Türkiye ve Azerbaycan Ortak Atasözleri Üzerine Bir İnceleme

Belgin
Bal İncebacak, Murat Bayram Yılar –
Türkiye ve Azerbaycan Ortak Atasözleri
Üzerine Bir İnceleme

Türkler

M.Ö. 1700’lü yıllarda Andronova bölgesinden
Altay ve Tanrı Dağları’na; M.Ö. 1300’lerde Kazakistan ve Maveraünnehir’e; M.Ö.
1100’lerde Çin’in kuzeyindeki Kansu-Ordos bozkırlarına ve Baykal Gölü’ne; M.Ö.
1000’li yıllarda Kuzey Hindistan, Ural Dağları ve Sibirya’ya doğru bir seyir
izlemiştir (s. 1465).

Türk boyları arasındaki ortak atasözlerinde
anlam birliği büyük ölçüde korunurken sözcüklerde bazı değişikliklere rastlanmaktadır.

Memleket
özlemi ve göç kavramıyla ilgili ortak atasözleri

Bülbülü altın kafese koymuşlar, ah vatanım
demiş.

Bülbülü kızıl kefese salmışlar, “vay vatan”
demiş.

Ana vatanın altın beşik.

Herkese öz vatani şirindir.

Her kuş kendi yuvasını beğenir.

Her kuşa öz yubası, her kese öz vatanı.

Çok yaşayan bilmez çok gezen bilir.

Çoh yaşayan çoh bilmez, çoh gezen çoh biler.

Terziye göç demişler, iğnem yanımda demiş.

Derziye köç dediler; iynesini yahasına
sancdı.

Komşun kötüyse göç kurtul, dişin ağrırsa çek
kurtul.

Konşun pisdir köç kurtar, dişin ayırır çek
kurtar.

Yavaş giden yol alır.

Telesen geciker./Tünd geden tez yorular.

Yabancı melekten tanıdık dev iyidir.

Tecrübeli şeytan, tecrübesiz melekden
yahşıdır.

Göç gide gide düzelir.

Köç köç, it hürkar, ikisi de menzile birge
yeter.

Göçülen yurdun kadri yerleştiğinde belli
olur.

Köçen yurdun kedrini, düşen yurdda bilerler.

Coğrafya,
doğal çevre ve iklimle ilgili ortak atasözleri

Dağ başından duman, insan başından boran
eksik olmaz.

Dağ başı dumandan kurtarmaz, insan başı
yamandan.

Dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur.

Dağ dağa govuşmaz, adam adama govuşar.

Dağ dağ üstüne olur, ev ev üstüne olmaz.

El el üste sığışır, öv öv üste yoh.

Dağdan gelir bağdakini kovar.

Dağ iti geldi bağ itini kovladı.

Dağ ne kadar yüce olsa da üstünden yol aşar.

Dağ ne keder uca olsa yol üstünden aşar.

Ot kökü üstünde biter.

Ağaç öz kökü üste biter.

Geçme namert köprüsünden, ko götürsün sel
seni.

Keçme namerd köprüsünden koy aparsın sel
seni, yatma tülkü kölgesinde koy esin aslan seni.

Gün görmeyen gün görse gündüz çıra yakar.

Gündüz şam yandıran, gece şamsız kalar.

Güneş balçıkla sıvanmaz.

Güneş balçıka sıvanmaz.

Güneş girmeyen eve doktor girer.

Gün giren eve hekim girmez.

Her gecenin bir gündüzü var.

Her geçenin bir gündüzü var.

Karı-kocanın döğüşü, yaz gününün yağışı.

Er arvadın savaşı, yaz gününün yağışı.

Kurt dumanlı havayı sever.

Kurd dumanlı gün ahtarar.

Rüzgara tüküren kendi yüzüne tükürür.

Yele tüpüren, üzüne tüpürer.

Duvarı nem, insanı gam yıkar.

Divarı nem yıhar, insanı gem.

Yağmurdan kaçarken doluya tutuldu.

Yagıştan kaçan doluya düşer.

Zora dağlar dayanmaz.

Zora dağlar dayanmaz.

Danışan dağı aşar, danışmayan düz yolda
şaşar.

Soruşan dağları aşar, soruşmayan düzde coşar.

Görünen köy kılavuz istemez.

Görünen kende ne beledçi?

Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış.

Dovşan dağdan küsmüş, dağın heberi yoh.

Yel esmezse yaprak kımıldamaz.

El esmeyinçe, yarpak terpenmez.

Yalnız taştan duvar olmaz.

Bir taşla divar olmaz./Tek ağacdan bağ olmaz.

Küçük taş, baş yarar.

Kiçik daş baş yarar.

Meyveli ağacın başı eğik olur.

Ağac bar verende başını aşağı salar.

Meyveli ağacı taşlarlar.

Bar veren ağaca daş atarlar.

Taşı sıksa suyunu çıkarır.

Daşı sıksa suyunu çıhardar.

Gözünü bir avuç toprak doyurur.

İnsanın gözünü bir ovuç torpak doyurar.

Gökten ne yağsa yer kabul eder.

Göyden ne yağdı ki er onu gebul etmedi.

Her yokuşun bir inişi vardır.

Her enişin bir yohuşu var.

Kar susuzluğu kandırmaz.

Kar susuzluğu söndürmez.

Su aka aka yolunu bulur.

Su ahdığı yerden bir da ahar./Su ahdığı yere
töküler.

Su başından bulanır.

Su başdan bulanar.

Akıl ve
aklın kullanılmasıyla ilgili ortak atasözleri

Akıl pazarda satılmaz.

Agıl bazarda satılmaz.

Akıl akıldan üstündür.

Ağıl ağıldan ötkün olar.

Akıllıya işaret, ahmağa kötek.

Akıllıya nişane, nadana kötek.

Akıl yaşta değil başta.

Ağıl başda olar, yaşda olmaz.

Boyu uzun olanın aklı kısa olur.

Boyu böyük olanın kiymeti böyük olmaz.

Akıllı düşününceye kadar deli çayı geçer.

Agıllı fikirleşince deli çaydan keçdi.

Akıllı düşman, akılsız dosttan yeğdir.

Agıllı düşman nadan dosttan yahşıdır.

Akılsız başın cezasını ayaklar çeker.

Ahmak başın belasını ayaklar çeker.

Deli alacayı sever.

Deli kırmızı sever, gic sarı.

Deli kendi söyler kendi güler.

Deli özü deyer, özü de güler.

Deli kız düğün etmiş baş sedire kendi geçmiş.

Delini apardılar toya, dedi: bura bizim evden
yahşıdır.

Deliye sorma, kendi söyler.

Delinin diline perhiz yohdur.

Deliye din/töre yok.

Deliye kanun/yazı yohdur.

Deliye her gün bayram.

Deliye günde bayramdır.

Koyma akıldan akıl olmaz.

Koyma haldan hal olmaz hal özü esli gerek.

Tembele iş buyur, sana akıl öğretsin.

Küre kulluk buyurursan kaydar sene nesihet
verer.

Bir deli bir kuyuya bir taş atmış, kırk
akıllı çıkaramamış.

Bir deli bir kuyuya daş atmış, yüz ağıllı
çıharda bilmedi.

