Wittgenstein – Mavi Kitap, Kahverengi Kitap

Bir sözcüğün anlamının açıklaması

Dilin işleyişinin iki bölümden meydana geldiğini düşünme ayartmasına kapılırız; bir inorganik bölüm, yani imlerin kullanılması ve bir organik bölüm ki buna bu imlerin anlaşılması, kastedilmesi, yorumlanması, düşünme diyebiliriz.

İm (cümle) anlamını imler sisteminden ait olduğu dilden alır. Kabataslak söylendiğinde bir cümleyi söylemek / anlamak, bir dili anlamak demektir.

Düşünmek bir zihinsel etkinlik değildir.

Düşünmenin esas olarak imlerle iş görme etkinliği olduğunu söyleyebiliriz.

Dil oyunları, çocukların sözcükleri kullanmaya başladıkları dil biçimleridir. Dil oyunlarının incelenmesi, dilin ilkel biçimlerinin ya da ilkel dillerin incelenmesidir.

Genel bir terimin anlamını açıkçası ortaya koymak için o terimin bütün uygulamalrındaki ortak öğeyi bulmanın zorunlu olduğu fikri, felsefi araştırmaya ket vurmuştur. Zira bu hiçbir sonuç vermemekle kalmamış, filozofun genel terimin kullanımını anlamasına yardımı dokunabilecek tek şey olan somut durumları konuyla ilgisiz diye bir tarafa bırakmasına yol açmıştır.

Zaman
Nasıl olurda zaman ölçülebilir?
Geçmiş ölçülemez, çünkü geçip gitmiştir.
Gelecek te ölçülemez, çünkü henüz gelmemiştir.
Şimdi de yoktur / ölçülemez, çünkü hiçbir uzamı yoktur.

Felsefe, bizim bu sözcüğü kullandığımız anlamda, ifade biçimlerinin bize dayattığı büyülenmeye karşı bir mücadeledir.

…Sıradan dilin bir kusuru yoktur.

Her im yorumlanabilir amaanlamın yorumlanabilir olmaması gerekir; o en son yorumdur.
Bize göre, bir ibarenin anlamını karakterize eden, onu nasıl kullandığımızdır. Anlam ifadenin zihinsel bir eşlilçisi değildir.

Sözcüğün pratikteki kullanımı onun anlamıdır.

Kahverengi Kitap

Bir duyguyu dile getirirken, o duyguya sahip olduğumuzu anlatmaya çalışıyoruz. O duyguyu anlatıyor muyuz?

…bu ise,
eğer bir şey betimliyorsa, benim duygumu betimler.

Bu yüzün kendine özgü bir ifadesi var.
Bunu yüzün bende tam bir izlenim uyandırmasına izin vermeye çalışırken söylemeye eğilim duyarım.

Bir cümleyi anlamak, onun içeriğini ele geçirmek demektir, cümlenin içeriği de o cümlenin içindedir.

İzlenime bakamazsınız.

Bir duyguyu birine ilettiğimizde, diğer uçta asla bilemeyeceğimiz bir şeyin olup bittiğini söylemeye eğilim duyarız. Ondan bütün alabileceğimiz yine bir ifadedir.

…Evlerine kafalarında bir şey götüremiyorlarsa ellerinde götürebilsinler diye öğrencilerime bazı notlar dikte ettim…

(Lord Russel’a)
…eğer bunları okumazsan hiç önemli değil…
Wittgenstein