bir eserdir.

1940’larda bütün yazmalarını ardında bırakarak
Nazilerden kaçmak zorunda kalır.  Böylece
hepsi kaybolur.

Balzac, 1833’te sırf yayıncısına zarar
vermek için Köy Hekimi romanının ikinci cildinin ilk taslaklarını imha eder.

Joyce, 1904’te bunalıma girince Stephan
Hero adını taşıyan iki bin sayfalık yazmaları ateşe atar.

Dostoyevski

1867’de Rusya’dan uzaklaşarak Avrupa’nın
çeşitli kentlerini dolaşır.

Yolculuk sırasında Budala’yı yazar,
yayınlar.

Bir Büyük Günahkârın Yaşamı adını verdiği
beş ciltlik bir eserin ön çalışmasını tamamlar. 1871’de Rusya’ya geri dönerken
gümrükte memurların başına dert açacağından endişelenerek yazmaları büyük
bölümünü imha eder.

T.E. Lawrence anılarını kaleme aldığı
ciltler dolusu yazmayı tren istasyonunda unutmuş/kaybetmiştir. Daha sonra
aklında kalanları kaleme alarak Bilgeliğin Yedi Sütunu adlı metni ortaya
çıkarmıştır.

Herman
Melville

Island of Cross / Haç Adası

Kitabın addı Malville’in kız kardeşi
Augusta’nın bir mektubunda geçer. Metnin kendisi kayıptır.

Laurence
Sterne

Sterne’ün eniştesi John Botham, yazar
öldükten sonra evine girer ve geride bıraktığı evraka el koyar. Yazmalar,
toplumun seçkin kesiminden kadınlara ait açık saçık aşk mektupları vs. ne varsa
hepsini yakar.

Hardy,

Ağaç budarken aklına bir hikâye gelir,
hemen o anda hikâyeyi bütün ayrıntılarıyla kurgular, yanında kâğıt-kalem yoktur
ve hava bozmadan evvel budama işini bitirmesi gerekmektedir. İşini bitirir
bitirmez yazı masasının başına kurulur ancak bahçede zihnine doluşan eser bu
defa kendini saklar. Hiçbir şey yazamaz.

Zheng
He

Zheng He, Güneydoğu Asya’nın ve Hint
Okyanusu’nun büyük kâşifidir.

1371’de doğdu.

Gemileriyle birlikte sefere çıkmış,
1421-1423 yılları arasında dünyanın çevresini dolaşmış.

Kuzey ve Güney Amerika, Yeni Zelanda ve
Avustralya’nın haritasını çıkarmıştır.

Ne var ki seyir defteri hiçbir zaman
bulunamamıştır. (s. 83-84)

Sofist Protagoras, M.Ö. 411 yılında
Atina’da tanrıtanımazlıktan yargılanmış eserleri yakılmıştır.

Robert Ervin Howard

1906’da doğdu.

Yazdığı öyküleri dergilere kabul
ettirebilmek için öykü türlerini karıştırıp iç içe geçirdi.

Bu öyküler arasında en etkileyici olanlar
Solomon Kane’in yolunu şaşırıp kendini Afrika’da bulduğu öykülerdir.

B öyküler içinde 1932’de yeni bir fantastik
kahraman ortaya çıkar. The Phoenix on the Sword / Kılıçtaki Anka Kuşu adlı
öyküde Conan adında bir Kimmeryalı çıkar karşımıza.

Howard, 1936’da intihar eder. (s. 127-128)

Arkadi Strugatski’nin ilk edebiyat
çalışması (tüyler ürpertici fantastik romanı) “Binbaşı Kovalyov’un Keşfi,
Leningrad’da kaybolur.

Dr. Dee / M Kitabı

M Kitabı, bilgeliği bütün doğunun hatta
Mısır’ın bilgeliğini aşan Kral Süleyman’ın kaybolmuş birçok eserinden biridir.

Denir ki, ulaşılamayan M Kitabı’nda
geçmişin, bugünün ve geleceğin bütün olayları yazılıdır.

Liber Mundi’yi aramak üzere yollara
düşenlerden hiçbiri geri dönememiş… (s. 142)

Homeros (…) bir başka tuhaf destan daha
yazmıştır: “Margites.” Aristoteles, Poetika’da bu kayıp eseri över. Eserin
komedyaya yakın olduğunu söyler.

Margites, bir şeyi başarmak istediği halde
avanaklıktan öteye gidemeyen bir antikçağ Eulenspiegel’inin maceralarını
anlatır (Till Eulenspiegel, 14. Yüzyılda Almanya’da meşhur olmuş bir soytarının
adıdır).

Joyce’un Ulysses’ini satın almayan var
mıdır? Peki ya okuyan?

Ernst Polak, kendisine ait tek bir
çalışmanın günümüze ulaşmadığı muhtemelen en önemli esrarengiz yazardır.
Şato’da büro amiri Klamm olarak (…) bir gölge gibi gezinmiş ve verdiği
fikirlerle Werfel, Brood, Kornfield ve Musil gibi yazarları etkilemiştir. (s.
157)

Bir dizi önemli eser, şifreli bir yazıyla
yazıldıkları için kayıp kabul edilir.

…en bilinen örneği yaklaşık dört bin yıllık
Phaistos Diski’dir.

Çapı 16 cm.

Dünyanın en eski kitabıdır.

Türkçeleştiren: Regaip Minareci

Can Yayınları

Nisan 2015