Tadeus Reichstein Kimdir, Hayatı, Hakkında Bilgi

19

REICHSTEIN, Tadeus (1897 – 1 Ağustos 1996, Basel)

Polonya asıllı İsviçreli kimyacı. Böbreküstü bezi hormonlarına, özellikle kortizona ilişkin çalışmalarıyla tanınır.

20 Temmuz 1897’de Polonya’nın Wloclawek kentinde doğdu. Çocukluğu, babasının görevi nedeniyle bulundukları Rusya’da geçti. 1905’te Berlin’e, daha sonra Zürich’e yerleşen Reichstein ailesi 1914’te İsviçre uyruğuna kabul edildi ve öğrenimini bu ülkede sürdüren genç Reichstein, 1916’da kimya öğrencisi olarak girdiği Eidgenössische Technische Hochschule’den (ETH) 1920’de diplomasını, ertesi yıl da kimya doktorasını aldı. Staudinger’in asistanı olarak göreve başladığı aynı okulda, 1929’da organik ve farmakolojik kimya derslerini vermekle görevlendirildi, 1937’de de organik kimya doçentliğine getirildi. Ertesi yıl, farmakolojik kimya profesörü ve bölüm başkanı olarak Basel Üniversitesi’ne geçen, bu görevine ek olarak 1946’dan 1960’a değin Organik Kimya Enstitüsü’nün başkanlığını yürüten Reichstein, 1960’ta öğretim ve yöneticilik görevinden emekliye ayrılmasına karşın, “emeritus profesör” unvanıyla Basel Üniversitesi’ndeki araştırmalarını sürdürdü.

ETH, Genf, Basel, Paris, Londra ve Leeds üniversitelerinden onursal doktor unvanı alan, başta Royal Society (1952), ABD Ulusal Bilimler Akademisi ve İrlanda Kraliyet Akademisi olmak üzere birçok bilim kuruluşunun üyeliğine seçilen Reichstein, 1950 Nobel Fizyoloji ve Tıp Ödüiü’nün ABD’li Kendall ve Hench ile bölüşmüş, 1968’de Royal Society’nin Copley madalyasıyla ödüllendirilmiştir.

Reichstein, 1933’te, Haworth ile hemen hemen aynı zamanda askorbik asitin sentezini gerçekleştirerek, C vitamini olarak bilinen ve tıpta yaygın bir kullanımı olan bu doğal maddenin sanayi boyutlarında üretimini sağlayacak önemli bir yöntem geliştirmiş olmakla birlikte, daha çok hormonlar üzerindeki çalışmalarıyla tanmır. Kendall ve Hench’in ABD’de, ünlü Mayo Kliniği’nde 1929’dan beri sürdürdükleri çalışmalar, böbreküstü bezinin kabuk bölgesince salgılanan ve “kortikoit” adıyla bilinen hormonların kimyasal yapısını büyük ölçüde belirlemişti. 1934’te bu konu üzerinde araştırmalara başlayan Reichstein, kortikoit hormonların kimyasal yapısını çözümleyerek tümünün steroit yapısında olduğunu açıkladı ve Kendall ile birlikte, bu bezin kabuk bölgesinden salgılanan yirmi dokuz ayrı bileşiği ayırarak tanımladı. Bu bileşiklerden yalnızca altı tanesi biyolojik etkinlik gösteriyor ve öbür organlarda bulunmayan, bu beze özgü hormonlar olduğu anlaşılıyordu. Kendall’in, bu etkin steroitlerden ayırarak “E bileşiği” diye adlandırdığı maddeyi, hemen hemen aynı zamanda Reichstein da ayırmış ve etkilerini araştırmaya başlamıştı. Hench’in tanımladığı X bileşiğinin de aynı etkin madde olduğu anlaşıldıktan sonra, üç kimyacının katkılarıyla elde edilen ve özellikle şeker metabolizmasını düzenleyici etkisi olduğu saptanan bu hormona “kortizon” adı verilerek tıpta, özellikle romatoit artrit tedavisinde kullanımına başlandı.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi