Yüksel Arslan kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi

Yüksel Arslan kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi: (1933) Türk ressam. Türk tasvir ve nakış geleneklerine bağlı bir üslup özelliği yaratmış ve bunu kendine özgü bir biçimde kullanmıştır. İstanbul’da,   Eyüp’te doğdu.    Resme ilgisi küçük yaşta başladı. Eline geçen her türlü malzemeyle resimler çizdi. Liseden sonra bir süre İstanbul Üni­versitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü’nde okudu. 1955’te Maya Galerisi’nde ilişki, Davranış, Sıkıntılara Övgü dizisiyle açtığı ilk kişisel sergisin-deki resimleri bir “arayış dönemi”ni yansıtır. 1955­1961 arasında yaptığı resimlerden oluşan Phallisme dizisini İstanbul’da sergiledi. Bunlar onun sanatındaki “erotik dönem” yapıtları olarak nitelenebilir. 1961’de Fransa’ya gitti, Paris’te yerleşti. 1965’te Kopenhag ve Berlin’de açtığı sergilerindeki Artures adını verdiği dizi resimleri bir “düşsel dönem”in ürünleridir. Bu resimlerini daha sonra Fransa’da 1967’de de Türkiye’ de sergiledi. 1968-1980 arasında yaptığı Capital resimleri sanat yaşamındaki yeni bir aşamayı, bir “toplumcu dönem”i oluşturur. Son yapıtlarını henüz sergilememiştir. Influences (Etkiler) adını verdiği bu resimlerinde bir “bileşimci dönem”e girdiği izlen­mektedir.

Arslan, kendini “çizer-boyar” olarak adlandı­rır. Yapıtlarıyla insan düşüncelerini somutlamak, resmetmek ister. Önceleri Marquis de Sade, Nietzsche gibi yazarlara, Miro ve Klee’ye ilgi duymuş, daha sonra halk sanatlarından, Karagöz figürlerinden, Siyah kalem’den esinlenmiştir. Resimlerini, hat ve nakış sanatlarının geleneğine bağlı bir çizgi üslubuyla ger­çekleştirir, anlatım gücü çizgidedir. Arslan, Türk nakış geleneğinin özlü bir yenileyicisi olmuştur. Toprak boyalara çeşitli maddeler karıştırarak elde ettiği boyaları kullanmıştır. Bu bağlamda, tarihöncesi mağara resimlerindeki boyaları araştırmış, Anadolu’ da kullanılan kök boyalarla ilgilenmiştir.

Monokrom (tek renkli) bir özellik gösteren resimlerinde rengi, bir ikona sanatçısının tıpkı altın yaldızı madde-dışı’nı yansıtmakta kullandığı gibi, iki boyutlu bir etki yaratmakta kullanır.

Hiçbir zaman nü, natürmort ve peysaj resmi yapmamıştır. Çizdiği insan ve hayvan figürlerini resmin amacı olarak değil, aracı olarak görür. Düşün­celerinin yanı sıra iç ve dış dünyanın karmaşasını, çelişkilerini alabildiğine yalın, adeta fakir bir teknikle resmeder. Resminin, düşünsel düzeyde bir hazırlık aşaması vardır; önce kavramlarla, ondan sonra çizgi­lerle düşünür. Bu yönüyle, bilinen, alışılmış ressam kavramının dışında kalır.

YAPITLAR (başlıca):

Kaynak: Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi, 8. cilt, Anadolu yayıncılık, 1983