Deve kadar boyun olacağına düğme kadar aklın
olsun.

Deveyçe boyun olunca-düymeyçe ağlın olsun.

Kadın kısmının saçı uzun olur, aklı kısa.

Arvadın saçı uzun olar, aglı ködek.

Kırk kişiye danış, kendi aklından şaşma.

Öz aglını özgeye verme.

Budalaya borçlu olma ya düğünde ister ya
bayramda.

Gedaya borçlu olma ya toyda ister ya
bayramda.

El delisini yazıya atmaz.

El delisini çöle atmaz.

Para insana akıl, giyim, yürüyüş öğretir.

Pul adama ağl örgedir.

Ekonomik
faaliyetlerle ilgili ortak atasözleri

Açıkağız aç kalmaz.

Açık ağız ac kalmaz.

Açın gözü ekmekte, tokun gözü hikmette.

Açlık zerafet değil.

Ak akçe kara gün içindir.

Ag pulu gara gün üçün yığarlar.

Akıllı oğlan neyler ata malını, akılsız oğlan
neyler ata malını.

Oğul yönlü olsa neyler ata malını yönsüz olsa
neyler ata malını.

Akıllıya taş taşımak, deliyle bal yemekten
yeğdir.

Esil ile daş daşı bede sille eme aşı, cahil
ile aş eme ahil ile daş daşı.

Ala kargada alacağım olsun.

Ala karğada alacağın olsun.

Alacağı olana altı az, verecek olana beş
çoktur.

Beşde alacağın yoh üçde vereceğin.

Alan satandan umar.

Alan satandan umar.

Allah kardeşi kardeş, kesesini ayrı yarattı.

Kardaş Kardaş yaranıb çibleri ayrı.

Ayağını yorganına göre uzat.

Ayağını yorganına göre uzat.

Ayağının girmediği yere başını sokma.

Burnun girmeyen ere başını sohma.

Bağa bak üzüm olsun, yemeye yüzün olsun.

Bağ girmeye izin olsun, üzüm emeye üzün.

Bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olur.

Bağa baharsan bağ olar, bahmazsan dağ olar.

Balık tutanın tumanı yaş olur.

Balık isteyen özünü suya vurar.

Bedava sirke baldan tatlı olur.

Müfte sirke baldan şirindir.

Damlaya damlaya göl olur.

Dama dama göl olar, aha aha sel.

Çobanın gönlü olunca tekeden süt çıkarır.

Çobanın könlü olsa tekeden pendir tutar.

Dişinden tırnağından arttırdı.

Dişinden tırnağından artırdı.

Hem ziyaret, hem ticaret.

Hem ziyaret hem ticaret.

Sabanda söyleşen harmanda çekişmez.

Köşenide danışak hermene toz kopmasın.

Bekârın boynunu bit yer, malını it yer.

Kazandığını it eyer, yahasını bit eyer.

İki koç başı bir kazanda kaynamaz.

Bir kazanda iki kelle kaynamaz.

Kazana ne koyarsan, kaşığına o çıkar.

Ne tökersen aşına, o çıhar kaşığına.

Gençlikte çalışırsan, yaşlılıkta rahat
edersin.

Cavanlıkda pul kazan, kocalıkda kur kazan.

İşin yoksa şahit ol, paran çoksa kefil ol.

İşin yohdur şahid ol.

Para el kiridir.

Pul el çirkidir.

Para isteme benden buz gibi soğurum senden.

Para isteme menden, buz kimi soyuram senden.

Para parayı bulur.

Kızıl kızılı getirer, hezine hezineni.

Paranın gittiğine bakma, işin bittiğine bak.

Pulun getdiye bahma, işin bitdiyine bah.

Parasız pazar, kefinsiz mezar.

Bazara pulsuz geden kora imansız geder.

Varsa pulun cümle alem kulun, yoksa pulun
cehennemdir yolun.

Paran vardır cümle alem kulundur, yohdur, dar
külçeler yolundur.

Beş para verdik konuşturduk, on para verdik
susturamadık.

Bir şahı verdimdindirdim, on şahı verib
giride bilmedim.

Ekmek elden su gölden.

Çöreyi ellerden suyu göllerden.

Dostluk başka alışveriş başka.

Dost ila ye iç, alışveriş etme.

Tuz ekmek hakkını bilmeyen kör olur.

Duz-çörek kadri bilmeyen itden alçagdır.

Yazın başı pişenin kışın aşı pişer.

Yayda işler kışda dişler./Ağıllı kişi kışın
keydina yayda kalar.

Taşıma suyla değirmen dönmez.

Kuyuya su tökmekle sulu olmaz.

Ne ekersen onu biçersin.

Ne ekersen onu da biçersen.

Bol bol yiyen bel bel bakar.

Bol bol yiyen bel bel bahar.

Boş laf karın doyurmaz.

Ağız ile plov bişmez yağnan düyü gerek.

Zararın neresinden dönersen kardır.

Zararın yarısından kayıtmak da heyirdir.

Zengin giyse “güle güle giy”, fakir giyse
“nerden aldın?” derler.

Kasıb geyende-haradandır- deyerler varlı
geyende mübarek.

Zenginin horozu bile yumurtlar.

Varlının horozu da yumurtlayar.

Zenginin keyfi gelinceye fakirin canı çıkar.

Varlının könlü oluncaya keder kasıbın canı
çıhar.

Zenginin malı züğürdün çengesini yorar.

Varlının malı kasıbın çenesini yorar.

Yetim/öksüz çocuk göbeğini kendi keser.

Etim göbeyni özü keser.

Tereciye tere satılmaz.

Bostancıya kölik satılmaz.

Terzi kendi söküğünü dikmez./Kürkçünün kürkü
olmaz.

Papakçının papağı olmaz, çuhaçının çuhası.

Borç yiğidin kamçısıdır.

Borç igidin kamçısıdır.

Çalışan kişi aç kalmaz./İşlemeyen dişlemez.

Çalışan ac olmaz tenbel toh./İşlemeyen
dişlemez.

Çırak ustayı geçer.

Kabil şagird usta dolar ustadan.

Yardım
ve yardımlaşmayla ilgili ortak atasözleri

Adamakla mal tükenmez, Allah korusun
vermemekten.

Dadmakla mal tükenmez Hak saklasın
vermemekden.

Bir elin nesi var, iki elin sesi var.

Bir elin neyi var? İki elin sesi var!

El eli yıkar, iki elde yüzü.

El eli yuyar, iki el de üzü.

Ekmeğini yalnız yiyen yükünü kendi taşır.

Payını yalkız eyen tayını diş ile tutar.

Komşuda pişer bize de düşer.

Konşu çöreyi konşuya borç verer.

Huy-karakter
ve kişilik özellikleriyle ilgili ortak atasözleri

Ağzı var dili yok.

Ağzı var dili yoh.

Ağzında bakla ıslanmaz.

Onun ağzında pahla ıslanmaz.

Ağaç yaprağıyla, adam keremiyle güzeldir.

Agacı yarpakları bezeyer.

Ağız yese göz utanır.

Ağız yemese, üz utanmaz.

Ahmak misafir ev sahibini ağırlar.

