Strabon – Geograpikha – Antik Anadolu Coğrafyası

Strabon
Geograpikha

Antik Anadolu Coğrafyası (Geographika:
XII-XIII-XIV)

Strabon’un, olgunluk döneminde, İmparator
Augustus zamanında, Roma’da yazdığı 17 kitaplık Geographumena ya da Geographika
(= Coğrafya) adlı bu çalışmasının XII, XIII ve XIV. kitapları yurdumuzun tarihi
coğrafyasıyla ilgilidir.

Strabon MÖ. 64 veya 63 yıllarında Pontos’ta
Amaseia (= Amasya) kentinde doğmuştur. Varlıklı bir aileden olduğu için iyi bir
öğrenim yapabilmiş ve istediği kadar gezmek olanağına sahip olmuştur.

Strabon’un, yaşamının son yıllarını
olasılıkla, doğum yeri olan Amaseia’da geçirmiştir ve en erken MS. 21 yılında
burada öldüğü kabul edilmektedir.

KİTAP
XII

I

Kappadokia

1 …güneyde Kilikia Tauros’ları diye
adlandırılan dağlar, doğuda Armenia ve Kolkhis
ve değişik dil konuşan aradaki halklar ve kuzeyde Halys Irmağı’nın ağzına kadar
Eukseinos ve batıda hem Paphlagonia’lı kabileler ve hem de Phrygia’da yerleşmiş
olan Lykaonia’lılara kadar uzanan Galatia’lılar ve Kilikia Trakheia’da oturan
Kilikia’lılar tarafından çevrilmiş oldukları söylenebilir.

II                           

1          Melitene, Kommagene’ye benzer, çünkü her tarafında
meyve ağaçları vardır ve bütün Kappadokia’da böyle olan tek ülkedir.

2          Kataonia geniş, çukur bir ovadır ve yaprak dökmeyen
ağaçlardan başka her şey yetişir.

4          …Pyramos Irmağı
Kataonia’yı baştanbaşa geçer. Toprakta önemli bir çukur vardır ve burada suyun
yer altında gizli bir geçide aktığı görülür.

7          …Kappadokia’da
hiç kereste olmadığı halde, Argaios‘un bütün
çevresi ormanlarla kaplıdır.

8          Ayrıca,
kentin önünde, ovada bir de ırmak vardır, ismi Melas’tır.

III

1          Pontos‘a gelince; Mithridates Eupator kendisini
buranın kralı ilân etti ve Tibaran’lar ve Armenia’ya kadar Halys Irmağı’nın
sınırladığı ülkeye egemen oldu, ayrıca Halys’ün beri tarafındaki, Amastris ve
Paphlagonia’nın belirli yerlerine kadar uzanan bölgeyi de ele geçirdi ve batıda
sadece, Platonik filozof Herakleides’in anavatanı olan Herakleia’ya kadar,
batıya doğru uzanan deniz kıyısını ele geçirmekle kalmayıp, ayrıca aksi yönde
Kolkhis ve Küçük Armenia’ya kadar uzanan kıyıları da ele geçirdi; ve bildiğimiz
gibi, bunu Pontos’a kattı ve Pompeiüs, Mithridates’i yenerek ülkeyi devraldığı
zaman, burası gerçekten bu sınırlarla çevrilmiş bulunuyordu. Armenia’ya doğru
uzanan kısımları ve Kolkhis dolaylarını kendi tarafında çarpışmış olan
hükümdarlara dağıttı. Fakat geri kalan kısımları on bir bölgeye ayırdı ve
bunları Bithynia’ya kattı, bu suretle her ikisinden bir tek eyalet meydana
gelmiş oldu.

11       Sinöpe
(…) dünyanın o kısmındaki kentlerin en önemlisidir. Bu kent Miletos’lular
tarafından kurulmuştur;

12       Bundan
sonra Halys Irmağı’ına ağzına gelinir

13       Halys’ün
ağzından sonra Gazelönitis gelir ve bu ülke Saramene’ye kadar uzanır; burası
verimli bir yer olup, her yanı düzdür ve her şey yetişir.

