Tarihi Etnolojik, Etnografik, Folklorik, Antropolojik ve Fenomenolojik Eğilimler DİN SOSYOLOJİSİNİN DOĞUŞU

Tarihi Etnolojik, Etnografik, Folklorik, Antropolojik ve Fenomenolojik Eğilimler

DİN SOSYOLOJİSİNİN DOĞUŞU
Din sosyolojisinin tarihçesi içerisinde, doğrudan doğruya din sosyolojisi ile uğraşmamış olmakla birlikte, onun gelişmesinde oldukça yararlı olan ve üstelik pozitivist din anlayışına tepkiyi temsil eden bir kısım araştırıcılardan da söz etmek gerekir. Bunlardan Fransa’da Fustel de Coulanges (1830-1889) meşhur bir tarihçi olup İlk Çağ Devleti (La Çite Antîque) adlı eserinde dinin sosyolojik teorisini ortaya koymaya çalışmakta ve onun sosyal organizyonun ve değişmelerin hakim faktörü olduğunu öne sürmektedir. Aynı şekilde G. Le Bon, B. Kidd, Charles Elhuood, E. A. Ross ve G. Sorel de benzer görüşlere sahiptirler. Bunlardan özellikle Charles Ellwood, 1922’de yayınladığı Dinin İhyası (The Reconstruction of Religion) adlı eserinde dinin, insan ve toplumun en önemli sosyal kontrol aracı olduğunu öne sürmekte, dinin zayıflamasının ise insan davranışlarının medenî topluma aykırı şekillere doğru bir geriye gidişi, medeniyetin çöküşü ve putperestliğe dönüşün baş göstermesi olacağını belirtmektedir. Nitekim Ellwo- od, günümüzde insanlığın dinin zayıflaması sebebiyle böyle bir buhrana sürüklendiğini, pek çok ideolojiler ve cereyanların ortaya çıkışlarının bunun belirtisi olduğunu söylemektedir. Oysaki toplum hayatının motor gücünün din olduğunu belirten Elbvood, dinî olmayan sosyal olaylar karşısında bile dinin tayin edici rol oynadığını göstermektedir.

Yine doğrudan doğruya din sosyolojisi ile meşgul olmamakla birlikte, bu ilim dalının sistematik ve bağımsız bir İlmî disiplin olarak kurulması ve gelişmesine önemli katkılarda bulunmaları nedeniyle P. de La Boulaye, Raoul de la Grasserie, Van der Leeuıv ve Mircea Eliade’m adlarından bahsetmek gerekir. Bunlardan, kendisi bir dinler tarihçisi olan E de la Boulaye’ın konumuz bakımından dikkati çeken eseri Dinlerin Karşılaştırmalı Tetkiki (Etüde Comparee des Religions) adını taşımakta olup, bilhassa din sosyolojisi araştırmalarında takip edilecek tarihi metot bakımından önemlidir. Raoul de la Grasserie’nin konumuz bakımından dikkati çekici eseri ise Dinlerin Sosyolojik Bakımdan Karşılaştırılması (Des Religions Comparees au point de vue Sociologi- que) dır. Bir din fenemonoloğu olan van der Leeuw (1890-1950) ün Mahiyeti ve Tezahürleri İçerisinde Din (La Religion Dans Son Essence et Ses Manifestations) adlı eseri ile, Mircea Eliade’m dinler tarihi, din bilimi ve din fenomenolojisi, kutsal ve kutsal dışı, vs. konularındaki eserleri de konumuz bakımından önemlidirler. Özellikle, Eliade’m, dinî hayatın merkezinde yer alan “kutsal” kategorisi ve onun morfolojisi konusundaki fenomenolojik tahlilleri, dinler tarihi, din psikolojisi ve din fenomenolojisi açısından olduğu kadar fenolenolojik din sosyolojisi bakımından da büyük önem taşımaktadırlar. Tarihi, etnolojik, antropolojik ve fenomenolojik yaklaşım açısından C. E Tieîe (1830-1902), A. Reville (1826-1906) Ch. de la Saussaye (1848-1920), R. Smith (1846-1894), W James (1842-1910), R. Otto (1869-1937), jR„ H. Lome (1883-1957), R Radin (1883-1959), A. R, Radcliffe Brotun (1881-1955)… gibi din sosyolojisine komşu disiplinlerin mensuplarının bağımsız bir din sosyolojisi disiplininin gelişmesine yaptıkları değerli katkıların önemine de işaret etmek gerekir. Zira din sosyolojisi, sosyolojik araştırma geleneğine bağlı bulunduğu ve orada ihtisaslaşarak modern dönemde bağımsız bir İlmî disiplin hüviyetine büründüğü gibi, bu süreç içerisinde, yine onun temelde aynı çerçevede yerini aldığı karşılaştırmalı din bilimi, din felsefesi, din psikolojisi, dinler tarihi, din antropolojisi, din etnolojisi, dinî folklor ve din feno- menolojisi gibi modem din bilimlerinin önemli bir rolünün ve yadım- larmın bulunduğunu belirtelim. Bu katkı ve yardımları burada geniş teferruatı içerisinde ele almak konumuz dışına taşmak olacaktır.