Konuk hayasız olsa, ev yiyesini evden kovar.

Allah dağına göre kar verir.

Allah dağına bahar kar verer, bağına bahar
bar verer.

Altın yere düşmekle kıymetten düşmez.

Kızıl palçıkda da parıldar.

Anamın bahtı kızına.

Ana kızına taht verer, ata oğluna baht.

Anasına bak kızını al, kenarına bak bezini
al.

Anasına bah kızı al, kıragına bah bezini al.

Arsıza yüz versen astar da ister.

Üz verme asdar da ister.

Asıl azmaz, bal kokmaz.

Esil itmez, yağ iylanmaz.

Ayasofya’da dilenir, Sultanahmet’te sadaka
verir.

Burda dilenir orda zekat verir.

Ayıpsız yar/dost isteyen yarsız/dostsuz
kalır. Eyibsiz dost ahtaran, yarsız kalar.

Ayranı yok içmeğe atla gider s.çmağa.

Ayranı yoh içmeye, körpü ahtarır keçmeye.

Bağla desen baş keser, yakala desen kan
döker.

Dedem mene kör deyib her yetene vur
deyib./Vur dedim öldür demedim.

Bastığı yerde ot bitmez.

Padşahın ayağa deyen erde eddi il ot bitmez.

Beş parmak bir değil.

Beş parmagın beşi de bir değil.

Bir kulağından girdi ikincisinden çıktı

Bir kulağından girer bir kulağından çıhar.

İnsan konuşa konuşa, hayvan koklaşa

koklaşa. İnsan danışa danışa, heyvan iyneşe
iyneşe.

İnsan sözünden öküz boynuzundan tutulur.

Adam dil ile heyvan buynuzu ile.

İnsanoğlu çiğ süt emmiş.

Adam oğlu çiy süt emmiş./İnsan çiy süd emib.

Körün dileği iki göz.

Kor ne ister? İki göz biri eyri, biri düz.

Kör tuttuğunu bırakmaz.

Kor tutduğun burahmaz.

Dost başa bakar düşman ayağa.

Dost başa balkar, düşmen ayağa.

Dost beni bilsin de bir çürük elmayla bilsin.

Adım anılsın bir çürük koznan.

Dost kazan düşmanı anan da doğurur.

Çalış ki dostun olsun düşmen ocak başında.

Dostun bin tane olsa da az, düşmanın bir tane
de olsa çok.

Min dost azdır, bir düşmen çoh.

Dost kara günde belli olur.

Yahşı dostunu yaman günde sına.

Düşmanın düşmanı senin dostundur.

Düşmenin düşmeni senin dostundur.

Yavuz baş sahibine domuz güttürür.

Yaman baş eyesine donuz güldürer.

Yahşi hatun dünya devleti.

Yahşı arvad dünya devletidir.

Yakın dost/komşu hayırsız hısımdan yeğdir.

Yahşi dost kardaştan ezeldir.

Yalancının evi yanmış kimse inanmamış.

Yalancının evi yandı kimse inanmadı.

Yalancının mumu yatsıya kadar yanar.

Yalançının iığı yarıya geder yanar.

Yalancının şahidi yanında olur.

Deyirmençının şahidi kömbeçi olar.

Üşengeç bir işi iki defa yapar.

Utancağın evladı olmaz.

Tutulmamış hırsız beyden doğru.

Tutulmamış oğru, handan beyden doğru.

Sofu soğan yemez, bulursa kabuğunu koymaz.

Sofi soğan yemez, tapsa kabığını da koymaz.

Sen ağa ben ağa inekleri kim sağa.

Sen ağa, men ağa inekleri kim sağa.

Sana başkasının ayıbını söyleyen, senin
ayıbını da başkasına söyler.

Elin eyibini sene söyleyen senin eyibini de
ele söyler.

Açtı ağzını yumdu gözünü.

Gözümü yumdum ağzımı açdım.

Küçükler suç işler büyükler bağışlar.

Kiçikden heta böyyükden ata.

At ölür meydan kalır, yiğit ölür şan kalır.

Öküz öler gönü kalar, igid öler adı kalar.

Bir yiğit kırk yılda meydana gelir.

Bir igit kırh ilde meydana geler.

Boş tüfekten iki kişi korkar, doludan bir.

Boş tüfengden iki adam korhar doludan bir.

Cesur bir ölür, korkak bin ölür.

Korhak günde yüz yol öler, igid ömründe bir
yol.

Çağrılan yere erinme, çağrılmayan yerde
görülme.

Çağrılan erden erinme çağrılmayan erde
görünme.

Çalma başkasının kapısını çalarlar senin
kapını.

Döyme özge kapısını, döyerler senin kapını.

Çiğ yiyenin karnı ağırır.

Ne çiy eyim ne de karnım ağrısın.

Çok bilen çok yanılır.

Çoh danışan çoh yanılar.

Çok gülen, çok ağlar.

Külmek ağlamağın kardaşıdır.

Çok isteyen belasını ister.

Çok isteyen başına bela açar.

Çok söyleme arsız, aç bırakma hırsız olur.

Çoh söyleme arsız olar, az verme heyirsiz
olar.

Dilden gelen elden gelse herkes padişah olur.

Dilden gelen elden gelse her kes padşah olar.

Dinsizin hakkından imansız gelir.

Dinsizin öhdsinden imansız geler.

Doğmadık çocuğa don biçilmez.

Doğmamışdan don biçilir.

Sağır işitmezse de uydurur.

Kar eşitmez, yaraşdırar, kor görmez
kuraşdırar.

Padişahın bile arkasından kılıç sallarlar.

Ardınca padşahı da söyerler.

Oynaşına inanan kız, kocasız kalır.

Oynaşa ümid olan ersiz kalar.

Kız beşikte çeyiz sandıkta.

Kızı saldın beşiye, cehizi çek eşiye.

Kızı kendi gönlüne bırakırsan ya davulcuya
varır, ya zurnacıya.

Kızı öz hoşuna koysansa mütrübe geder ya
zurnacıya.

Kızım sana söylüyorum gelinim sen anla.

Gızım, sene deyirem, gelinim, sen eşit.

Kızını dövmeyen dizini döver.

Bugün kızını döymeyen sabah dizini döyer.

Kel başa şimşir tarak.

Keçel kızın neyi var-demirden bir darağı.

Hocanın karnı beş, biri her zaman boştur.

Mollanın karnı beşdir daim biri boşdur.

Hırsız evden olursa tutulmaz.

Ev oğrusunu tutmak olmaz.

Hırsızdan kalanı falcı aldı.

Oğrudan galanı falçıya verdi.

Her güzelin bir kusuru var.

Gözel eyibsiz olmaz.

Halk varsa yiğit var, yiğit olan yerde halk
var.

El atanı er atar, el tutanı er tutar.

Dereyi görmeden paçayı sıvama.

Su görmeyince etek çekme.

Çirkefe taş atma üstüne sıçrar.

Çirkaba daş atma üstüne sıçrayar.

Ekmeğini taştan çıkarır.

Er olan çöreyini daşdan çıhardar.

Kadın var, arpa ununu aş eder; kadın var
buğday ununu taş eder.

