Zühd ve Takvâ Hareketleri

Zühd ve Takvâ Hareketleri

Bu çeşit zühd ve takvâ hareketlerinin çeşitli örneklerini Hıristi­yanlık, Zerdüştlük, Budizm, Jainizm, Yahudilik ve İslâmiyet’te bul­mak mümkündür. Meselâ Hıristiyanlıkta özellikle XVII. yüzyıldan itibaren çok sayıda görülen zühd hareketleri bunun tipik örnekleridir. Alman Pietizm’i, ilk devirlerin İngiliz Metodizm’i, ABD’deki büyük “Reveil” (Uyanış) hareketi, ilk Püritenler, Gerhard Groote, Spener, vb.nin başlattıkları hareketler bunlardan bazılarıdırlar. Jainizm’de Mahavira’nın tilmizler cemâatinin hareketi

 

Çeşitli büyük dinî bünyelerde ortaya çıkan ve ana dinî cemâatten hiçbir şekilde ayrılmayı düşünmeyerek, dinî esasların daha içten, da­ha yoğun ve daha dindarâne bir zühd ve takvâ ile yaşanmasını hedef edinen ve ana dinî cemâat ya da ümmet mensuplarının tamamını bu harekete dahil etmeyi arzulayan ve üstelik gayet gevşek bir teşkilata sahip bulunan dinî grup hareketleri bu türe dahildirler. Alman din sosyologu J. Wach bu grupları “collegium pietatis” şeklinde adlandır­makta ve onların olağan şartlarda gerçekleştirilenlerden daha üstün bir manevî ve ahlâkî mükemmelliğe erişmeye çalıştıklarını ve  Alman din sosyologu J. Wach bu grupları “collegium pietatis” şeklinde adlandır­makta ve onların olağan şartlarda gerçekleştirilenlerden daha üstün bir manevî ve ahlâkî mükemmelliğe erişmeye çalıştıklarını ve bu ile ana jainist cemâatin di­nî gevşekliğine itiraz eden Digambara’nm püriten atalarının hareketi bu tür zühd ve takvâ cemâatlerinin tipik örneklerindendirler. Yahudi­likteki Nazîrîler, Reşabitler ve Makkabe döneminin Şassidim ha-rişa- mmleri de bu tür takvâ cemâatlerinden olup, muhtemelen onlar  bu Çeşitli büyük dinî bünyelerde ortaya çıkan ve ana dinî cemâatten hiçbir şekilde ayrılmayı düşünmeyerek, dinî esasların daha içten, da­ha yoğun ve daha dindarâne bir zühd ve takvâ ile yaşanmasını hedef edinen ve ana dinî cemâat ya da ümmet mensuplarının tamamını bu harekete dahil etmeyi arzulayan ve üstelik gayet gevşek bir teşkilata sahip bulunan dinî grup hareketleri bu türe dahildirler.

I. ve II. yüzyıllarda Mısır, Suriye ve Filistin’de görülen Hıristiyan münzevî, keşiş ve zahitlerine örnek teşkil etmişlerdir. Budizm’de gö­rülen Amidizm, Tendai, Şingon ve Zen hareketleri ile, İslâmiyet’teki Sufîlik, zühd ve takvâ hareketinin tipik örnekleridir. Esasen İslâmiyet söz konusu olunca, İslâm’ın ilk asrında görülen ve diğer Müslüman­ların dünyaya meyillerine karşı Müslümanlığı daha içten yaşama te­mayülü ile temayüz eden zühd ve takvâ hareketi ile sonraki bir kısım tasavvufî hareket ve tarikatları da bu türün örnekleri arasında zikre­derek Sufiliğin içine dahil etmeliyiz.