Türk Edebiyatında Röportaj Türünün Tarihi, Tarihsel Gelişimi,

42

Röportaj, önemli kişileri, ilgi çekici çevreleri yakından tanımak, sorunları yetkililerin ağzından dile getirmek için kullanılan hareketli bir yazı türüdür. Röportajın gelişmesi gazete ve dergi yayıncılığının gelişmesiyle birlikte olmuştur. Türk basınında türün ilk başarılı örnekleri ancak İkinci Meşrutiyet’ten sonra görülmeğe başladı. Ahmet Şerifin aydınlar tarafından çok az tanınan taşra hayatını ve yurt gerçeklerini dile getiren Anadolu’da Tanin başlıklı röportajları gözlem gücüyle dikkati çeken en eski röportajlar arasındadır. Cumhuriyet’ten önce Ruşen Eşref Ünaydın Çanakkale Savaşı kahramanı Mustafa Kemal’i (Anafartalar kumandanı Mustafa Kemal’le mülakat), cepheden dönmüş gazileri (Çanakkale’de savaşanlar dediler ki) ve özellikle Mütareke’den önceki edebiyat adamlarım (Diyorlar ki) tanıtan röportajlanyle ün kazanmıştı.

Cumhuriyet’in ilânından İkinci Dünya Savaşı sonuna kadar uzanan dönemde Celâlettin Ezine, Naci Sadullah Danış, Kandemir gibi gazeteciler röportaj türünün tanınmış temsilcileri arasında yer aldı. Yüksek tirajlı gazetelerin gelişmesinden sonra röportaj geniş okuyucu topluluğunun merakla izlediği bir yazı türü haline geldi. Bugün de Diyorlar ki başlığı altında edebiyat röportajlarını toplamış olan Hikmet Feridun Es yabancı ülkeleri tanıttığı ve özellikle savaş sırasında Kore’de yaptığı röportajlarla tanındı.

Sait Faik Abasıyanık da adliye muhabiri olarak gazete röportajları yayımlamış (Mahkeme kapısı), bu yazılarında hikayeci ikişiliğinin anlatım ustalığını, kişilikleri çözümleme gücünü de yansıtmıştı. Röportajı hem günün gerçeklerini ele alan, hem edebiyat ustalığı taşıyan bir yazı türü olarak Yaşar Kemal geliştirdi. Çukurova yana yana, Peri bacaları v.b. kitaplarında yer alan ve son olarak tümü Bu diyar baştan başa, Bir bulut kaynıyor kitaplarında toplanan röportajlarında Yaşar Kemal uzak kentler, tarım işçileri, süngerciler, balıkçılar, sanat adamları v.d. ile bütün bunların içinde yaşadıkları koşulları etkileyici bir anlatımla ortaya koyuyordu. Fikret Otyam Cide gide başlığını verdiği dizi içinde Yaşar Kemal’in röportaj çizgisini sürdürdü, özellikle Güneydoğu Anadolu’yu ve bu yörenin insanını başarıyla işledi. Mücahit Başar, Hikmet Çetinkaya gibi gazeteciler toplumsal sorunları işleyen röportaj yazarları arasında yer aldı. Konusu edebiyat olan röportajlar arasında belirli sorunları işleyen kitaplar (Mehmet Behçet Yazar, Edebiyatçılarımız ve türk edebiyatı, 1938; Şinasi Özdenoğlu, Edebiyatımızın beş ana meselesi, 1949), bir konuşmacının çeşitli yazarlarla yaptığı röportajları toplayan kitaplar (Mustafa Baydar, Edebiyatçılarımız ne diyorlar?, (1960) veya bir tek sanatçıyla ayrı ayrı zamanlarda yapılmış görüşmeleri derleyen eserler (Sermet Sami Uysal, Yahya Kemal’le sohbetler, 1959) bulunmaktadır.