Arvad varki arpa unundan çörek yapar, arvad
varki buğda unundan töten de yapamaz.

Taş yerinde ağırdır.

Taş düştüğü yerde ağır olur.

Yağmasa da gürler.

Yağmasa da kuruldar.

Saman altından su yürütür.

Saman altından su eridir.

Suya götürür susuz getirir.

Bulağa susuz aparar susuz getirer.

Adam adama lazım olur.

Adamın gıymetini adam adam biler.

Suyun yavaş akanından kork, adamın yere
bakanından.

Adamın ere bahanı suyun lal ahanı.

Sabır acıdır meyvesi tatlıdır./Sabırla koruk
helva olur.

Sebir acıdır meyvesi şirindi.

Acele işe şeytan karışır.

Telesik işe şeytan karışar.

Hayvanlarla
ilgili ortak atasözleri

Aksak karga önden uçar.

Ahsak goyuna ne dağ, ne aran?

Alçak uçan yüce konar.

Alçak uçan uça konar.

Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul
zurna az.

Anlayana birce milçek de sazdır, anlamayana
zurna kaval da azdır.

At almamış, ahıra bağlar.

Atun almamuş ahurun bağlur.

Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez.

Kaz gelen erden toyuk esirgenmez.

Arık ata kuyruk (da) yüktür.

Arık ata kuyruğu da yüktür.

At görünce aksar su görünce susar.

Su görende susayır, at görende ahsayır.

Besle kargayı oysun gözünü.

Besle karğanı-ovsun gözünü.

Ölme eşeciğim ölme, yaz gelince yonca yersin.

Ölme eşşeyim, yaz geler yonca biter.

Düşmanın karınca olsa da sen onu fil (gibi)
gör.

Düşman karışka da olsa sen onu fil say.

Sahibinin hatırına ite kemik ver.

İte hörmet ederler, eyesi hatirine.

Kurt komşusunu yemez/Kurt kurdu, it iti
yemez.

Kurt eti kurda haramdır.

Kurt eniği yine kurt olur.

Kurd balası gurd olar.

Kurt kocayınca ite maskara olur.

Kurd karıyanda köpeğe gülünç olar.

Kurtla koyun dost olmaz.

Kurdla koyun bir yerde keçinmez.

Kurt tüyünü değiştirir, huyunu değiştirmez.

Kurt tükünü deyişer, haysiyetin deyişmez.

Kuzguna yavrusu anka/şahin/güzel görünür.

Kargadan gözel kuş istediler balasını
gösterdi.

Kurda konuk giden köpeğini yanında götürür.

Kurdun gonaklıgına get, köpeyi de ardınca
apar.

Kurdun adı kötü, arada tilki var baş keser.

Çakkal var ki, baş keser kurdun adı
bednamdır.

Kurdun ağzı yese de kan, yemese de kandır.

Kurdun adı ese de kurddur eme se de.

Kurdun oğlu kuzu olmaz.

Kurd balası kurd dolar.

Kırat tüyünü değiştirir, huyunu değiştirmez.

Atı at yanına bağlarsan ya halın götürer ya
hoyun.

Köpeksiz köy buldu deyneksiz gezer.

Köpekli kendde eli deyeneksiz gezme.

Üremesini bilmeyen köpek, sürüye kurt
getirir.

Hürmeyini bilmeyen köpek sürüye gurd getirer.

Zorla sürüye giden köpek fayda etmez.

Zorla geden köpek koyuna fayda vermez.

Bakmakla kasap olunsa köpekler kasap olurdu.

Bahmakla öyrenmek olsa itden kassa bolar.

At çalışır, eşek dişler.

At çalışar, eşey yiyer.

At binen atasını tanımaz.

Ata mindi atasını tanımadı, atdan düşdü atı
tanımadı.

At murattır.

At muraddır.

At sahibini tanır.

At minicisini tanıyar.

At yiğidin yoldaşıdır.

At igidin yoldaşi.

Atın ölümü arpadan olsun.

Atın ölümü arpadan olsun.

İki at bir kazığa bağlanmaz.

İki at bir ağaca bağlanmaz.

İki at dövüşürse arada eşek ölür.

At at ile elleşer arada eşşek öler.

Evdeki buzağı öküz olmaz.

Ev buzovundan kala olmaz.

İki tavşan birden avlanmaz.

İki dovşan alınca yüyüren, heç birini tuta
bilmez.

Tavşana “kaç” tazıya “tut” diyor.

Dovşana deyir kaç, tazıya deyir tut.

Tavşanın kaçışını gördüm etinden iğrendim.

Ceryanın yürüyüşünü gördüm etinden el çekdim.

Uyuyan yılanın kuyruğuna basma.

Yatan ilanın guyruğunu basma.

Yılan ne kadar eğri yürüse de inine gelince
düzelir girer.

İlan hara eyri detse öz yuvasına düz geder.

Yılanın akına da lanet karasına da.

İlanı görene le’net görüb öldürmeyene de
le’net.

Yılanın başı küçükken ezilir.

İlanın koyruğunu yoh, başını ezerler.

Yılanın sevmediği ot yuvasının önünde biter.

İlanın zehlesi yarpızdan geder, o da biter
yuvasının ağzında.

Yılan sokan ipten de korkar.

İlan vuran ala çatıdan korhar.

Yırtıcı kuşun ömrü az olur.

Yırtıcı kuşun ömrü az olar.

Denize düşen yılana sarılır.

Denize düşen ilana sarılar./Suda batan ilana
da sarılar.

El eliyle yılan tutulur.

İlanı özge eliyle tutar./İlanın başını
düşmanın elile ez.

Tatlı söz yılanı ininden çıkarır.

Şirin dil yılanı yuvasından çıkardar.

Her kuşun eti yenmez.

Kuş var etin eyerler, kuş var et edirderler.

Horoz ölür gözü çöplükte kalır.

Toyuğun başı, kesilende de gözü eşenekde
kalar.

Horoz ötmese de sabah olur.

Horuz baynamazsa da sabah olu.

Horozu çok olan yerin sabahı geç olur.

Horuz çoh olan erde sabah tez açılar.

Kara koyun derisi sabunla yıkayınca ağarmaz.

Karanı sabun ağartmaz./Karanı yumakla
ağarmaz.

Ortak öküzden yalnız buzağı yeğdir.

Ortaklı oküzden buzov yahşıdır.

Pireye kızıp yorgan yakılmaz.

Bir bireden ötrü yorğanı yandırmazlar.

Öküz altında buzağı arar.

Öküz altında buzov ahtarır.

Öküze boynuzu yük değil.

Öküze boynuzu ağır gelmez.

Öküz öldü ortaklık ayrıldı.

Öküz öldü, ortak ayrıldı.

Serçeden korkan darı ekmez.

Serçeden gorhan, darı ekmez.

Sıçanın sidiğinin denize faydası var.

Sıçan sidiğinin de deryaya heyri var.

Aç ayı oynamaz.

Aç ayı oynamaz.

Arslanın ölüsünden tilkinin dirisi yeğdir.

Diri it ölü aslandan yahşıdır.

Atlı yayayla yoldaş olmaz.

Atlı ile piyadenin yoldaşlığı tutmaz./Atlının
piyadeden ne heberi.

