V. Murat Kimdir, Hayatı, Hakkında Ansiklopedik Bilgi

22

V. Murad (1840-1904) Osmanlı padişahı (1876).

25 Receb 1256’da (22 Eylül 1840) doğ­du. Asıl adı Mehmed olup babası Abdül-mecid, annesi Şevkefzâ Kadınefendi’dir. Şehzadeliğinde iyi bir eğitim gördü. Çeşitli hocalardan Türkçe, Arapça, Fransızca, Os­manlı tarihi ve fen dersleri okudu; iki İtal­yan hocadan piyano ve Batı müziği ders­leri aldı. Amcası Abdülaziz tahta çıkınca veliaht ilân edildi (1861). Abdülaziz’in Mı­sır (1863) ve Avrupa (1867) seyahatlerine veliaht sıfatıyla katıldı. Vaktinin çoğunu, Abdülaziz’in kendisine tahsis ettiği Kadı­köy Kurbağalıdere’deki çiftlik evinde ge­çiriyordu. Bu dönemlerde meşrutî rejimi savunan Yeni Osmanlilar’la temas kurdu. Sık görüştüğü Şinâsi, Nâmık Kemal ve Zi­ya (Paşa) beylerle meşrutiyet, demokrasi ve hürriyet konusunda fikir alışverişinde bulunuyordu. Ziya Paşa ve özel doktoru Kapoleon Efendi aracılığıyla, Abdülaziz’in yönetiminden hoşnut olmayan muhalif grubun lideri Midhat Paşa ile de haber­leşmekteydi. Bu yıllarda Osmanlı Devleti çeşitli zorluklarla karşı karşıya kalmıştı. Hersek isyanıyla (1875) başlayan Balkan buhranı, Bulgaristan ayaklanması (2 Ma­yıs 1876) ve iki konsolosun öldürülmesiyle sonuçlanan Selanik vak’ası (6 Mayıs 1876) dış gelişmeleri tehlikeli bir noktaya getir­mişti. Büyük güçlerin Osmanlı Devleti’ne müdahaleye hazırlandığı bir sırada muha­lif grup Abdülaziz’i hal’edip Murad’ı tah­ta çıkarma hazırlığına girişti. Midhat Paşa’nın köşkünde yapılan toplantıda, Abdü-laziz’in tahtta kalmasının hem ülke hem kendileri için tehlikeli olacağı kanaatine va­rılarak medrese talebelerinin ayaklandırılmasına karar verildi. Murad Efendi de ta­lebeye dağıtılmak üzere sarrafı Hristaki Efendi’den sağladığı paralan Midhat Paşa’ya gönderdi. “Talebe-i ulûm” veya “sof­talar ayaklanması” adı verilen gösteriler 10 Mayıs 1876’da başladı. Mütercim Rüşdü Paşa’nın sadrazamlığa, İmâm-ı Sultanî Ha­san Hayrullah Efendi’nin şeyhülislâmlığa, Hüseyin Avni Paşa’nın seraskerliğe ve Mid­hat Paşa’nın Meclis-i Vükelâ memuriyeti­ne tayin edildiği açıklanınca 12 Mayıs is­yancılar dağıldı. Abdülaziz düşmanlığın­da ittifak eden ve “erkân-ı erbaa” adı ve­rilen bu grup İktidar koltuğuna oturduk­tan sonra Abdülaziz’in hal’i konusunda an­laşarak durumu veliahda bildirdiler. Hal’ işi­nin 31 Mayıs’ta yapılması kararlaştırıldığı halde bazı gelişmeler yüzünden 29-30 Ma­yıs gecesine alındı. Dolmabahçe Sarayı ka­radan ve denizden kuşatılarak giriş çıkış­lar yasaklandı ve telefon hatları kesildi. Öğ­rencileri silâhlandırarak Taşkışla’da hazır­ladığı üs taburla Dolmabahçe Sarayı’nı ka­radan kuşatan Askerî Mektepler Nâzın Süleyman Paşa, saraydaki veliaht daire­sine gidip Murad Efendi’yi almak istedi. Harekâtın öne alındığından haberi olma­yan veliaht tutuklanacağı korkusuyla he­yecanlandı ve dairesinden çıkmak isteme­di. Süleyman Paşa zorla ikna ettiği Mu­rad Efendi’yi karakola götürürken arka­dan Hüseyin Avni Paşa yetişti. Arabadan inmeden veliahdı yanına alarak rıhtıma doğru hareket etti. Arabası süngülü as­kerler tarafından birkaç defa durdurulan Murad Efendi, şiddetli fırtına ve sağanak halinde yağan yağmur altında rıhtımda bekleyen bir kayığa bindirildi. Denizde de üç vasıta değiştirildikten sonra güçlükle Sirkeci İskelesi’ne gelindi. Hüseyin Avni Paşa bir kira arabasına bindirdiği veliah­dı Beyazıt’taki Serasker Kapısı’na getirdi. Burada beklemekte olan sadrazam, şey­hülislâm ve diğer bazı devlet erkânı V. Murad’a biat ettiler. Arkasından Abdülaziz’in hal’ine dair fetva okundu. Fetva gerekçe­sinde Abdülaziz’in cinnet geçirdiği ve dev­let işlerinden anlamadığı ileri sürülüyordu. Resmî tebliğde Abdülaziz’in hal’inin “it-tifâk-ı umûmî” ile olduğu söylenmişse de aslında bu iş birkaç kişinin düzenlediği bir darbe ile gerçekleşmişti. Pek çok devlet adamı ile askerin Abdülaziz’in öldüğü ha­berleriyle aldatıldığı daha sonra anlaşıldı. Eski padişah Topkapı Sarayı’na nakledilin­ce V. Murad Dolmabahçe Sarayı’na götü­rüldü. Top atışlarıyla cülus duyuruldu ve sa­rayda toplanan devlet erkânı için ikinci bi­at merasimi düzenlendi. Geleneğe göre ye­ni padişahın Topkapı Sarayı’ndaki aitın tah­ta oturması gerekirken V. Murad yaldızlı bir koltuğa oturtularak biat merasimi ic­ra edildi. Bu sırada Dolmabahçe Sarayı’n-da Abdülaziz’e ve yakınlarına ait eşya yağ­malandı. Para ve mücevheratın bir kısmı­nı yeni padişahın annesi alırken bir kısmı da V. Murad’ın 1 milyona varan borçları için sarrafı Hristaki’ye verildi. Büyük bir kısmına devlet adamları el koydu.