14       Gazelönitis’ten
sonra, Saremene’ye ve Sinöpe’den aşağı yukarı dokuz yüz stadion uzaklıkta
bulunan ve önemli bir kent olan Amisos’a gelinir. Theopompos, buranın ilk defa
Miletos’lu lar, Kappadokia’lı bir lider tarafından ve üçüncü defa da Athenokles
ve Atmalılar tarafından kolonize edilerek, isminin Peiraios olarak
değiştirilmiş olduğunu söylemektedir.

16       Themiskyra’dan
sonra, Themiskyra gibi iyi sulanmadığı halde verimli bir ova olan Sidene’ye
gelinir.

17       Sidene’den
sonra, tahkim edilmiş bir kent olan Phamakia’ya, ondan sonra bir Hellen kenti
olan Trapezus’a gelinir, buradan deniz yoluyla Amisos iki bin iki yüz
stadion’dur.

Amisos’tan kalkıp, denizden kıyı boyu
gidilirse; ilk önce Herakleia Burnu’na, ondan sonra Iasonion denen başka bir
burna ve Genetes’e ve sakinleri Pharnakia’yı iskân etmiş olan Kytöros’a, ondan
sonra şimdi harabe halinde olan Iskhopolis’e ve ondan sonra orta büyüklükteki
Kerasos’a ve Hermönassa yakınında Trapezus’a ve ondan sonra da Kolkhis’e
gelinir.

18       Trapezus
ve Pharnakia’nın üst tarafında Tibaran’lar ve eski zamanlarda Makrön’lar denen
San’lar ve Küçük Armenia bulunur Bu insanların ülkesini iki dağ keser. Burada
yukarı Kolkhis’teki Moskhia Dağları’yla (tepeleri Heptakömet’ler kavmi
tarafından işgal edilmiştir) birleşen ve çok kayalık olan Skydises Dağı ve aynı
zamanda Sidene ve Themiskyra Bölgesi’nden Küçük Armenia’ya kadar uzanarak,
Pontos’un doğu tarafını meydana getiren Paryadros Dağı da vardır. Şimdi bütün
bu dağlarda yaşayan insanlar tamamıyla vahşîdir. Fakat Heptakömet’ler daha da
kötüdür. Bazıları ağaçlarda veya seyyar ahşap kulelerde
yaşarlar. Bu kulelere Mosyn dendiğinden, antik devirde bu insanlar
Mosynek’ler olarak adlandırılmışlardır. Bunlar, vahşî hayvan eti ve ceviz yiyerek
yaşarlar ve kulelerinden atlayarak yolculara saldırırlar. Heptakömet’ler,
Pompeius’un ordusu dağlık ülkeden geçerken, üç Roma bölüğünü imha etmiştir.
Bunlar, ağaç sürgünlerinden elde edilen deli balı kâselerle yol üzerine
bıraktılar ve askerler bunu yiyip de bilinçlerini kaybedince, onlara saldırarak
kolayca hepsini saf dışı ettiler. Bu vahşîlerin bir kısmına da Byzeres denir.

(Amazonlar)

21       Bazıları,
isimleri “Alazon’lar” diğerleri “Amazon’lar” olarak ve
“Alybe’den” sözcüğünü “Alope’den” veya “Alobe’den”
şeklinde okuyarak ve Borysthenes Irmağı ötesindeki Skyt’lere
“Alazon’lar” ve aynı zamanda “Kallipid’ler” ve daha başka
isimler vererek -ki bu isimler, Hellanikos ve Herodotos ve Eudoksos tarafından
bize zorla kabul ettirilmişlerdir- ve Amazon’ları Kyme yakınında Mysia, Karia
ve Lydia arasına yerleştirmek suretiyle, ki bu, Kyme’li Ephoros’un da fikridir,
metni değiştirmişlerdir. Ephoros’un bu görüşü mantıksız olmayabilir; çünkü
onlar vaktiyle Amazon’lar tarafından, sonra da Aiol’ler ve Iön’lar tarafından
iskân edilmiş olan ülkeyi kastetmiş olabilirler ve söylediğine göre, isimlerini
Amazon’ların vermiş olduğu belirli kentler vardır. Ephesos, Smyrna, Kyme ve
Myrina gibi. Fakat Alybe veya bazılarının söylediği gibi, “Alope veya
Alobe” bu bölgede nasıl bulunabilir? “Çok uzak” ve “gümüşün
çıktığı yer” sözcükleri nasıl açıklanabilir?

