Thomas Carlyle Kimdir, Hayatı, Eserleri

Thomas Carlyle. İskoçyalı yazar, düşünür, eleştirmen 4 Aralık 1795’te İskoçya-Ecclefechan’da doğdu, 5 Şubat 1881’de Londra’da öldü.

Calvinist inanca bağlı olan babası küçük bir çiftçiydi. Babasının dini inançları ve yaşam biçimi, genç Carlyle’ı yaşamı boyunca etkiledi. Calvinizm’de insanların tanrı tarafından doğuştan cennet veya cehenneme layık görülmesi ve kişilerin, gelecekleri konusunda bir “işaret” aramaları Carlyle’ın öğrenciliği sırasında zihnini sürekli meşgul etti. Bu etki daha sonra da eserlerine yansıdı.

Ecclefechan’da köy okulunu bitirdikten sonra, ortaöğrenimini Annan Akademisi’nde tamamladı ve Edinburg Üniversitesi’ne devam etti. Burada belli bir bilim dalını izlemedi. Matematiğe yeteneği olduğundan Annan’da matematik öğretmeni oldu. 1816’ da Kirkcaldy’de, vaiz ve mistik Edward Irwing’in öğretmenlik yaptığı bir okula geçti. Irwing’in Carlyle üzerinde büyük ve sürekli bir etkisi oldu. 1819’da hukuk öğrenimi için Edinburg Üniversitesine döndü, üç yıllık öğrenim dönemi yalnız ve güç şartlar altında geçti. Daha sonra Almanca öğrendi ve Mme Stael’in etkisiyle, kendisi için “yeniden ruhsal doğuş” niteliğindeki Alman düşüncesini keşfetti; sırasıyla Kant, Alman idealistleri ve mistikleri, özellikle Goethe, felsefesi için en sağlam temel taşlarını oluşturdular. 1824’te Goethe’den Wilhelm Meister’i çevirdi.

1826’da evlendi. Evliliğinin ilk yıllarında Edinburg Review’ya yazılar yazmaya ve Sartor Resartus üzerinde çalışmaya başladı. Bu kitapta acı ile mizah, otobiyografi ile Alman felsefesi birbirine karışmaktadır. Kitabın asıl mesajı, insanların en derin inançlarının şekillendiği zihni kalıpların artık çağdışı olduğu, zamana uyacak yeni kalıpların gerektiği, fakat yeni dini sistemin zihni içeriğinin karmaşık olduğudur. Carlyle’a göre, bireysel sorunların çözümü, 18.yy filozoflardan miras kalmış şüphecilikte ve romantik melankolinin ahlak bozucu kokuşmuşluğunda aranmamalıydı. Tek kurtuluş şansı maneviyatta, görevde ve kendini unutmada bulunabilirdi. Toplum sorunları konusunda da tavrı daha az kesin değildi. Darwin’in evrimciliği onu tatmin etmez, tarihin akışıyla ilgili açıklamaları da yetersiz bulur, anarşizme kadar gittiğini iddia ettiği güzel sanatlar düşkünlüğüne de karşıydı.

1834’te Londra’ya yerleşti. En büyük eseri olan Fransız Devrimi bu dönemin ürünüdür. Bu eserin J.S.Mill’e gönderilen müsveddeleri kaza sonucu yandı. Genellikle günlük küçük olaylardan çok etkilenen Carlyle, bundan hiç etkilenmedi. Eseri tekrar yazdı ve 1837’de bitirdi. Eser kısa sürede büyük beğeni kazandı. Cariyle, Fransız Devrimi’ni, monarşi ve asiller sınıfının çılgınlığı ve menfaat düşkünlüğü üzerine indirilmiş kaçınılmaz bir darbe olarak gördü. Bu basit fikir, çok fazla belgeye dayanan ayrıntıyla desteklenmişti.

Tarihte Kahramanlar, Kahramana Tapınma ve Kahramanlık adlı eserinde kuvveti, özellikle tanrı tarafından verilmiş misyonla birleşen kuvvete saygıyı işledi. Carlyle, kahramanı, ilah (putperest mitler), peygamber (Muhammed), şair (Dante ve Shakespeare), papaz (Luther ve Knox), edebiyatçı (Johnson ve Burns), kral (Cromwell ve Napoléon) olarak ele aldı. İki yıl sonra, Kahraman fikrini Past and Present (Geçmiş ve Şimdiki Zaman) isimli eserinde daha da yüceltti. Carlyle’a göre, sadece Knox, Luther veya Napoléon gibi kimseler tarihte akış sağlayabilirler, çünkü demokrasi ancak karmaşa ile sonuçlanabilir. Kahramana bu saygısı yüzünden, günlük yaşamını sürdüren sıradan insana karşı hoşgörülü olmadı.

Carlyle’ın dünya görüşünün arkasında yatan en önemli belirleyici Calvinizm’dir. Calvinizm’de doğuştan tanrı tarafından bağışlanmış kişiler (erenler) özel nitelikler gösterirler. Cariyle’ın tarihi şekillendiren, tarihte en önemli unsur olarak Kahraman’ı, “eren”in değişmiş bir simgesidir.

1857’de kahramanlarından bir diğeri olan II.Frederick’i Büyük Frederick, Prusya Kralı II.Frederick’in Tarihi adlı eserinde çok detaylı olarak inceledi. 1865’te Edinburg Üniversitesi rektörlüğüne getirildi.

Carlyle’ın katkısını değerlendirmek hayli güçtür. Onu bir peygamber olarak kabul etmeyenler, genellikle, okuyucusunun sabrını ve enerjisini sömürdüğünü öne sürerler. Bir bütün olarak ele alındığında, eserlerinin kendi kendini tekrarladığı ve gerçeği saptırdığı söylenebilir. Eserlerinde din ve ruhun ölümsüzlüğü en önemli temadır.

Eserleri (başlıca)

  • The French Revolution, 3 cilt, 1837, (Fransız Devrimi)
  • On Heroes, Hero-Worship and the Heroic in History, 1841, (Tarihte Kahramanlar, Kahramana Tapınma ve Kahramanlık)
  • The History of Frederick II of Prussia, Called Frederic the- Great (Büyük Frederick, Prusya Kralı II.Frederick’in Tarihi)

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi