Statü Farklılaşması

 

Bir toplumun belli bir sosyal yapıya sahip olabilmesi için tolumu oluştura şahısların o toplumda belli bir statüsünün bulunması gerekir. Bu toplumun sistem özelliğinin gereğidir. Karşılıklı davranış olgusu içinde bulunan en az iki şahsın her birisinin davranış modelleri içindeki yeri ve durumu o şahısların pozisyonunu, bu pozisyona bir değer atfedilmesi de statülerini meydana getirir. Böylece statünün hareketli yanı rolü ve statik yanı da pozisyonu oluşturur. Her statüye bir değer (prestij) atfedilir. Böylece fert, bulunduğu toplumda bir rol-pozisyon-prestij sahibi kişi olarak bir yer (statü)  edinir.

Fert sosyo-kültürel toplum kurallarının (normlarının) bir aktörüdür. Toplum normları ferdin eline verilmiş senaryolardır. Fert bu senaryoyu mevcut imkânlarına göre oynayacaktır. Ferdi farklılıklar; bio-psiko-sosyo-kültürel ve ekonomik imkân ve yetenekler; eşitsizlikler, eğitimde fırsat eşitliği, gelir, meslek bilgisi, güç, sosyal teşviklerin durumu, üstlenilen rollerin yerine getirilmesine ve statünün durumuna etki edecektir. Bu şekildeki farklı statülerle toplumda temsil edilen fertler, toplum piramidinde farklı yerlerde bulunacaklardır. Toplum tarafından eşit seviyede değer atfedilen statüler toplum piramidinde yan yana, farklı değerler atfedilen statüler de üst üste-alt alta yer alacaklardır. Demek ki bu farklılık faktörlerinden veya bunların benzerliklerinin birleşimlerinden (kombinasyonlarından) sosyal sınıf ortaya çıkmaktadır. O halde bir sosyal sınıf, belli pozisyon/pozisyonlara ortak değer atfedenlerden oluşmaktadır. İlgili davranış modelleriyle bu sınıfların hiyerarşik düzeni (altalta, üstüste) de sosyal tabakalaşma olarak adlandırılmaktadır. Bu anlamda fertler statülerine göre yüksek veya daha aşağı tabakada yer alacaklardır.
Herkesin aynı sınıfta veya tabakada bulunması mümkün değildir. Böyle olabilmesi için sınıfları ve tabakaları; statüyü belirleyen bütün ölçüleri eşitlemek veya ortadan kaldırmak gerekir. Dayanışma, rekabet ve çatışma süreçlerinden herhangi birine önem vererek diğerini ihmal etmek toplumun dengesini bozar. Ancak insanda doğuştan var olan bu süreçler arasındaki uçurumları azaltmak; herkese fırsat eşitliği sağlayarak yetenekleri ölçüsünde toplum içerisinde yer almalarını sağlamak mümkündür. Buna karşılık mal ve mülkün, yönetim hizmetleri ve değerlerin imtiyazlı yüksek bir sınıfın elinde bulunması ve prestij çatışmaları toplumda birtakım sıkıntılar doğurur. Bunlar çoğunlukla, bir toplum yapısından diğer birine geçişin nedeni olurlar ve bir sınıf toplumu, bir tabaka (kast) toplumu tipleri ortaya çıkar. Yine böyle bir çatışma durumunun ortaya çıkması halinde, topluma ait yetki ve değer atfetme, bağlı olarak da statü verme sistemi değişmiş olur. Bu durum aynı zamanda toplumun meşruiyet temelinin değişmesini de ifade eder.