Allah deveye kanat verseydi damı/duvarı
yıkardı.

Allah deveye kanad verseydi dam-daşı
dağıdardı.

Araba ile tavşan avlanmaz.

Araba ile davşanı tutmağ olmaz./Dovşanı araba
ile tutur.

Arı bal alacak çiçeği bilir.

Bal veren çiçeyi arı tanıyar.

Atım tepmez, itim kapmaz deme.

Atım tepiklemez, itim kapmaz deme.

Ağacı içinden kurt yer.

Ağacı kurt içinden yer.

Avcı ne kadar hile bilirse, ayı o kadar yol
bilir.

Ovçu ne keder hiyle bilse ov o keder yol
biler.

Bahşiş atın dişine bakılmaz.

Bahşiş atın dişine bahmazlar.

Denizdeki balığın pazarlığı olmaz.

Denizdeki balık pazarlık olmaz.

İyilik et suya at balık bilmezse Halık bilir.

Yahşılık ele at deryaya balık bilmese Halık
biler.

Başına devlet kuşu konmuş.

Başına dövlet kuşu konmuş.

Bir mıh bir nal kurtarır, bir nal bir at
kurtarır, bir at bir kişiyi kurtarır, bir kişi bir ülkeyi kurtarır.

Bir mıh-bir nalı-bir nal bir atı bir at bir
eri bir er bir eli kurtarar.

Bir nahırın adını bir dana bozar.

Bir dana bir nahırın adını batırar.

Değirmende doğan fare gürültüden korkmaz.

Deyirmanda doğulan siçan göy gurultusundan
korkmaz.

Erkeksiz avrat yularsız at.

Ersiz avrat cilovsuz at kimindir.

Katıra “atan kim” dediler, “at dayımdır”
dedi.

Atı atası ile tanıdarlar, katırı anasile.

Kaza özenen karganın ayağı kırıldı.

Karga kazı teklid etdi, karıltısını da
itirdi.

Yabancı itin kuyruğu kısık olur.

Kerib itin kuyruğu kıçının arasında olar.

Dün yumurtadan çıktı, bugün kabuğunu
beğenmiyor.

Dünen yumurtadan çıhıb bu gün kabığını
beyenmir.

Dünyayı su bassa, ördeğe ne gam.

Düyanu su tutsa bizim topuğumuza gelmez.

İt dilenciden korkar, dilenci itten.

İtin hürmesi dilençinin gaytarmaz.

İt ite, it de kuyruğuna buyurmuş.

İt ite buyurar, it de öz kuyruğuna.

İti an sopayı hazırla.

İtin adın çehdin ağacı da eline al.

İtin duası kabul olsaydı gökten kemik
yağardı.

Eşşeyin duası müstecab olsaydı, çarvadar yolda
ölerdi.

İti öldürenin kendisi gömer.

İti öldürene sürütdürerler.

İt ürür, kervan yürür.

İt hürer, kervan keçer.

Kurt/it ağzından kuzu/kemik alınır mı?

Aslan agzından şikar alınmaz.

Kör kuşun yuvasını Allah yapar.

Kor kuşun yuvasını Allah öz elile tikar.

Kör tavuğa her şey darı.

Kora gece gündüz birdir.

Isıracak it dişini göstermez.

Kapan it dişini göstermez.

Işık gelen yere değil it ürüyen yere git.

İşık gelene getme it hürene get.

Kedi erişemediği ciğere pis dermiş.

Pişiyin ağzı ete çatmaz, deyer: “iy verir.”

Kedinin bulunmadığı yerde sıçanlar baş
kaldırır.

Pişik evden çıhanda, siçanlar baş galdırır.

Kedinin/eşeğin ölümü sıçana/köpeğe düğün.

Pişik ölüb, şıçanların bayramıdır.

Kediye oyun, sıçana ölüm.

Siçanı öldürmek pişiye oyundur.

Kediyi sıkıştırırsan üstüne atılır.

Pişiyi dara kısnayanda, döner üz çırmaklar.

Kılavuzu karga olanın burnu b.ktan kurtulmaz.

Veziri karga olanın ağzı zibillikde olar.

Büyük balık küçük balığı yutar.

Böyük balık kiçik balığı yeyer.

Bulanık suda balık avlar.

Balık tutan suyu bulanık ister.

Sürüden ayrılanı kurt kapar.

Sürüden ayrılan goyunu gurd eyer.

Tilki deliğe sığmaz, kabak bağlar kıçına.

Ayı yuvasına sığmaz, kuyruğuna halbir bağlar.

Tilkinin dönüp dolanıp geleceği yer kürkçü
dükkânıdır.

Tülkünün gedib-gedeceği kürkçü
dükanıdır./Başacığın kaçacağı börkçü dükkanıdır.

Canı acıyan eşek atı geçer.

Canı yanan eşşek atdan yüyürek olar.

Eşeğe binmek bir ayıp eşekten düşmek iki.

Eşeye minmek bir eyb düşmek iki eyb.

Eşeğe gücü yetmeyen semeri döver.

Eşşeye gücü çatmaz palanı döyer.

Eşeği düğüne çağırmışlar “ya su eksiktir, ya
odun” demiş.

Deveni andılar-ya suya ya oduna.

Eşeğin eti haram, gücü helaldir.

Kağayı haram yumurtası halal.

Eşeğini sağlam kazığa bağla da, ondan sonra
Allaha ısmarla.

Atını bağla sonra Tanrıya tapşır./ Evvel
deveni ovsarla sonra Hakka ısmarla.

Koyun/keçi can derdinde, kasap et/yağ
derdinde.

Keçi can hayında, kassab piy hayında.

Koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman
Çelebi derler.

Koyun olmayan erde keçiye Kerameddin Ağa
deyerler.

Attan indi, eşeğe bindi.

Atdan endi, eşşeye mindi.

Ayı vurulmadan postu satılmaz.

Ayıyı evvel öldür, sonra derisine kiymet koy.

Başkasının atına binen çabuk iner.

Özgenin atına minen tez düşer.

Bir koyundan iki deri çıkmaz.

Bir koyundan iki deri çıhmaz.

Cücüğü (civciv) gözün sayarlar.

Cüceni payızda sayarlar.

Deve Kabe’ye gitmekle hacı olmaz.

Deve Mekke’ye getmekle haçı olmaz.

Deve silkinse eşeğe yük çıkar.

Deve silkinse horuza yük olar./Deve ne kadar
arık olsa derisi bir eşşeye yükdür.

Deveden büyük fil var.

Deveden böyük fil var.

Deveye binip koyun arasına saklanılmaz.

Deveni palas altında gizletmek olmaz.

Deveye burç gerek olursa boynunu uzatır.

Deveye kangal lazım olsa boynunu yüz ere
uzadar.

Deveye “niçin boynun eğri” diye sormuşlar,
“nerem doğru” demiş.

Deveye “boynun eyri” dediler, “haram düzdür”
dedi.

Domuzdan bir kıl çekmek de fayda.

Donuzdan bir tük çeksen o da kenimetdi.

Erken öten horozun başını keserler.

Vahtsız banlayan horozun başını keseler.

Her horoz kendi çöplüğünde öter.

Her horoz öz çöplüğünde eşelener.

Her koyun kendi bacağından asılır.

Koyu/keçini ayağından asarlar.

Karga yavrusunu “pamuğun” (kardan ak yavrum)
diye severmiş.

Ayı balasına, appagım deyer, kirpi balasına
yumşagım deyer.

Karıncadan ibret al yazdan kışı karşılar.

Ağıllı kişi kışın keydina yayada kalar.

Karıncanın zevali gelince kanatlanır.

Karıncanın ölümü etende kanad getirer.

Komşunun tavuğu komşuya kaz, karısı da kız
görünür.

Konşu toyugu konşuya kaz görüner.

Köprüyü geçinceye ayıya dayı derler.

Köprünü keçinceye kadar öküze dayı deyerler.

Ya bu deveyi gütmeli ya bu diyardan gitmeli.

Ya bu deveni güdmeli ya bu diyardan getmeli.

Yarınki tavuktan bugünkü yumurta iyidir.

Bu günki yumurta sabahki toyukdan yahşıdır.

Yürük ata kamçı olmaz.

Yahşi ata bir gamçı, yaman ata min gamçı.

Yuvayı yapan dişi kuştur.

Dişi kuş yuva tiker.

Yurt sahipsiz kalırsa domuz tepeye çıkar.

Yurd eyesiz kalanda donuz tepeye çıhar.

Sinek küçüktür ama mide bulandırır.

Çibin murdar deyil amma könül bulandırar.

Aç tavuk düşünde kendini darı ambarında
görür.

Aç toyuk yuhusunda darı görer.

Bir koyunluya bin koyunlunun işi düşer.

Min koyunlunun bir koyunluk işi düşer.

Cahile söz anlatmak deveye hendek atlatmaktan
güçtür.

Cahile söz anlatmak, deveye hendek atdırmak
kimidir.

At binenin, kılıç kuşananın.

At kimindir- minenin.

At binmeyen at binse, vura vura öldürür;
elbise giymeyen elbise giyse silke silke tozdurur.

At minmeyen at minse, çapa çapa öldürer.

At karınlı, er burunlu olur.

Atda karın itde burun.

Anasının teptiği buzağının canı yanmaz.

Koyun kuzu topdamaz.

Arı kızdıranı sokar.

Arı yuvasına çöp uzatmazlar.

Armudun iyisini ayı yer.

Armudun yahşısını meşede ayı yeyer.

Balık baştan kokar.

Balık başından iylener, camış ayağından.

Azıklı at yorulmaz.

Atı kamçı aparmaz arpa aparır.

İl uğursuz, dağ kurtsuz olmaz.

Kurddan korhan meşeye getmez.

Su içene yılan bile dokunmaz.

Su içeni ilan çalmaz.

Çeşitli
eşya, araç-gereçlerle ilgili kullanılan ortak atasözleri

Aman diyene kılıç kalkmaz.

Aman deyenin boynunu vurmazlar.

Arabanın ön tekerleği nerden geçerse ardı da
ordan geçer.

Ananın keçdiyi köprüden gızı da keçer.

Altının kıymetini sarraf bilir.

Altunu sarraf tanıyar.

Açtırma kutuyu, söyletme kötüyü.

Açaram sandığı, tökerem pambığı.

Ağaca balta vurdular, sapı benden dedi.

Balta ağac kesmezdi sapı, ağaç olmasa idi.

Alet işler el öğünür.

Alat işler el öyüner, kılınc keser, kol
öyüner.

Atılan ok geri dönmez.

Atılan oh geri kayıtmaz.

Ateş düştüğü yeri yakar.

Od düştüğü eri yandırar.

Ateşle pamuk yan yana durmaz.

Od ile pambığın aşnalığı olmaz.

Balcının var bal tası, oduncunun var baltası.

Balçının var bal tası, oduncunun baltası.

Bacanın eğriliğine bakma dumanın düz
çıkmasına bak.

Bacasının eyriliyine bahma, tütsünün düz
çıhmasına bah.

Yedi/yüz kere ölç, bir kere kes.

Eddi defe ölç bir defe biç./Yüz ölç, bir biç.

Minareyi çalan kılıfını hazırlar.

Cidani oğrulayan yerin eler.

Mum ışığı dibine düşmez.

Çırak öz dibine işık salmaz.

Nalıncı keseri gibi “hep bana, hep bana!”
değil, “bir sana, bir bana!”

Kerki olub öz terefine yonma erre olub iki
terefe yon.

Maşa uzun olsa elin yanmaz.

Uzun kösöy el yandırmaz.

Mızrak çuvala sığmaz.

İyne torbada kalmaz/Cidanı çuvalda gizlemek olmaz.

Mal canın yongasıdır.

Mal dediyin can yangusudur/pul can
yungarıdır.

Mal sahibine benzer.

Mal eyesine ohşamazsa haramdır.

Külden tepe olmaz, güveyden oğul olmaz.

Kül tepecik olmaz.

Kaybolan bıçağın sapı altındır.

İten baltanın sapı kızıl olar.

Kaşık ile aş verip sapıyla göz çıkarma.

Kasıkla emek edirdir destesile gözün
çıhardır.

Kapıdan kovsan bacadan gelir.

Kapıdan kovsan bacadan geler.

İki geminin kuyruğuna tutunan suya batar.

İki gemiden yapışan gerk olar.

İki kılıç bir kına sığmaz.

İki kılınc bir kına sığmaz.

İğne ile kuyu kazmağa benzer.

İyna ile kuyu gazmağa okşar./İyne ile kor
kazıyır.

İğneyi kendine batır, çuvaldızı başkasına.

İyneni özüne batırar, çuvaldızı yoldaşına.

İki ayak bir pabuca girmez.

İki ayak bir başmağa yerleşmez.

İki cambaz bir ipte oynamaz.

İki canbaz bir ipde oynamaz.

Herkes derdiyle, değirmenci suyuyla.

Her kişinin öz derdi deyirmançının su derdi.

Hem nalına, hem mıhına vurur.

Gah nala döyür gah mıha.

Eski pamuk bez olmaz, kötü demirden kılınç.

Eski pambık bez olmaz, köne demir kılınc.

Eski hamam eski tas.

Köhne hamam-köhne tas.

Elin ipiyle kuyuya inilmez.

Onun ipinen kuyuya getmak olmaz.

Dil kılıçtan keskindir.

Dil kılıncdan kesgindir./Dil yarası kılınc
yarasından yamandır.

Demir kızgın iken/tavında dövülür.

Demir isti-isti döyerler.

Davetsiz gelen döşeksiz oturur.

Davetsiz gelen konuk kuru yerde oturar.

Davulun sesi uzaktan hoş gelir.

Kavalın/zurnanın sesi uzakdan yahşı geler.

Çizmen darsa dünyanın genişliğinden ne fayda.

Ayakkabı dar olanda dünya başa zindan olur.

Bu dünya bir merdivendir, biri iner, biri
biner.

Dünya bir nerdivandır, biri çıhar, biri
düşer.

Boş torba ile at tutulmaz.

Boş torba ile at tutulmaz.

Boş kaşık ağıza yaramaz.

