TANRI

185

 

TANRI

 

Üah, evrende bulunan
her şeyi yaratan ve nizamını sağlayan yüce varlık. Bugünkü Türk şivelerinin
çoğunda Tanrı (Tafln) ilah ve gök manalarına gelir. Türkiye türkçesin-de ise bu
kelime yalnız Allah manasında kullanılmıştır.

Orhun kitabelerinde
teflri daima ilahî bir kuvvet olarak geçer; onun iradesi ile kaan (hükümdar)
iktidara gelir. Bizzat bu hü­kümdar tanrı gibi ve tanrı doğumludur, (tenn tek
tefinde bolmış) ve tanrı tarafından yaratılmıştır (tefin yaratmış). Tanrı türk
halkını korur, onun millî varhğnın sürmesi­ni sağlar; dolayısıyla Türk Tefirisi
diye anı-hr. Gök tann yanında yer ve su ruhlarının da millet ve ferdin kaderi
üzerinde bir derece­ye kadar etkili olduklan kabul edilir. Fakat en yüksek
ilahi varlık Tanrı’dır. Orhun kita­belerinde bazen tann mefhumunun gerekti­ği
yerde kullanılmadığı da görülmektedir. “Üstte mavi gök yerde yağız
yer” (üze kök teflri asra yağız yir) ve ikisi arasında insan­lar
yaratılmıştır. Fakat bunları kimin yarat­tığı belirtilmemiştir. Bununla
birlikte Eski Türklerdeki dini anlayışın tesbitinde şamanlık’ı hareket noktası
kabul eden, bir ta­kım hayvan ve taşlara kudsiyet izafe ettikle­rinden ötürü
totemcilik unsurlarının bulun­duğunu ve dolayısıyla çok tanrılı bir inanışa
sahip olduklarını ileri süren araştırmacıla­rın bulunmasına rağmen bu
görüşlerin Eski Türklerde tek tann inanışının bulunduğu görüşünün lehinde,
doğru olmadığı günü­müzde kabul görmeğe başlamıştır. Sonraki devirlerde ise
diğer milletlerle temasın neti­cesinde Türklerdeki tann-anlayışında Çin dünya
görüşünün, Budizmin, Zerdüştlüğün hatta Hıristiyanlığın tesirleri de görülmüş­tür.
Fakat bu dahil olan unsurlar ve tesirleri gerçekte mevzii kalmış ve Türk
milletinde-ki özgün tek tann inanışının yerini alma­mıştır. Bundan ötürü Türklerin
kitleler ha­linde zorlama olmaksızın İslam dinine gir­melerinde diğer sebebler
yanısıra tek tann inanışlarının da rolü olduğu söylenilebilir.

(SBA)