Yasunari Kavabata – Bin Beyaz Turna

Yasunari Kavabata – Bin
Beyaz Turna

Kikuci

Çay seremonisi

Babasıyla Çikako’yu ilk kez ziyaret ettiklerinde, sekiz ya
da dokuz yaşında olmalıydı.

Küçük bir makasla doğum lekesinin üzerini kaplayan tüyleri
kesiyordu.

Kızlardan birinin elinde, ipekten, pembe, küçücük bir mendil
vardı. Üzeri beyaz turnalarla süslü bir mendildi avucundaki.

…kader sizi karşılaştırdı. Babanız da tanırdı İnamura
ailesini.

Misafirler onu tekrar selamladılar.

Kikuci ayağa kalktı ve genç kızları karşısında görünce
heyecanlandı, kafası karıştı. Rengârenk kimonolardan başka hiçbir şey göremez
oldu. Kimseyi tanıyamadı.

Bayan Ota,

Sanki ilk kez onda bulmuştu kadını, bir kadının sevgisini.

Unutulsa bile geride hiçbir iz bırakmaz mı sanıyorsun?

Bayan Ota, babasının kadınıydı.

Bayan Ota’nın kızı, Kikuci’yi ziyarete geldi.

Fumiko, Kikuci’den Bayan Ota’yı bir daha görmemesini rica
ediyordu.

Bayan Ota’nın ölümünün üzerinden on yedi gün geçmişti.
Kikuci başsağlığı ziyaretine gitmeye karar verdi.

Ölüler için ıstırap çekmek, onları lanetlemektir. Bir ölü,
canlıları bu kadar etkilememelidir.

Öyle bir kadını anlamak için henüz çok gençsiniz,

(Çikako yalanlar söylüyor)

Bayan İnamura evlendi,

Fumiko da evlendi, biliyor muydunuz?

“Ne zaman?” diyebildi. Altındaki zemin kayıyor gibiydi.

(Fumiko)

Siz buna inandınız mı Bay Mitani?

Senbazuru

Türkçeleştiren: Ahmet Arpad

Doğan Kitap

2. Baskı, Nisan 2005