Boş kaşık ağız yırtar.

Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır.

Bir stekan çay on il yadda kalar.

Bıçak kemiğe dayandı.

Biçak sümüye dayanıb.

Bıçak sapını/kılıç kınını kesmez.

Balta öz sapını kesmez.

Başkasına kuyu kazan kendi düşer.

Özgeye kuyu kazıyan özü düşer.

Sabah kalkan aç kalmaz.

Ahşam tez yat, sabah tez dur.

Sakla samanı gelir zamanı.

Sahla samanı geler zamanı.

Sakınan göze çöp düşer.

Korhan göze çöp düşer.

Söz gümüşse sükut altındır.

Danışmak gümüş olsa, danışmamak gızıldır.

Tabak sevdiği deriyi yerden yere çarpar.

Dabbak sevdiyi derini erden ere vurar.

Tencere yuvarlanır kapağını bulur.

Güveç yumbalanar kapağın tapar.

İp inceldiği yerden kopar.

Hardan incelse, oradan üzüler.

Baş sağ oldukça börk/külah eksik değil.

Baş olsun börk tapılar.

Boş çuval dik durmaz.

Boş çuval dik durmaz.

Ucuzdur vardır illeti, pahalıdır vardır
hikmeti.

Ucuzdur var illeti, bahadır var hikmeti.

Komşu komşunun aynasıdır.

Adam adamın aynasıdır.

Kel başını tarayıncaya kadar düğün biter.

Keçel bezenince toy elden getdi.

Kelin ilacı olsa başına çalar.

Keçel çare bilse öz başına eyler.

Tarım
ürünleri ve yiyecek-içecek kültürüyle ilgili ortak atasözleri

Aşın tadı tuz ile, tuz da ölçüyle.

Aşın dadı duzdur, dünyanın dadı gözdür.

Açlıkta darı ekmeği helvadan tatlı gelir.

Açlıkda darı çöreyi halvadan şirin olar.

Bir koltuğa iki karpuz sığmaz.

Bir elde iki karpuz tutmak olmaz.

Açlıkla tokluğun arası bir parça ekmektir.

Aclık ile tohluğun arası bir parça çörekdir.

Anamın öleceğini bilsem bir acı soğana
değişirdim.

Bilseydim atın öldüyünü kulağı dolusu darıya
satardım.

Anasından emdiği süt burnundan geldi.

Emdiğim süt burnumdan geldi.

Atan soğan anan sarımsak, nereden oldun
gülbeşeker.

Atan sogan anan sarımsak hardan oldun
gülmeşeker.

Aşı yok oruç tutar; işi yok namaz kılar.

Aşı yoh ruze tutur, işi yoh nemaz kılar.

Yoğurdum ekşidir diyen olmaz.

Heç kes öz eyranuna acu dimez.

Yarama tuz basma.

Yarama duz septiler.

Yer doymadıkça il doymaz.

Yağış ile er göyerer alkış ile er öyüner.

Üzüm üzüme baka baka kararır.

Üzüm üzüme baha baha karalar.

Üzümünü ye bağını sorma.

Üzümünü e bağını sovurma.

Ucuz etin çorbası tatsız olur.

Ucuz etin şorbası olmaz.

Sütten ağzı yanan ayranı/yoğurdu üfleyerek
içer.

Südden ağzı yanan, katığı üfleye üfleye içer.

Sıcak aşa soğuk su katar.

Menim bişmiş aşıma su çalam./Kaynar aşıma su çaladı.

Sarımsak yemedim ki ağzım koksun.

Ne sarımsak edim ne ağzım kohar.

Sıcak aşın olmasa da ılık sözün olsun.

Arpa unun yohdursa, dadlı dilin de yohdur?

Peyniri deri, kadını erkeği saklar.

Peyniri deri sahlar, arvadu eri sahlar.

İyi aş kalacağına, kötü karın yarılsın.

Yahşı hörek kalınca pis karın yırtılsın.

Herkes iyi ben yaman, herkes buğday ben
saman.

El yahşı biz yaman, el buğda biz saman.

Felek kimine kavun yedirir kimine kelek.

Feleyin beyla işleri çoh, aslanı ac gezdirer,
tülkünü  toh.

Bir eli yağda, bir eli balda.

Bir eli yağda, bir eli balda.

Bitli baklanın kör alıcısı olur.

Kurdluca pahlanın kör alıcısı olar.

Bal bal demekle ağız tatlı olmaz.

Bal bal demekle ağız dada gelmez.

Bal tutan parmağını yalar.

Bal tutan barmagın yalar.

Babası koruk yemiş oğlunun dişi kamaşmış.

Atası turşu yemiş, balasının dişi kamaşmış.

Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın.

Plovdan dönenin kıçı kınsın.

Umut fukaranın ekmeğidir.

Umud iledir, cahanda her iş.

Yiyen bilmez, doğrayan bilir.

Eyen bilmez doğrayan biler.

Ununu elemiş, eleğini asmış.

Eleyi elenib, halbiri göyden asılıb.

Ne şiş yansın ne kebap.

Ne şiş yansın ne kabab.

Keskin sirke küpüne zarar.

Sirke tünd olanda öz küpünü partladar.

Katrandan olmaz şeker, olsa da cinsine çeker.

Cins cinse çeker.

Dilenci bir olsa balla beslenir.

Dilençi bir olsa diriltmeye ne var.

Değirmene varan un öğüdür, evdeki bövbet
savar.

Deyirmen növbetle işler.

Et kanlı, yiğit canlı gerek.

Et kanlı igid canlı.

Eti senin kemiği benim.

Eti senin, sümüyü benim.

Et tırnaktan ayrılmaz.

Et dırnakdan ayrılmaz.

Buğday yanında karamuk da sulanır.

Çelik hatirine suluflar da su içir.

Elma/armut piş ağzıma düş.

Armud biş ağzıma düş.

Elma, ağacından uzak düşmez.

Alma öz ağacından uzag düşmez.

Beşeri
ilişkiler ve günlük sosyal hayat tecrübeleriyle ilgili ortak atasözleri

Aç esner, tok geğirir.

Ac esner, toh geyirer.

Aç ne yemez, tok ne demez.

Ac ne olsa yeyer, tok ne olsa da söyler.

Açın karnı doyar, gözü doymaz.

Açın garnı doyar, gözü doymaz.

Açma sırrını dostuna, dostunun dostu vardır,
o da söyler dostuna.

Açma sirrini dostuna, dostunun da dostu
vardır, o da aydar dostuna.

Adamın iyisi iş başında belli olur.

Dilde yoh, işde özünü göster./ İş adamın
cövheridir.

Ağlarsa anam ağlar, kalanı yalan ağlar.

Ağlarsa anam ağlar, galanı yalan ağlar.

Arkadaşını söyle, kim olduğunu söyliyeyim.

Yoldaşını mene söyle senin kim olduğunu
deyim.

Bir gördüğün biliş, iki gördüğün tanış.

Bir gördün yoldaş, iki gördün gardaş.

Aç gözünü açarlar gözünü.

Ac gözünü açarlar gözünü.

Baba olmayan ata kadrini bilmez.

Ata olmayan ata, ana olmayan ana kadrini
bilmez.

Bir günlük yola çıksan üç günlük azık al.

Sefere geden su götürer.

Bir kızı kırk kişi sever, bir kişi alır.

Elçi çoh olar, kısmet bir.

Ağalık vermeyele, yiğitlik vurmayla olur.

Ağalık verimle igitlik vurumladır.

Aç başım, dinç kulağım.

Acluğu satub dinçliğe.

Aka ak derler, karaya kara.

Akı karadan seçende gel.

Aslını bilmeyen piçtir.

Eslin itiren bicdir./Eslini itiren
haramzadadır.

Aşık olan kördür.

Aşık olan kör olar.

Aşık daima bey oturmaz.

Aşıgı alcı durub.

Aşını, eşini, işini bil.

Adam aşını, işini bilmelidir.

Ata dostu oğlana mirastır.

Atalar sepen oğullara mirasdır.

Ata dost gibi bakmalı düşman gibi binmeli.

Ata dost kimi bah, düşman kimi min.

Yola çıksan yoldaşın olsun.

Evvel yoldaş sonra yol.

Zaman sana uymazsa sen zamana uy.

Zaman sana saz olmasa sen zamana saz ol.

Zor oyunu bozar.

Zor oyunu pozar.

Zorla güzellik olmaz.

Zor ile gözellik olmaz.

Zorla yapılan çabuk yıkılır.

Zülm ile abad olan bir gün berbad olar.

Zulüm kapıdan girerse insaf delikten çıkar.

Zor kapıdan gelende şeriet bacadan
çıhar./Güçlü günahkar olmaz.

Arayan bulur, inleyen ölür.

Ahtaran tapar.

Arayanın bir yüzü kara, vermeyenin iki yüzü.

İsteyenin bir üzü kara, vermeyenin iki üzü.

Adam olana bir söz yeter.

Adama sözü bir defe deyerler.

Adamın adı çıkacağına canı çıksın.

Adamın adı pisliye cıhınca canı cıhsa
yahşıdır.

Ağrımayan başa yağlık bağlama.

Agrımayan başa desmal baglamazlar.

Allah bir kapıyı kaparsa diğerini açar.

Allah bir kapunı bağlasa öbürisin açar.

Allah sağ gözü sol göze muhtaç etmesin.

Allah sağ gözü sol göze möhtac elemesin.

Araba kırılınca yol gösteren çok olur.

Araba kırılanda yol gösteren çoh olar.

Atalar sözünü tutmayanı yabana atarlar.

Atalar sözü hikmettir./Mesel güldür söz
çiçek.

Akın adı var, karanın tadı.

Ağın adı var, karanın tadı.

Sövme benim kul atama, söverim senin bey
atana.

Söyme kul atamı, söymeyeyim bey atanı.

Söylenen söz atılan ok.

Deyilen söz geri kaytmaz.

Söyleyene bakma, söyletene bak.

Söyleyene bahma, söylenene bah.

Yerin kulağı var.

Yerin kulağı var./Yer kulaklı olar.

Sana taş atana aş at.

Düşmen seni daş ile sen düşmeni aş ile.

Su küçüğün, sofra/söz büyüğün.

Su küçüyündü, süfre böyüyündü./Yol böyüğün,
su kiçiyin.

Suya dayanma, düşmana inanma.

Beylere inanma, suya daynma.

Ağlamayan çocuğa meme vermezler.

Aglamayan uşağa süd vermezler.

Yemeyenin malını yerler.

Emeyenin malını malını eyerler, ölüsünü
döyerler.

Bir yemem diyenden bir de oturmam diyenden
kork.

Bir eyeremden korh bir de emeremden.

Kazan karası gider yüz karası gitmez.

Kazan karası geder, üz karası yoh.

Kazana yanaşırsan karası, kötüye yanaşırsan
belası geçer.

Kazana yanaşma karası yuhar, yamana yanaşma
kadası yuhar.

Çoban dayağı ile, gelin ayağı ile.

Çoban dayağı ile gelin duvağı ile.

Çoban çok olanda koyun murdar ölür.

Çoban çoh olanda koyonu kurd eyer.

Eceli gelen keçi çobanın dayağına sürünür.

Keçinin başı gicişende buynuzunu çobanın
çomağına sürter.

Elde bulunan beyde bulunmaz.

Elde olan beyde olmaz.

Ad işler işi, sen işlemezsin.

Adam adı bezemez, adam adı beziyer. (Er öler
adı kalır)

Babana ne yaparsan, oğlundan onu görürsün.

Atana nece baharsan, övladın da sene ele
bahar.

Yıkılana/düşene vurulmaz.

Yıhılanı vurmazlar.

Biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar.

Biri eyer biti bahar kiyamet onda kopar.

Biri yazar biri bozar.

Biri yazar biri pozar.

Birisi ölmeden öbürü iyi gün görmez.

Biri ölmese, biri dirilmez.

Bu sakalı değirmende ağartmadık.

Sakkalını deyirmanda ağardıb tecrübe hasil
edib.

Çocuk düşe kalka büyür.

Uşak yıhıla yıhıla böyüyer.

Çocukla çıkma yola, gelir başına bin türlü
bela.

Uşakla yola çıhma, eşeyi yıhılsa ağlar,
eşekden yıhılsan güler.

Çocuklu ev pazar, çocuksuz ev mezar.

Balalı öv bazardır, balasız öv mezardır.

Çocukluk çağı, padişahlık çağı.

Uşağın hökmü padşah hökmünden artıkdır.

Çocuktan al haberi.

Heberi uşakdan öyren./Sözün doğrusunu uşakdan
heber al.

Deveciyle dost olan kapısını büyük yapar.

Deveçi ile dost olanın darvazası gen gerek.

Dilin kemiği yok./Dilin kemiği yok ama kemiği
kırar.

Dil sümüksüzdür amma sümüyü sındırar.

Dilini koruyan başını korur.

Dilini sahlayan başını sahlar.

Dilsizin dilini anası anlar.

Lalun dilin nenesi bilir.

Dost ağlatıp düşman güldürüp söyler.

Dost ağladar, düşman güldürer.

Kız evi naz evi.

Kız evi-naz evi./Kızdı nazdı min tümen azdı.

Kız evinde düğün olur, oğlan evinin haberi
yok.

Oğlan evinde toydur kız evinin heberi yoh.

İki kadın olan evde düzen olmaz.

Evde iki arvad olanda ev süpürülmemiş kalar.

İki kardeş savaşmış, ebleh gerçek sanmış.

Kardaşlar savaşdı ebleh ona inandı.

Hocanın söylediğini yap, yaptığını yapma.

Hocanın dediğini tut, gittiği yola gitme.

Cami ne kadar büyük olsa da imam bildiğini
okur.

Cemaat ne geder çoh olsa da ene imam
bildiyini deyer.

Bal İncebacak, Belgin ve Yılar, Murat Bayram.
(2017), “Türkiye ve Azerbaycan Ortak
Atasözleri Üzerine Bir İnceleme
,”
Geçmişten Günümüze Göç
, Ed. Osman Köse, Canik Belediyesi Kültür Yayınları, Cilt:
3, (s. 1465-1486), Samsun