Uzun Hasan Kimdir, Hayatı, Dönemi, Hakkında Bilgi

20

UZUN HASAN (1423-1478)

Akkoyunlu hükümdarı. Devlet onun zamanında en geniş sınırlarına ulaşmıştır.

Âmid’de (Diyarbakır) doğdu, 6 Ocak 1478’de Tebriz’de öldü. Akkoyunlu Hükümdarı Kara Yülük Osman’ın torunu, Ali Bey’in oğludur. Babasının, amcası Hamza ve Karakoyunlu beyleriyle mücadele ettiği yıllarda yetişti. Ali Bey 1438’de Suriye’ye çekilince Akkoyunlu tahtı Hamza Bey’e geçti. Uzun Haşan bir süre de amcasının gözetiminde kaldı.1441’ de babasının,1444’te de amcasının ölümlerinden sonra ağabeyi Cihangir hükümdar oldu,1450’ye dek sürecek yeni bir mücadele dönemi başladı. Akkoyunlu-Karakoyunlu çekişmeleri yoğunlaşırken aşiret geleneklerini, düzenli devlet örgütüne yeğleyen oymaklar da ayaklandılar. Uzun Haşan, Ergani yöresinden topladığı askerlerle Urfa’ya yürüdü. Karakoyunlular’ı yenilgiye uğrattı. Âmid’i de ablukadan kurtardı. Amcaları Kasım ve Haşan beylerin ayaklanmalarını yatıştırarak bir uzlaşma ortamı kurmaya çalıştı. Yönetimden kopan Erzincan’ı merkeze bağladıktan sonra Doğu Anadolu’daki birçok aşireti Akkoyunlu egemenliğine soktu. Sık sık akınlar düzenleyerek devlet otoritesini yerleştirmeye çalıştı.

Uzun Hasan, tüm bu çabalarını belli bir amaç için sürdürdüğünü, 1453’te Âmid’i ele geçirerek ortaya koydu. Ağabeyi Cihangir’i ve öteki kardeşlerini uzaklaştırarak Diyarbekir emiri oldu. 1457’ye dek de kardeşlerinin ve öteki ileri gelenlerin direnişlerini kırarak Akkoyulu beyi oldu. Aynı yıl Hısn-Keyfâ (Hasankeyf) Eyyubîleri’ne son verdi. 1458’de Dulka-diroğlu Arslan Bey’i yendi. Bunu, ertesi yıl Gürcistan’a yaptığı, Eğil beylerinin Akkoyunlu buyruğuna girmeleriyle sonuçlanan ilk büyük seferi izledi. Daha önceki güçsüzlük döneminde elden çıkan Şebinkarahisar ve Koyulhisar kalelerini aldı. Sınır komşusu Trabzon Pontus İmparatorluğu ve Erdebil Safevi Şeyh Cüneyd’Ie dostluk, bir süre sonra da akrabalık ilişkileri kurmayı gözetti. Böylece savaşçı ve barışçı bir siyaset dengelemesi öngördü. Bunun olumlu sonuçlarını kısa zamanda elde etti. 1453’te salt Âmid beyi iken, 1459’da Batı İran’dan Kuzey Irak’dan ve Doğu Anadolu’dan epeyce bir toprağı ele geçirmiş bulunuyordu.