28       Phamakia
ve Trapezus bölgelerinin üst ta-rafında, ülkeleri Küçük Armenia’ya kadar uzanan
Tibaran’lar ve Khaldai kavmi bulunur. Bu ülke oldukça verimlidir.

29       Kolkhis’e
kadar uzanan Tibaran’lar ve Khaldai ülkesi ve Pharnakia ve Trapezus, akıllı ve
devlet işlerinde ehil bir kadın olan Pythodöris tarafından yönetilir. O,
Tralleis’li Pythodöros’un kızıdır.

IV

Bithynia

V

Galatia’lılar, Paphlagonia’lıların güneyinde
bulunuyorlar.

2          Pontos
ve Kappadokia yakınındaki kısımlara Trökmi’ler sahiptir.

3          Kybele’nin
ismini Kybelon Dağı’ndan aldığı gibi, Dindymene ülkesi de ismini üst
tarafındaki Dindymon Dağı’ndan almıştır.

4          Tatta
Gölü doğal bir tuzla havuzudur…

VI

1          Lykaonia
Plâtosu soğuk, ağaçsız olup az su bulunduğu halde yabanî merkeplerin otlak
yeridir

VII

2          Phrygia’nın
ve Karia’nın sınırlarında Tabai, Sinda ve Amblada bulunur. Tıbbî perhizlerde
kullanılan Amblada şarabı buradan ihraç edilir.

VIII

1          Phrygia’nın
bir kısmına Büyük Phrygia denir; burada Midas hüküm sürmüştür ve bir kısmı
Galatia’lılar tarafından işgal edilmiştir.

15       Apameia,
Asia’nın büyük bir ticaret merkezidir, burada Asia’yı özel bir anlamda
kullanıyorum ve bu kent Ephesos’tan sonra ikinci gelir; burası hem İtalya’dan
hem de Hellas’tan gelen ticaret eşyasının genel ambarıdır.

KİTAP
XIII

I

5          Tam
anlamıyla Tröia’nın topografyası, batıya ve batı denizine ve aynı zamanda
kuzeye ve kuzey denizine doğru hafif bir dirsek çizen, yükse Ida Dağı’nın
konumuyla en iyi şekilde belirlenmiştir.

II

2          Lekton’dan
Assos’a deniz yoluyla giderken Lesbos ülkesi, kuzeye doğru uzanan Sigrion Bur
nu’ndan başlar.

III

Lelegler, Kilikia’lılar…

IV

Pergamon

KİTAP
XIV

I

1 Bana Iönia’lılar, Karia’lılar ve son olarak
Tauros’ların dışında kıyılarda oturan Lykia’lılar, Pamphylia’lılar ve
Kilikia’lılardan söz etmek kaldı. Böylece, yarımadanın yani daha önce de
söylediğim gibi, Pontikos Denizi’yle Issikos Denizi’ni birbirine bağlayan
çizgiyle meydana gelmiş olan berzahın tanımını tamamlamış olurum.

Smyrna

II

Karia kıyıları, Rhodoslular…

III, IV,
V, VI

Anadolu’nun Akdeniz kıyıları… Son olarak
Kıbrıs’tan söz ediyor…

Türkçeleştiren: Adnan Pekman

Arkeoloji ve Sanat Yayınları, 4. Baskı, 2000